Doktorsitesi.com

Outcomes of transradial primary percutaneous intervention from a tertiary cardiac centre in Turkey

Prof. Dr. Şeref Ulucan
Prof. Dr. Şeref Ulucan
10 Ocak 2023259 görüntülenme
Randevu Al
  • STEMI hastalarında transradyal yaklaşım, transfemoral yaklaşıma göre vasküler komplikasyon ve kanama riskini anlamlı derecede azaltmaktadır.
  • Transradyal girişim uygulanan hastalar daha kısa sürede mobilize olmakta ve hastanede yatış süreleri kısalmaktadır.
  • Her iki yöntem de işlem başarısı açısından benzer etkinlik gösterirken, transradyal yaklaşım hastane içi majör advers kardiyovasküler olay (MACE) oranlarını düşürmektedir.
Outcomes of transradial primary percutaneous intervention from a tertiary cardiac centre in Turkey
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

STEMI Tedavisinde Transradyal ve Transfemoral Yaklaşımların Karşılaştırmalı Analizi

ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü (STEMI) geçiren hastalarda uygulanan primer perkütan koroner girişimlerde (PCI), giriş yolu seçimi klinik sonuçlar üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Mevlana Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen bu çalışma, transradyal yaklaşım (TRA) ile transfemoral yaklaşımın (TFA) uygulanabilirlik, etkinlik ve hastane içi majör advers kardiyovasküler olaylar (MACE) açısından farklarını ortaya koymaktadır.

Çalışma Metodolojisi ve Hasta Popülasyonu

Araştırma, primer PCI için uygun görülen ardışık 344 hasta üzerinde gerçekleştirilmiştir. Hastalar, girişimsel erişim yoluna göre iki ana gruba ayrılmıştır:

  • Grup I (TRA): 174 hasta (Ortalama yaş 63 ± 11)
  • Grup II (TFA): 170 hasta (Ortalama yaş 64 ± 12)

İşlem öncesinde radyal arter uygunluğu için modifiye Allen testi uygulanmış, uygun olmayan vakalarda femoral yol tercih edilmiştir. Tüm hastalara standart heparin ve klopidogrel yüklemesi yapılmış, işlem sonrası radyal grupta kılıf (sheath) hemen çekilirken femoral grupta aktif koagülasyon süresine göre 4-6 saat sonra çekilmiştir.

Klinik Bulgular ve İşlem Karakteristikleri

Her iki grupta da PCI başarı oranı %100 olarak kaydedilmiştir. Anjiyografik veriler, kontrast madde hacmi ve floroskopi süreleri açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak, operasyon sonrası iyileşme süreçlerinde transradyal yaklaşım lehine önemli avantajlar gözlemlenmiştir.

DeğişkenRadyal Grup (TRA)Femoral Grup (TFA)P Değeri
Kılıf Çekilme Süresi (dk)12 ± 2240 ± 120.001
Mobilizasyon Süresi (saat)13 ± 222 ± 20.001
Hastanede Yatış Süresi (saat)96 ± 45125 ± 550.001
Hastane İçi MACE Oranı%5%110.036

Komplikasyonlar ve MACE Sonuçları

Çalışma sonuçları, transradyal yaklaşımın özellikle vasküler komplikasyonları minimize ettiğini kanıtlamaktadır. Kanama ve hematom riskleri açısından elde edilen veriler şöyledir:

  • Hematom Riskleri: TFA grubunda 5 cm'den büyük hematom oranı %8 iken, TRA grubunda 2 cm'den büyük hematom oranı sadece %1 düzeyindedir (P=0.002).
  • Minör Kanamalar: TRA grubunda %2, TFA grubunda ise %8 oranında gözlemlenmiştir.
  • MACE: Hastane içi majör advers olaylar TRA grubunda anlamlı derecede düşük çıkmıştır (%5 vs %11). Ancak, uzun dönem MACE oranlarında (%23 vs %22) gruplar arasında istatistiksel bir fark bulunmamıştır.

Sonuç: Neden Transradyal Yaklaşım?

STEMI hastalarında uzman ellerde uygulanan transradyal primer PCI, transfemoral yaklaşım kadar etkili bir yöntemdir. TRA'nın sağladığı temel avantajlar şunlardır:

  1. Erken Mobilizasyon: Hastaların işlem sonrası çok daha kısa sürede ayağa kalkmasını sağlar.
  2. Düşük Kanama Riski: Girişim yerindeki vasküler komplikasyonları ve ciddi kanama insidansını azaltır.
  3. Maliyet Etkinliği: Daha kısa hastanede yatış süresi sayesinde sağlık maliyetlerini düşürür.
  4. Klinik Güvenlik: Hastane içi majör advers olay riskini azaltarak hasta güvenliğini artırır.

Özetle; transradyal yaklaşım, primer perkütan girişimlerde daha güvenli bir alternatif olarak öne çıkmakta ve erken rehabilitasyona olanak tanımaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Porf Dr. Şeref ULUCAN, 15 Eylül 1968 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 1993 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde  yapmış ve 1997 yılında Kardiyoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.