Doktorsitesi.com

Otizm (Otistik Spektrum Bozuklukları) (OSB)

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk
Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk
23 Şubat 2018211 görüntülenme
Randevu Al
  • Otizm Spektrum Bozukluğu, sosyal etkileşim ve iletişim zorluklarıyla karakterize, genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu nörogelişimsel bir durumdur.
  • Tanı süreci klinik gözlem ve davranışsal değerlendirmelere dayanırken, özellikle 1 yaşından itibaren görülen sosyal ilgisizlik ve gelişimsel gerilemeler erken belirtiler arasında yer alır.
  • Tedavide en kritik unsur erken tanı ve multidisipliner bir yaklaşımla uygulanan özel eğitimdir; bilimsel kanıtı olmayan alternatif yöntemlerden kaçınılmalıdır.
Otizm (Otistik Spektrum Bozuklukları) (OSB)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), belirtileri genellikle 3 yaşından önce ortaya çıkan; sosyal etkileşim, iletişim zorlukları, tekrarlayıcı davranışlar ve kısıtlı ilgi alanları ile karakterize olan nörogelişimsel bir bozukluktur. Yaygın olarak "otizm" adıyla bilinse de, her bireyde farklı şiddet ve semptomlarla seyrettiği için geniş bir yelpazeyi kapsayan bir spektrum olarak tanımlanmaktadır.

Güncel çalışmalar, OSB prevalansının (yaygınlığının) geçmiş yıllara oranla arttığını göstermektedir. Bu artışta, çocuk psikiyatrisi dışındaki branş hekimlerinin ve ailelerin farkındalık düzeyinin yükselmesi kritik bir rol oynamaktadır. Erken çocukluk çağında başlayan bu durum, bireyin yaşam boyu süren gelişimsel yolculuğunu doğrudan etkilemektedir.

Otizm Spektrum Bozukluğu Neden Oluşur?

OSB’nin etiyolojisi, yani neden oluştuğu üzerine yapılan bilimsel araştırmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir. Mevcut veriler, bozukluğun tek bir nedene bağlı olmadığını ortaya koymaktadır. Araştırmalar; genetik yatkınlık, çevresel faktörler, anne yaşı ve belirli vitamin eksikliklerinin OSB gelişiminde etkili olabileceğini işaret etmektedir.

Beyin gelişimi üzerine odaklanan çalışmalarda, özellikle şu bölgeler üzerinde detaylı incelemeler sürdürülmektedir:

  • Frontal Lob: Dikkat ve yürütücü işlevlerden sorumludur.
  • Amigdala: Sosyal davranışlar ve duygulanım ile ilişkilidir.
  • Temporal Lob: Dil gelişimi süreçlerini yönetir.

OSB Tanı Süreci ve Klinik Değerlendirme

Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı için günümüzde henüz biyolojik bir belirteç (marker) bulunmamaktadır. Tanı süreci, uzmanlar tarafından gerçekleştirilen klinik değerlendirme ve çocuğun davranışsal özelliklerinin titizlikle takip edilmesiyle yürütülür. Uygun görülen vakalarda psikometrik incelemeler, işitme testleri ve nörolojik değerlendirmeler sürece dahil edilebilir.

Tanılama aşamasında ailenin ev veya sosyal ortamlarda çektiği videolar, uzmanlar için değerli birer veri kaynağıdır. Özellikle 1 yaşından küçük çocuklarda görülen sosyal iletişim yetersizlikleri dikkatle izlenmeli ve bu çocuklar "riskli çocuk" kategorisinde kayıt altına alınmalıdır.

Otizm Spektrum Bozukluğu Belirtileri

Belirtiler genellikle 13-14 aylık dönemde belirginleşmeye başlar. Bazı çocuklarda gelişim başlangıçta normal seyrederken, 1-2 yaş aralığında gelişimsel gerileme gözlenebilir.

1 Yaşına Kadar Görülen Erken Belirtiler

  • Bıgıldama veya ses çeşitliliğinin az olması,
  • Kendisiyle ilgilenen veya konuşan kişilere karşı ilgisizlik,
  • Bakım verenin gitmesine veya seslenmesine tepkisiz kalma,
  • Uyku sorunları ve anormal tonda ağlamalar,
  • Beslenmeye karşı direnç veya emzirme sırasında iletişim kurulamaması.

Genel Belirtiler ve Davranışsal Özellikler

  • Göz kontağının kısıtlı olması veya hiç kurulmaması,
  • İsmiyle seslenildiğinde tepki vermeme,
  • Sosyal gülümseme ve duygu paylaşımının eksikliği,
  • Oyuncaklarla amaca uygun oynamama (örneğin; arabaları sadece dizme),
  • Dil gelişiminde (ifade edici ve alıcı dil) belirgin gerilikler,
  • Stereotipiler (kendi etrafında dönme, el vurma gibi tekrarlayıcı hareketler),
  • Empati eksikliği ve başkalarının duygularını anlamada güçlük,
  • Kısıtlı ilgi alanları (haritalar, TV klipleri, belirli nesneler),
  • Dokunma gibi duyusal uyaranlara karşı aşırı duyarlılık veya yanıtsızlık.

Tedavi ve Erken Tanının Önemi

OSB’de erken tanı, çocuğun gelişimsel potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için hayati önem taşır. Çevreden gelen "daha küçük, büyüyünce düzelir" gibi bilimsel temeli olmayan söylemler yerine, profesyonel destek almak en doğru yaklaşımdır. Tedavi süreci multidisipliner bir yaklaşımla, doktor takibinde yürütülmelidir.

Tedavi UnsuruAçıklama
Özel EğitimTemel tedavi seçeneğidir; uzman eğitimciler tarafından verilmelidir.
Ebeveyn Eğitimi2 yaş altı çocuklarda sosyal-duygusal gelişimi desteklemek için önceliklidir.
İlaç TedavisiDikkat eksikliği, anksiyete, uyku ve davranış sorunları gibi ek tanılar için önerilebilir.
Bilişsel DestekÇocuğun zihinsel performansına ve yaşına göre özelleştirilmiş eğitim programlarıdır.

Bilimsel Kanıtı Olmayan Alternatif Yöntemler

Bazı çevrelerce sunulan aşağıdaki yöntemlerin OSB tedavisinde etkinliğini gösteren bilimsel bir çalışma bulunmamaktadır:

  • Diyet tedavileri,
  • Hiperbarik oksijen tedavisi,
  • Ağır metalden arındırma (şelasyon),
  • Nörofeedback.

Tedavinin başarısı ve süresi; çocuğun öğrenme kapasitesi, zihinsel gelişimi, dil kullanımı ve aile desteğinin gücü ile doğrudan ilişkilidir. Ergenlik döneminde ise bireyin zihinsel performansına göre farklılaşan tıbbi ve sosyal destek ihtiyaçları ortaya çıkabilmektedir.

Etiketler

Otizm belirtileriOtizm tedavisiOtizm tanısıOtizm nedirOsbOtizmOsb belirtileri

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk

08.05.1971 yılında Hatay'da öğretmen anne babanın 2.çocuğu olarak dünyaya geldim. O dönemin sosyokültürel dokusunda mutlu, sağlıklı bir çocukluk ve gençlik döneminin ardından 1988'de Antakya Lisesinden mezun oldum. Bu sosyokültürel yapıyı özellikle vurguluyorum çünkü günümüz çocukları ve gençleri günümüz sosyal yapısı içinde çok fazla olumsuz duruma maruz kalmaktadır. 1989'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıp Fakültesine başladım. Disiplinli,güvenilir, donanımlı bir eğitim süreci verdiği için tüm hocalarıma teşekkürü hep bir borç bilmişimdir. 1996 ekim ayında Tıp Fakültesinden mezun oldum.

Askeri Hekim olduğum için Uzmanlık Eğitimi başlamadan önce kıta görevi için Balıkesir 9.Ana Jet Üs'sünde görev yaptım. 1999 yılında Gülhane Tıp Akademisi Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında uzmanlığa başladım. Uzmanlık eğitimi döneminde çeşitli eğitimler aldım. 2004  Ocak ayında Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak eğitimimi tamamladım. 2004-2009 yılları arasında Eskişehir Hava Hastanesinde görev yaptım. Aynı zamanda kendi özel muayenehanemi açtım. 2009 Haziran ayında Bursa Asker hastanesine tayin oldum. 27 Ekim 2008 yılında sevgili eşim Murat KAYATÜRK ile evlendim.

2016 yılında ülkemizdeki değişen şartlar nedeniyle Askeri Hastaneler kapatıldığı için, sağlık personeli olarak Sağlık Bakanlığına devir olarak 2016-2017 arasında Dörtçelik Çocuk Hastanesinde görev yaptım. Bu yıllar içinde yıllık kongrelere, çalışma gruplarına, toplantılara ve DEHB enstitülerine katılarak mesleki gelişimimi arttırmaya çalıştım.

2017 Ekim ayında devlet memurluğu görevinden emekli olarak ayrılmıştır. Özlüce Jimer Tıp Merkezi'nde görev yapmış olup mesleki çalışmalarına Özel Muayenehanesi'nde devam etmektedir. Saygılı, sevgi dolu, vicdanlı, değerleri olan nesiller yetiştirmenin bir parçası olmak için hep birlikte çalışmaya devam etmeliyiz.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.