Myomlar ve Kanama Düzensizlikleri
- Miyomlar, rahmin düz kas tabakasından köken alan ve genellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen iyi huylu kitlelerdir.
- En yaygın belirtileri arasında aşırı adet kanaması, ağrı ve çevre organlara baskı hissi yer alırken, kısırlık riskini de artırabilmektedir.
- Tedavi süreci hastanın şikayetlerine ve çocuk istemine göre belirlenmekte olup, düzenli izlemden cerrahi müdahaleye kadar farklı yöntemler uygulanmaktadır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Miyom Nedir? Rahimde Görülen İyi Huylu Kitleler
Günümüzde kadınların yaklaşık yarısında kanama, ağrı ve kısırlık gibi şikayetlere yol açan miyomlar, tıp dilinde fibroid veya leiomyoma olarak adlandırılır. Rahmin düz kas ve bağ dokusundan köken alan bu yapılar, kanser olmayan iyi huylu kitlelerdir. Özellikle vajinal ultrasonografi teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, üreme çağındaki kadınlarda miyomlar henüz çok küçük boyutlardayken dahi saptanabilmektedir.
Miyomlar, kadın pelvisinde en sık rastlanan tümör tipidir. Doğurganlık çağındaki kadınların %20-25’inde görülürken, 40 yaş ve üzerindeki kadınlarda bu oran %45-50 seviyelerine kadar çıkmaktadır. Ergenlik döneminde nadir görülen bu kitleler, menopoz sonrası dönemde hormon desteği alınmadığı takdirde genellikle yarı yarıya küçülmektedir.
Miyomların Nedenleri ve Risk Faktörleri
Miyomların gelişiminde östrojen hormonunun önemli bir etken olduğu düşünülmektedir. Birinci derece akrabalarında miyom öyküsü olan kişilerde risk daha yüksektir. Ayrıca istatistiksel verilere göre siyah ırkta, beyaz ırka oranla dokuz kat daha fazla miyom görülmektedir. Yaşam tarzı açısından bakıldığında, aşırı kilolu ve sedanter (durağan) yaşam süren kadınlarda, spor yapan kadınlara göre miyom gelişme olasılığı daha fazladır.
Rahim Anatomisi ve Miyom Türleri
Rahim (uterus) duvarı üç tabakadan oluşur: En içte endometrium (adet döngüsünde dökülen tabaka), ortada en kalın tabaka olan ve düz kaslardan oluşan myometrium, en dışta ise rahmi çevreleyen seroza tabakası bulunur. Miyomlar, myometrium tabakasındaki düz kas hücrelerinden köken alır.
Miyomlar yerleşim yerlerine göre şu şekilde sınıflandırılır:
| Miyom Türü | Yerleşim Yeri |
|---|---|
| Submüköz | Rahim iç zarı (endometrium) altı |
| İntramural | Rahim kas duvarının içi |
| Subseröz | Rahmin dış yüzeyi |
| Pedinküllü | Rahime bir sapla tutunmuş şekilde |
| Parazitik | Karın boşluğu içinde |
Miyom Belirtileri ve Kanama Bozuklukları
Miyomlar bazen çok büyük boyutlara ulaşsalar dahi hiçbir belirti vermeyebilir; hastaların %75'i bu kitlelerin varlığından habersizdir. Ancak doktora başvurulmasındaki en temel neden kanama düzensizlikleridir.
- Fazla Kanama: Miyomlu kadınların %30'unda adet kanamaları normalden fazla olur. Özellikle rahim iç zarına yakın miyomlar, yüzey alanını genişleterek ve rahim kasılmalarını etkileyerek şiddetli kanamaya yol açar. Bu durum zamanla anemi (kansızlık) gelişimine neden olabilir.
- Ara Kanamalar: Özellikle submüköz miyomlar, çevre dokulara baskı yaparak rahim iç tabakasında ülserlere ve düzensiz dökülmelere, dolayısıyla ara kanamalara sebebiyet verir.
- Ağrı: Genellikle adet döneminde kramp tarzında görülür. İleri derecede büyümüş miyomlar çevre sinirlere baskı yaparak bel ağrısına veya ani gelişen bıçak saplanır tarzda ağrılara yol açabilir.
- Bası Belirtileri: Mesaneye baskı yaparsa sık idrara çıkma, rektuma baskı yaparsa kabızlık ve gaz problemleri görülebilir.
- Kısırlık: Miyomlar tüplere baskı yaparak veya rahim içi düzenini bozarak döllenmiş yumurtanın yerleşmesini zorlaştırabilir.
Endometriyal Hiperplazi ve Kanser Riski
Miyomlu kadınların yarısında endometriyal hiperplazi (rahim iç tabakasının aşırı kalınlaşması) görülebilir. Bu durum genellikle progesteron ile karşılanmamış östrojen hakimiyetinden kaynaklanır. Eğer rahim içinden alınan parçanın patolojik sonucu atipik veya kompleks atipik endometriyal hiperplazi olarak çıkarsa, rahim içi kanseri riski nedeniyle histerektomi (rahmin alınması) önerilebilir.
Miyomların kansere (leiomyosarkom) dönüşme olasılığı %0.5 gibi çok düşük bir orandır. Ancak mevcut bir miyomun çok hızlı büyümesi, ağrı ve ateş eşlik etmesi durumunda detaylı inceleme hayati önem taşır.
Gebelik Sürecinde Miyomlar
Gebelik sırasında miyomlar büyüyebilir veya küçülebilir. Yerleşim yerine bağlı olarak; tekrarlayan düşüklere, erken doğum tehdidine, plasentanın erken ayrılmasına veya doğum sonrası kanamalara neden olabilirler. Bu riskler nedeniyle miyomu olan gebelerin daha yakın takibi gerekir. Sezaryen sırasında miyomların çıkarılması, aşırı kanama riski nedeniyle genellikle tercih edilmez.
Miyom Tanı ve Tedavi Yöntemleri
Miyom tanısı, jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile %99 doğrulukla konulabilir. Tedavi planı hastanın şikayetlerine, yaşına ve çocuk istemine göre kişiselleştirilir.
1. Düzenli İzlem
Belirgin bir şikayeti olmayan hastalar için cerrahi her zaman gerekli değildir. 6 ayda bir veya yılda bir kez yapılan düzenli kontroller ve ultrason takibi yeterli olabilir.
2. İlaç Tedavileri
İlaçlar miyomları tamamen yok etmez; sadece östrojen düzeyini düşürerek geçici küçülme sağlayabilir. Genellikle ameliyat öncesi kanamayı durdurmak ve anemiyi düzeltmek amacıyla kısa süreli kullanılır.
3. Cerrahi Yöntemler
- Myomektomi: Sadece miyomların çıkarılması, rahmin korunması işlemidir.
- Histerektomi: Rahmin tamamen alınmasıdır.
- Histereskopi: Rahim ağzından girilerek submüköz miyomların çıkarılmasıdır.
- Laparoskopi: Kapalı yöntemle, küçük kesilerden girilerek miyomların alınmasıdır.
- Laparotomi: Çok büyük veya çok sayıdaki miyomlar için uygulanan açık cerrahi yöntemdir.
4. Miyom Embolizasyonu
Girişimsel radyoloji uzmanları tarafından uygulanan bu yöntemde, miyomu besleyen damarlar tıkanarak kitlenin küçülmesi hedeflenir.
Önemli Not: Myomektomi (sadece miyomun alınması) operasyonu geçiren kadınların, ilerideki gebeliklerinde rahmin yırtılma riskine karşı doğumu sezaryen ile gerçekleştirmeleri önerilmektedir.


