Doktorsitesi.com

Prostat kanserinde ışın tedavisi

Doç. Dr. Oktay Özman
Doç. Dr. Oktay Özman
22 Kasım 2023181 görüntülenme
Randevu Al
Prostat kanseri nedir? Neden adını diğer kanserlerden çok daha fazla duyuyoruz? Ben Doç. Dr. Oktay Özman. Prostat kanseri ve robotik cerrahi alanında yurtdışında yüksek ihtisas eğitimi almış bir üroloji doktoruyum. Prostat kanseri makale serisinin bu ilk bölümünde sizlere prostat kanserinde ışın tedavisi ile ilgili bilinmesi gereken temel bilgilerden bahsedeceğim.
Prostat kanserinde ışın tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Prostat Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar

Prostata sınırlı prostat kanseri teşhisi konulan hastalar için cerrahi müdahale tek tedavi seçeneği değildir. Radyoterapi (ışın tedavisi), cerrahi işleme uygun olmayan veya ameliyatı tercih etmeyen hastalar için hayati bir alternatif sunar. Bilimsel araştırmalar, radikal prostatektomi (cerrahi) ile ışın tedavisinin kanser kontrolü açısından benzer başarı oranlarına sahip olduğunu kanıtlamıştır.

Radyoterapi Uygulama Yöntemleri ve Süreç

Prostat kanseri cerrahisi ürologlar tarafından gerçekleştirilirken, ışın tedavisi radyasyon onkologları tarafından yönetilir. Tedavi süreci, önceden belirlenmiş dozlardaki radyasyonun seanslar halinde kanserli dokuya uygulanmasıyla ilerler. Işın tedavisi temel olarak iki farklı yöntemle uygulanabilir:

  • Eksternal Radyoterapi: Radyasyon dalgalarının vücut dışından kanserli bölgeye gönderilmesi.
  • Brakiterapi: Radyoaktif tohumların doğrudan prostat bezine yerleştirilmesi.

Bu iki yöntem bazı durumlarda eş zamanlı olarak da kullanılabilir. Ayrıca ışın tedavisi, genellikle testosteron hormonunu baskılamayı amaçlayan hormon tedavisi ile desteklenir. Bu ek tedavi, ışınlama seansları bittikten sonra bir veya birkaç yıl daha devam edebilmektedir.

Yan Etkiler Açısından Cerrahi ve Işın Tedavisi Farkları

Tedavi yöntemlerinin yan etki profilleri hastanın yaşam kalitesi açısından kritik önem taşır. Işın tedavisi, penisin sertleşmesini sağlayan sinirleri ve idrar kontrolünden sorumlu kasları cerrahi kadar etkilemez. Bu nedenle, cerrahi sonrası görülebilen sertleşme sorunu ve idrar kaçırma problemleri ışın tedavisinden sonra genellikle beklenmez.

PSA Takibi ve Hastalığın Nüks Etme Riski

Cerrahi ve radyoterapi arasındaki en temel farklardan biri de tedavi sonrası PSA (Prostat Spesifik Antijen) değerleridir. Aşağıdaki tabloda bu farklar özetlenmiştir:

ÖzellikCerrahi (Radikal Prostatektomi)Radyoterapi (Işın Tedavisi)
Organ DurumuProstat tamamen vücut dışına çıkarılır.Organ vücutta kalmaya devam eder.
PSA HedefiPSA ölçülemez değerlere düşer.PSA kanda belirli bir düzeyde saptanmaya devam eder.
Nüks TespitiPSA yükselişi ile kolayca tespit edilir.PSA varlığı nedeniyle nüks tespiti daha zordur.

İyi Huylu Prostat Büyümesi (İç Tıkanıklık) Durumu

Prostat kanseri genellikle organın kabuk kısmında gelişirken, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) idrar borusunu saran iç kısımda oluşur. Işın tedavisinde prostat çıkarılmadığı için büyüme kaynaklı işeme problemleri devam edebilir, hatta radyasyon etkisiyle kötüleşebilir. Bu durumu engellemek için ışın tedavisi alan hastalarda, idrar yolunu açmak amacıyla TUR-Foraj (kazıma) ameliyatı gerekebilir. Bu işlem kanseri temizlemek için değil, hastanın konforlu idrar yapabilmesi için uygulanır.

Radyoterapinin Uzun Dönem Riskleri ve Kombine Tedaviler

Işın tedavisi hedeflenmiş bir uygulama olsa da çevre dokular radyasyona maruz kalabilir. Bu durum, nadir de olsa uzun dönemde ışınlanan bölgede ikincil kanserlerin oluşmasına veya son bağırsakta (anüs) iltihaplanmalara yol açabilir.

Öte yandan, cerrahi sonrası PSA değeri düşmeyen veya nüks riski yüksek olan hastalarda ek ışın tedavisi gerekebileceği unutulmamalıdır. Sonuç olarak; her iki yöntemin de kendine has avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Tedavi kararı; hasta ve doktorun tüm seçenekleri detaylıca değerlendirdiği bir ortak karar mekanizması ile verilmelidir.

Etiketler

prostatprostat kanseriışın tedavisiradyoterapiprostat kanserinde ışın tedavisi

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Oktay Özman

Doç. Dr. Oktay Özman

Doç. Dr. Oktay Özman;1988 yılında doğdu. Tıp eğitimini İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi'nde 2011 yılında tamamladı. Uzmanlık eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak 2018 yılında üroloji uzmanı oldu. 2021-2023 yılları arasında Avrupa Üroloji Derneği Bursu ile Hollanda Kanser Enstitüsü’nde Prof. Henk van der Poel’in yanında ''robotik cerrahi ve üroonkoloji'' alanında araştırmacı olarak bulundu. Burada Dr. Poel gözetiminde ve ORSI Academy-ERUS işbirliği ile yürütülen modüler eğitimin sonunda kendi gerçekleştirdiği vakalar ile robot yardımlı radikal prostatektomide yeterlilik sertifikası almaya hak kazandı. Dr. Özman, bu sertifikayı Avrupa’da bir robotik cerrahi akademisinden alan ilk Türk ürologdur. Hollanda Kanser Enstitüsü’nde bulunduğu sırada yürüttüğü TÜBİTAK projesi kapsamında yazdığı makaleler, üroloji alanında en prestijli akademik dergilerde yayına kabul edildi. Doç. Dr. Oktay Özman'ın uluslararası indekslere girmiş 35’tan fazla makalesi, 20’den fazla ulusal makalesi, 3 ödülü, 3 kitap bölüm yazarlığı mevcuttur. Bahçelievler Memorial Hastanesi’nde hasta kabul eden Dr. Özman halen ulusal ve uluslararası mesleki derneklerde aktif görev yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.