Doktorsitesi.com

PRP TEDAVİSİ VE UYGULAMALARI HAKKINDA

Dr. Öğr. Üyesi Yunus Keser Yılmaz
Dr. Öğr. Üyesi Yunus Keser Yılmaz
24 Temmuz 2018207 görüntülenme
Randevu Al
PRP TEDAVİSİ VE UYGULAMALARI HAKKINDA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

PRP (Platelet Rich Plasma) Tedavisi Nedir?

PRP (Platelet Rich Plasma), trombosit yönünden zenginleştirilmiş plazma kullanılarak uygulanan modern bir tedavi yöntemidir. Bu uygulama, sadece semptomları baskılamayı değil, doğrudan hastalığı tedavi etmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. PRP uygulamasının temel amacı, hedef dokuya normal kan dolaşımıyla taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda pıhtı hücresi ulaştırarak, dokunun hızlı ve güçlü bir şekilde onarılmasını sağlamaktır.

PRP Tedavisi Nasıl Uygulanır?

PRP uygulaması, hastanın ihtiyacına göre belirli periyotlarla tekrarlanmaktadır. Standart protokollerde uygulama ayda bir kez olmak üzere toplamda 2-3 seans şeklinde gerçekleştirilir. Tedavinin etkinliğinin korunması için daha sonra yılda bir kez tekrarlanması yeterli olmaktadır.

Kas ve İskelet Sistemi Problemlerinde PRP

Kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarında tedavi süreci, problemin türüne göre değişiklik gösterir. Bu alandaki uygulamalar genellikle şu şekildedir:

  • Genel Kas Problemleri: Haftada bir kez olmak üzere, Fitoterapi eşliğinde 3-10 seans uygulanır.
  • Kireçlenme ve Fıtık Tedavisi: Diz kireçlenmeleri ile bel ve boyun fıtıklarında birer ay ara ile 3 seans uygulama yapılır.

Kombine Tedavi Yöntemleri: Ozon ve PRP

Dokudaki kanlanma ve oksijen seviyesi, ozon tedavisi ile artırılabilmektedir. Özellikle saç dökülmesinin önlenmesi ve yüz gençleştirme işlemlerinde PRP'nin ozon tedavisi ile kombine edilmesi, klinik olarak çok daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlar.

PRP Tedavisinin Uygulama Alanları

PRP tedavisi, cerrahi müdahale gerektirebilecek birçok problemde %70-80 oranında başarı sağlayan çok yönlü bir yöntemdir. Başlıca uygulama alanları şunlardır:

Uygulama KategorisiKapsadığı Rahatsızlıklar
Eklem ve KemikDiz, kalça, omuz, ayak bileği kireçlenmeleri ve avasküler nekroz.
Kas ve TendonKas yırtıkları, tenisçi/golfçü dirseği, tendon hasarları ve patella tendiniti.
Omurga SağlığıKronik bel ağrıları, bel fıtığı (disk hernisi) ve kas gerginlikleri (kulunç).
Dermatoloji ve EstetikCilt gençleştirme, kırışıklık, leke, sivilce izi ve çatlak tedavisi.
Nörolojik HasarlarALS, MS ve Polinöropati gibi sinir hasarları.

Diğer uygulama alanları:

  • Tıkayıcı damar hastalıkları (Bourger hastalığı).
  • Ayak bileği burkulmaları ve achilles tendon yaralanmaları.
  • Topuk dikeni (Epin Calcanei) ve plantar fasciitis.
  • Yara izi ve iyileşmeyen kronik yaraların tedavisi.
  • Romatizmal yakınmalar.

PRP Tedavisinin Yan Etkileri Var Mı?

PRP tedavisinde hastaya kendi kanından üretilen trombositten zenginleştirilmiş plazma verildiği için yan etki riski oldukça düşüktür. Yapılan işlem, vücudun doğal yara iyileşmesi sürecini başlatmak ve hızlandırmaktan ibarettir. Bu nedenle istenmeyen bir etkiyle karşılaşma olasılığı minimal düzeydedir.

PRP Tedavisi Kimlere Uygulanmaz?

PRP tedavisi güvenli bir yöntem olsa da bazı hasta grupları için uygun değildir. Bu gruplar şunlardır:

  1. Platelet (trombosit) sayısı yetersiz olan kişiler.
  2. Kanser hastaları.

Etiketler

Prp tedavisiPrpPrp tedavisi yan etkileriPrp tedavisi uygulama alanları

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Yunus Keser Yılmaz

Dr. Öğr. Üyesi Yunus Keser Yılmaz

Yrd. Doç. Dr. Yunus Keser YILMAZ, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde Tıp eğitimini tamamlayarak Tıp doktoru ünvanını aldı. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma hastanesinde uzmanlığını tamamladı. Ağrı Devlet Hastanesinde hastalarınagizmet verdi. Hastane yöneticisi olarak hizmet yaptı. Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim dalı kurucu başkanı ve öğretim üyesi olarak görev yaptı. Özel hastanelerde uzmanlık alanları ile ilgili hastalarına hizmet sunmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.