Doktorsitesi.com

Omuz Sıkışma Sendromu (İmpingement Hastalığı)

Prof. Dr. Mahmut Kömürcü
Prof. Dr. Mahmut Kömürcü
28 Aralık 20151711 görüntülenme
Randevu Al
Omuz Sıkışma Sendromu (İmpingement Hastalığı)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Omuz Sıkışma Sendromu Nedir?

Omuz sıkışma sendromu, omuzun döndürücü hareketlerini gerçekleştirmesini sağlayan kaslar ile kemik yapı arasındaki mesafenin daralması sonucunda ortaya çıkan bir klinik tablodur. Bu durum, hastada şiddetli omuz ağrısı ve belirgin hareket kısıtlılığı ile kendini gösterir. Eklem içindeki boşluğun daralması, yumuşak dokuların baskı altında kalmasına neden olarak yaşam kalitesini olumsuz etkiler.

Omuz Sıkışma Sendromunun Nedenleri

Omuz bölgesindeki mesafenin daralmasına ve sıkışmaya yol açan temel faktörler genellikle yaşam tarzı ve anatomik yapı ile ilişkilidir. Bu rahatsızlığın başlıca nedenleri şunlardır:

  • Mesleki ve Sportif Faaliyetler: Kollarını yukarı kaldırarak uzun süreli çalışanlar ve tekrarlayan fırlatma hareketleri yapanlarda, yoğun omuz rotasyonu sonucu adelede ödem veya bursada şişme meydana gelebilir.
  • Anatomik Yapı: Bazı bireylerde kemik yapısının doğuştan farklı olması mesafeyi daraltabilir.
  • Kireçlenme ve Kemik Çıkıntıları: Kireçlenmeye bağlı olarak kemik ve eklem uçlarında oluşan kemiksi çıkıntılar, hareket alanını kısıtlayarak sıkışmaya yol açar.

Belirtiler ve Klinik Tablo

Rahatsızlık ilerledikçe günlük aktiviteler sırasında ciddi kısıtlamalar gözlenir. Hastalarda en sık rastlanan klinik şikayetler şunlardır:

  1. Kolun yukarı kaldırılması veya arkaya götürülmesi sırasında keskin ağrı.
  2. Gece uykusunda ağrılı omuzun üzerine yatamama problemi.
  3. Omuz hareketlerinde güçsüzlük ve hareket kabiliyetinde azalma.

Tanı ve Teşhis Süreci

Omuz sıkışma sendromunda tanı süreci öncelikle uzman bir hekim tarafından yapılan detaylı fizik muayene ile başlar. Muayene bulgularını desteklemek, sıkışmanın düzeyini belirlemek ve eşlik edebilecek diğer patolojileri (yırtık vb.) incelemek amacıyla MR (Emar) tetkikine ihtiyaç duyulabilir.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Tedavi planlaması, hastalığın evresine ve hastanın şikayetlerinin şiddetine göre değişkenlik gösterir. Aşağıdaki tabloda evrelere göre uygulanan tedavi yaklaşımları özetlenmiştir:

Hastalık EvresiUygulanan Tedavi Yöntemi
Erken EvreNonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar ve düzenli egzersiz programı.
Orta Evreİlaç tedavisine ek olarak profesyonel fizik tedavi uygulamaları.
İleri Evreİlaç ve fizik tedaviye yanıt vermeyen durumlarda cerrahi müdahale.

Cerrahi Tedavi ve Sonrası

Fizik muayenede kolunu kaldıramayan, rotator manşet yırtığı tespit edilen veya kemik çıkıntıları nedeniyle şiddetli sıkışma yaşayan hastalarda cerrahi seçenekler değerlendirilir. Ameliyatlar açık cerrahi veya artroskopik (kapalı) yöntemlerle gerçekleştirilebilir.

Operasyon sırasında sıkışıklığa neden olan faktörler ortadan kaldırılır ve eğer mevcutsa tendon yırtığı tamir edilir. Başarılı bir cerrahi müdahalenin ardından, omuz fonksiyonlarının tam olarak kazanılması için ameliyat sonrası fizik tedavi süreci kritik öneme sahiptir.

Etiketler

Omuz sıkışma sendromu tedavisiOmuz sıkışma sendromu nedirOmuz sıkışma sendromu neden olurOmuz sıkışma sendromu belirtileriOmuz sıkışma sendromu tanısı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mahmut Kömürcü

Prof. Dr. Mahmut Kömürcü

Prof. Dr. Mahmut KÖMÜRCÜ, 1964 yılında Ankara’da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimini 1982 yılında Kuleli Askeri Lisesi'nde tamamlamıştır. 1982 yılında Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde başlamış olduğu tıp eğitimini 1988 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1989- 1991 yılları arasında Malatya’da 400 yataklı Sahra Hastanesi Başhekimi olarak kıta hizmeti görevini yerine getirmiştir.1991 yılında GATA Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimine başlamış ve 1995 yılında eğitimini tamamlayarak Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur. 1995-1998 yılları arasında Elazığ Asker Hastanesi’nde çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.