Online eğitim, dünyanın dört bir yanından milyonlarca öğrencinin yaşamının önemli bir parçası haline geldi. Yalnızca öğrenciler değil, eğitimciler ve aileler de bu sistemin içindeler. Öğrenciler, bir yandan uzaktan öğrenebilmeye çalışırken bir yandan da pandemi gerçeği anlamlandırma çabasındalar. Pek çoğu, sevdiklerini kaybetme korkusu, hastalıkla ilgili kaygılar yaşamakta. İşte tam da bu nedenle çocuklar ve gençler, önceki yıllara göre sosyal-duygusal becerilere çok daha fazla ihtiyaç duyuyorlar. Problem çözme, kaygıyla başa çıkma, olumlu düşünce biçimi geliştirme vb. alanlar eskisinden de daha fazla önemli bir hale geldi.

Yale Üniversitesi'nde Profesör ve Duygusal Zeka Merkezi'nin yöneticisi olan Marc Brackett’e göre sosyal-duygusal öğrenme şu anda anksiyeteyi yönetmek için çok önemli bir bileşen. Brackett konuyla ilgili şu sözler söyler; “Geleceğinizin kontrol eksikliğiyle veya sahip olduğunuz belirsizlik duygularıyla nasıl başa çıkacağınızı bilmiyorsanız, beyniniz sürekli bir savaş veya kaçma modunda kalacaktır. Eğer beynimiz savaş ya da kaçma modundaysa, o zaman öğrenme modunda değildir."

Çocukları Sosyal-Duygusal Olarak Desteklemek İçin Bazı Egzersiz Önerileri

Çocuklar bu süreçte duygularını regüle edebilmek ve öğrenmeye daha iyi odaklanabilmek için yetişkinlerin desteğine ihtiyaç duyabilirler. Bu son derece doğaldır. Duygu regülasyonu, sorun çözme, pozitif düşünmelerine ve anda kalabilmelerine yardımcı olabilmek için bazı teknikler:

Çözüm Stratejileri Geliştirme

Kaygı yaşayan çocukların genellikle dikkatleri hep kendileri üzerinde olur ve en kötü senaryoda takılıp kalırlar. Onlara bu senaryodan nasıl kurtulacaklarını söylemek yerine düşünmelerini sağlayabilirsiniz. Örneğin; “Arkadaşın seninle aynı kaygıyı duyuyor olsa, ona ne tavsiye ederdin? Bu durumu bir arkadaşın yaşasaydı ne yapmasını önerirdin?” gibi sorularla dikkatlerini kendi üzerlerinden alıp başka durumlara yönlendirmelerine yardımcı olabilirsiniz. Böylelikle zihinleri hızlıca çözüm stratejileri geliştirmek üzere işlemeye başlar ve kendileri için bulamadıkları çözümleri arkadaşları için ararlar.

Duyguları Yönetme

Çocuklar zaman zaman zor duygular yaşayabilirler. Hepimizin deneyimlediği bu belirsizlik sürecinde kaygı ve korku hissetmeleri oldukça normal. Bu duygularını bir şekilde dışsallaştırmalarına destek olabilirsiniz. Duyguları dışa vurmanın pek çok yolu var. Nasıl hissettiğini yazması veya duygularıyla ilgili resim yapması için onu yönlendirebilirsiniz. Bazı çocuklar yazmaktan hoşlanmayabilirler. O zaman siz de önce kendi duygularınızdan bahsedip sonra çocuğunuzun nasıl hissettiğini sorabilir ve bir “duygu sohbeti” oluşturabilirsiniz. Duyguların ifade edilmesi -olumlu veya olumsuz- stres ve kaygı yönetimi açısından oldukça etkilidir. Ayrıca duyguların ebeveyn-çocuk arasında paylaşımı, duygular üzerine konuşulması ve birlikte çözümler düşünülmesi ilişkiniz açısından da geliştirici olacaktır.

Kontrol Hissi Sağlama

Pandemi sürecinde hastalığa yakalanma ve diğer insanlara bulaşmasına neden olma riskini düşürmenin aslında biraz da bizim elimizde olduğundan bahsedebilirsiniz. Gerekli önlemleri aldığınızdan emin olabilmek için 14 kuralı birlikte inceleyebilir ve düzenli olarak kontrol edebilirsiniz.

Nefes Egzersizleri ve Mindfulness

Temel nefes egzersizleri kaygıyı azaltma konusunda faydalı olabilir. Tamamlayıcı yaklaşımlar olarak kullanılan mindfulness ve nefes çalışmalarını çocuğunuzla birlikte online derslerden önce uygulayabilirsiniz. Doğru nefes alma, karın nefesini kullanma ve dikkatinizi bir süreliğine tamamen nefesiniz üzerinde odaklama gibi çalışmalar ders öncesi zihnin kaygı duygusundan arınmasına yardımcı olabilir.

Yaş Grubuna Göre Açık İletişim

Çocuğunuza dünyada neler olup bittiğinden bahsetmek oldukça önemli. Pandemi süreciyle ilgili bilgileri yaş grubunu da dikkate alarak açıkça anlatabilirsiniz. Alınması gereken önlemlerden, kontrolün sizde olduğundan ve bu süreçte çocuğunuzun yanında olacağınızdan bahsedebilirsiniz. Özellikle kaygılı çocuklarda yalnız kalma, sevdiklerini kaybetme gibi korkuları tetikleyebilecek haberlere maruz bırakmamak önemlidir. Bu tür haberler yerine daha bilimsel kaynakları birlikte okuyabilirsiniz. Doğru bilgi kaynaklarına sizin yönlendirmeleriniz ve koruyucu ebeveynliğiniz ile ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Sorduğu soruları geçiştirmeden, anlayabileceği şekilde aktarmalısınız. Yaş grubu iletişim konusunda kilit bir nokta. Bazı bilgileri filtreleyebilir ve bilmesi gerektiği kadarını aktarabilirsiniz. Ancak çocukların sorularını dinlemeli, dikkate almalı ve mutlaka doyurucu, mantıklı cevaplar getirmelisiniz. Bu şekilde yaptığınızda, güven temelli bir çocuk-ebeveyn ilişkisinin de kapılarını açmış olursunuz.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!