OBEZİTE (ŞİŞMANLIK) ve tedavisi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Obezite: Tanımı ve Küresel Boyutu
Obezite, tıbbi kriterlere göre tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalıktır. Sadece genel tıp verileriyle değil, kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapılarak kimlerin tedavi sürecine dahil edileceğine karar verilmesi kritik önem taşır. Güncel projeksiyonlar, 2025 yılında dünya nüfusunun %26’sının obezite ile mücadele edeceğini öngörmektedir. Türkiye'de ise bu oran güncel verilere göre %22,3 seviyesindedir.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde obezite prevalansının artış nedenleri arasında şunlar yer almaktadır:
- Yüksek kalorili gıda tüketiminin artması,
- Sedanter yaşam (asansör kullanımı, azalan egzersiz süreleri),
- Yağlı fast food tüketim alışkanlıkları,
- Bilgisayar başında geçirilen sürenin artışı.
Obezite Tanısında Beden Kütle İndeksi (BKİ) ve Bel Çevresi
Vücut yağ dokusu hakkında bilgi veren en temel ölçüt Beden Kütle İndeksi (BKİ) değeridir. Bununla birlikte, bel çevresi ölçümü de organsal yağlanmanın en önemli göstergesi olarak kabul edilir. BKİ değerlerine göre sınıflandırma şu şekildedir:
| BKİ Aralığı | Sınıflandırma |
|---|---|
| 18,5 — 24,5 | Normal |
| 25 — 29,5 | Fazla Kilolu |
| 30 ve Üzeri | Obez |
BKİ değeri 30’un üzerinde olan her birey mutlaka obezite tedavi programına alınmalıdır. Fazla kilolu (BKİ 25-29,5) bireylerde ise tedavi kararı majör ve minör risk faktörlerine göre verilir.
Tedavi Kararını Belirleyen Risk Faktörleri
Fazla kilolu bireylerde, aşağıdaki faktörlerin varlığına göre tedavi zorunlu hale gelir:
- Majör Faktörler: Şeker hastalığı, uyku apnesi, boyun ve çene damarlarında damar sertliği.
- Minör Faktörler: Bozulmuş açlık şekeri (110-125 mg).
Eğer kişide en az bir majör veya en az iki minör faktör mevcutsa, fazla kilolular mutlaka tedavi edilmelidir. Ayrıca kadınlarda bel çevresi 88 cm üzerinde ise ve eşlik eden risk faktörleri varsa tedavi süreci başlatılmalıdır.
Obezite ile İlişkili Komorbiditeler (Yandaş Hastalıklar)
Obezite, vücut sistemlerinin genelini etkileyen pek çok hastalıkla doğrudan ilişkilidir. Özellikle BKİ 30'un üzerinde olan bireylerde, kansere bağlı ölüm riski normal kilolulara göre 2 ile 2,5 kat daha fazladır. Sık görülen diğer hastalıklar şunlardır:
- Tip II Diyabet ve Kalp Hastalıkları (Hipertansiyon, kalp yetersizliği, felç),
- Üreme sistemi bozuklukları (Adet düzensizliği, kistler, üretkenlikte azalma),
- Safra kesesi taşları (BKİ 25 üstünde risk 7 kat artar),
- Yağlı karaciğer, mide fıtığı ve reflü,
- Cilt sorunları (Tüylenme artışı, çatlaklar), topuk dikeni ve gut hastalığı,
- Uyku apnesi ve çeşitli kanser türleri.
Obezite Tedavisinde Multidisipliner Yaklaşım ve Egzersiz
Başarılı bir obezite tedavisi için Doktor, Diyetisyen ve Psikolog iş birliği şarttır. Bu multidisipliner yaklaşım, hasta uyumunu ve başarısını artırır. Tedavi süreci; yaşam biçimi değişikliği, gerekli durumlarda ilaç kullanımı (kortizonlu ilaçlar, antidepresanlar vb. yönetimi) ve diyet programlarını kapsar.
Egzersizin Tedavideki Rolü: Egzersiz, vücudun şeker yükünü azaltarak yağ oranını düşürür ve tansiyon üzerinde olumlu etkiler yaratır. Stresi azaltan egzersiz programlarında temel hedefler şunlardır:
- Haftanın en az 5 günü, günlük 20-30 dakikalık aktiviteler,
- Günlük ortalama 100-130 kalorinin egzersizle harcanması.
Bu yaşam tarzı değişiklikleri, hastaya özel hazırlanan diyet ve tıbbi tedavi programlarıyla desteklenmelidir.
Uzm. Dr. Nur Özbek

