Doktorsitesi.com

PSİKOLOJİK TEDAVİLER ÖMÜR BOYU SÜRER Mİ?

Uzm. Dr. R. Sabri Yurdakul
Uzm. Dr. R. Sabri Yurdakul
13 Aralık 2018225 görüntülenme
Randevu Al
PSİKOLOJİK TEDAVİLER ÖMÜR BOYU SÜRER Mİ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikiyatrik Hastalıklarda Tedavi Süresi ve Yaygın Yanılgılar

Tıbbi literatürde birçok hastalığın tedavisi kısa sürede tamamlanırken, psikiyatrik hastalıkların tedavisinin ömür boyu sürdüğüne dair yanlış bir inanış bulunmaktadır. Oysa şeker hastalığı veya kalp rahatsızlıkları gibi kronik durumlar çok uzun yıllar boyunca takip gerektirebilir. Psikiyatri alanında ise kesintisiz, ömür boyu tedavi gerektiren tek hastalık şizofrenidir. Bunun dışındaki tüm psikiyatrik rahatsızlıklar, modern tıp yöntemleriyle belirli ve makul süreler içerisinde tedavi edilmektedir.

Bir hastalığın iyileşmemesi ile tekrarlaması (nüks etmesi) arasındaki farkı doğru analiz etmek gerekir. Psikiyatrik hastalıklar tamamen iyileşebilir ancak belirli dönemlerde tekrarlama riski taşıyabilirler. Bu durum, hastanın hayatı boyunca aralıksız tedavi görmesi gerektiği anlamına gelmemektedir.

Farklı Psikiyatrik Rahatsızlıklarda İyileşme Süreçleri

Psikiyatrik rahatsızlıkların türüne göre tedavi süreleri ve yaklaşımları değişkenlik göstermektedir. Danışanların ve ailelerin en çok merak ettiği bazı temel rahatsızlıklar şunlardır:

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

Ebeveynlerin en çok kaygılandığı konuların başında gelen dikkat eksikliği, sanılanın aksine uzun yıllar boyunca ilaç kullanımını zorunlu kılmaz. Bu durum genellikle 13-14 yaşlarında büyük oranda azalma gösterir. Sadece çok düşük bir oranda, ilerleyen yetişkinlik yıllarında tedavi desteğine ihtiyaç duyulmaktadır.

Depresyon ve Kaygı Bozuklukları

Depresyon, birkaç aylık doğru bir tedavi planı uygulandıktan sonra kişinin normal hayatına tamamen dönebildiği bir hastalıktır. Zaman zaman tekrarlasa dahi, her yeni tedavi süreci bir öncekinden daha kolay ve hızlı sonuç vermektedir. Benzer şekilde, panik bozukluk gibi kaygı bozuklukları da ilaç tedavisine ek olarak uygulanan terapilerle kısa sürede kalıcı olarak çözülebilmektedir.

Takıntı Bozuklukları (OKB)

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tedavisinde ilaç kullanımı ile birlikte bilişsel terapilerin sürece dahil edilmesi, iyileşme süresini ciddi oranda kısaltmaktadır. Terapilerin eklenmediği durumlarda ise sadece ilaçla alınan sonuçlar daha uzun bir zaman dilimine yayılabilmektedir.

Bağımlılık Tedavisi ve Takip Süreci

Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi bağımlılık tedavileri aslında sanılandan daha kısa sürmektedir. Ancak bu süreçteki en kritik aşama, tedavi sonrası gerçekleştirilen izlemdir. Bağımlılıkla mücadelede başarılı bir sonuç için tedavi sonrasındaki 5-6 aylık takip süreci büyük önem taşımaktadır.

Hastalık TürüTedavi YaklaşımıBeklenen Süreç Özeti
Şizofreniİlaç TedavisiÖmür boyu takip gerektirebilir.
Depresyonİlaç + TerapiBirkaç ayda normal hayata dönüş.
Dikkat Eksikliğiİlaç Desteği13-14 yaşlarında büyük oranda azalır.
BağımlılıkTedavi + TakipKısa süreli tedavi, 5-6 ay takip.

Sonuç: Kısa Dönem Tedavi ve Psikoterapi Desteği

Özetle, psikiyatrik hastalıklar genel olarak ömür boyu süren rahatsızlıklar değildir; dolayısıyla tedavileri de ömür boyu sürmez. Kısa dönemli ilaç tedavilerinin profesyonel psikoterapiler ile desteklenmesi, hem tedavi sürecini belirgin şekilde kısaltmakta hem de sağlanan iyilik halinin kalıcı olmasını sağlamaktadır.

Etiketler

PsikologPsikolojik tedaviPsikoloji

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. R. Sabri Yurdakul

Uzm. Dr. R. Sabri Yurdakul

Uzm. Dr. R. Sabri YURDAKUL, 1960 yılında Ankara’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimin ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ankara Numune Hastanesi‘nde yapmış ve 1992 yılında  Psikiyatri Uzmanı olmuştur.  Aynı zamanda Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma Rehberlik Bölümü’nde özel öğrenci olarak da eğitim almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.