Doktorsitesi.com

MYOMLARDA TANI VE TEDAVİ

Op. Dr. Emre Uysal
Op. Dr. Emre Uysal
5 Kasım 2018219 görüntülenme
Randevu Al
  • Myomlar rahimde sık görülen iyi huylu tümörlerdir ve gelişimlerinde östrojen hormonu kritik bir rol oynamaktadır.
  • Genellikle belirti vermeyen bu yapılar; anormal kanama, ağrı ve çevre organlara baskı gibi şikayetlere yol açtıklarında rutin kontroller veya ultrasonografi ile teşhis edilirler.
  • Tedavi yaklaşımı hastanın durumuna göre belirlenirken, semptomatik veya büyük boyutlu myomlarda cerrahi müdahale kesin çözüm olarak uygulanmaktadır.
MYOMLARDA TANI VE TEDAVİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Myom Nedir? Genel Bir Bakış

Myomlar, rahimde en sık rastlanan iyi huylu (benign) tümörlerdir. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık %20-25'inde görülen bu yapılar, jinekolojik muayenelerin önemli bir parçasını oluşturur. Geçmişte sadece fizik muayene ile saptanabilen myomlar, günümüzde ultrasonografinin yaygınlaşmasıyla birlikte, hiçbir belirti vermeyen küçük nodüller halindeyken bile kolaylıkla teşhis edilebilmektedir. Bu durum, myomların sanıldığından daha sık ve daha genç yaşlarda ortaya çıktığını kanıtlamıştır.

Myomların Patogenezi ve Yapısal Özellikleri

Myomların oluşum nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; uterusun düz kas hücrelerinden, myometrium içindeki damarların düz kaslarından veya embriyolojik artıklardan köken aldığı düşünülmektedir. Östrojen hormonu, myomların gelişiminde kritik bir rol oynar. Bu durumun en güçlü kanıtları şunlardır:

  • Myomların en sık 40-45 yaş aralığında görülmesi,
  • Menopoz sonrası dönemde gerilemesi veya tamamen kaybolması,
  • Gebelikte büyüme eğilimi göstermesi,
  • GnRH agonistleri kullanımıyla boyutlarının küçülmesi,
  • Myom dokusundaki östrojen reseptör yoğunluğunun, çevre dokuya göre daha fazla olması.

Myomlar, 2-3 mm'den 25-30 cm'ye kadar değişen boyutlarda, tekli veya çok sayıda olabilirler. Gerçek bir kapsülleri yoktur; ancak çevre dokuya yaptıkları baskı sonucu yalancı bir kapsül oluştururlar. Dejenerasyona uğramadıkları sürece sert yapılı, dış yüzeyleri düzgün ve kesit yüzeyleri beyaz-gri renktedir.

Myomların Sınıflandırılması

Myomlar, uterus (rahim) içerisinde yerleştikleri bölgeye göre şu şekilde kategorize edilirler:

  1. Submüköz myom: Rahim iç tabakasının hemen altında yerleşenler.
  2. İntramural myom: Rahim kas tabakasının içinde yerleşenler.
  3. Subseröz myom: Rahmin dış yüzeyinde yerleşenler.
  4. İntraligamenter myom: Rahim bağları arasında yerleşenler.
  5. Servikal myom: Rahim ağzında yerleşenler.

Myomlarda Görülen Dejenerasyon Türleri

Özellikle büyük boyutlara ulaşan myomlarda kanlanmanın bozulmasına bağlı olarak bazı dejeneratif değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişimler şunlardır:

Dejenerasyon TürüÖzellikleri
Hyalin DejenerasyonEn sık görülen türdür.
Kırmızı (Karneöz) DejenerasyonGenellikle gebelik döneminde rastlanır.
Kistik DejenerasyonMyom dokusunda sıvı dolu boşluklar oluşur.
Kalsifik DejenerasyonKireçlenme ile karakterizedir.
Yağlı DejenerasyonDoku içinde yağ birikimi görülür.
Septik ve NekrotikDokunun beslenememesi sonucu oluşur.
Malign (Habis) Değişim%0.1-1 oranında sarkomatöz dönüşüm riski vardır.

Myom Belirtileri Nelerdir?

Myomlar genellikle asemptomatik (belirti vermeyen) seyrederler. Çok büyük boyutlara ulaşan myomlar dahi bazen hiçbir şikayete yol açmaz. Tanı genellikle rutin kontroller sırasında konur. Ancak semptom verdiğinde en sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Anormal Kanama: Vakaların %30'unda görülür.
  • Ağrı: Genellikle dejenerasyon süreçlerine bağlı gelişir.
  • Bası Belirtileri: Sık idrara çıkma, idrar retansiyonu ve kabızlık gibi durumlar.
  • Karın Büyümesi: Kitlenin boyutuna bağlı olarak karın bölgesinde şişkinlik.
  • Kısırlık (İnfertilite): Diğer tüm faktörler dışlandıktan sonra myom bir neden olarak değerlendirilmelidir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Myom teşhisinde en etkili yöntem pelvik muayenedir. Fizik muayene sırasında uterus normalden daha iri ve sert bir yapıda hissedilir. Tanıyı kesinleştirmek için kullanılan yardımcı yöntemler ise şunlardır:

  • Ultrasonografi (USG): Tanıda kullanılan en temel ve en iyi yardımcı yöntemdir.
  • Histeroskopi ve Histerosalpingografi (HSG): Rahim içi yerleşimleri değerlendirmek için kullanılır.
  • Laparoskopi: Karın içi gözlem ile tanı konulmasını sağlar.
  • BT ve MR: Detaylı görüntüleme gerektiren vakalarda tercih edilir.

Ayırıcı Tanı

Tanı aşamasında myomlar; gebelik, adenomiyozis, adneksiyel kitleler, dış gebelik, endometriyal polipler, endometriyal kanser, doğuştan gelen uterus anomalileri ve endometriozis ile karıştırılmamalıdır.

Myom Tedavisi ve Cerrahi Yaklaşımlar

Tedavi planı; myomun büyüklüğüne, hastanın şikayetlerine ve komplikasyon riskine göre kişiselleştirilir. Belirti vermeyen ve 5 cm'den küçük olan myomlarda genellikle tedavi gerekmez; ancak bu hastaların 6 ayda bir düzenli izlenmesi önerilir. Tıbbi tedavide nonsteroid anti-enflamatuar ilaçlar, progesteronlar ve GnRH analogları kullanılmaktadır.

Cerrahi Tedavi Gerektiren Durumlar

Myomların kesin tedavisi cerrahidir. Aşağıdaki durumlarda cerrahi müdahale gereklidir:

  • Kontrol edilemeyen kanama, ağrı ve bası belirtileri varsa,
  • Myom boyutları çok büyükse,
  • Menopoz sonrası büyüme devam ediyorsa,
  • Kısırlığa neden olduğu düşünülüyorsa,
  • Adneksiyel kitlelerle ayırıcı tanısı yapılamıyorsa,
  • Saplı submüköz myomlarda torsiyon (burulma) veya vajene doğma durumu varsa,
  • Hızlı büyüme gözlemleniyorsa.

Cerrahi Yöntemler:

  1. Histerektomi: Çocuk istemi olmayan hastalarda en radikal çözümdür.
  2. Myomektomi: Fertilitesini (doğurganlığını) korumak isteyen hastalarda sadece myomun çıkarılmasıdır.
  3. Laparoskopik Cerrahi: Uygun vakalarda kapalı yöntemle myomun çıkarılması.
  4. Histeroskopi: Küçük submüköz myomların vajinal yoldan çıkarılması.

Unutulmamalıdır ki; yıllık jinekolojik muayeneler, myomların erken teşhisi ve takibi için hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

Myommyomlarda tanı ve tedavipatogenez ve patoloji

Yazar Hakkında

Op. Dr. Emre Uysal

Op. Dr. Emre Uysal

Op. Dr. Emre Uysal, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2006 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak 2011 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.