Doktorsitesi.com

Myom Tanı ve Tedavisi

Prof. Dr. Polat Dursun
Prof. Dr. Polat Dursun
9 Mart 2013920 görüntülenme
Randevu Al
  • Uterus myomları rahmin en sık görülen iyi huylu tümörleridir ve gelişimlerinde östrojen hormonu kritik bir rol oynamaktadır.
  • Yerleşim yerlerine göre farklı tiplere ayrılan myomlar; anormal kanama, ağrı, bası hissi ve kısırlık gibi çeşitli klinik belirtilere yol açabilmektedir.
  • Tedavi süreci hastanın yaşına ve semptomlarına göre planlanırken, takip ve ilaç tedavisinin yanı sıra laparoskopik veya açık cerrahi yöntemler tercih edilmektedir.
Myom Tanı ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Uterus Myomları Nedir?

Uterus myomları, rahmin en sık karşılaşılan benign (iyi huylu) tümörüdür. Genellikle myometrium adı verilen düz kas ve fibröz doku hücrelerinden kaynaklanan bu oluşumlar; fibroid, fibromyom, myoma ve leiomyoma gibi terimlerle de tanımlanmaktadır. Tıp literatüründe ve klinik uygulamalarda en çok myoma terimi kabul görmüştür.

Ankara'da Prof. Dr. Polat Dursun, myomlarla ilgili her türlü tanı ve tedavi yöntemini, açık ve kapalı (laparoskopik) ameliyat seçenekleriyle dünya standartlarında gerçekleştirmektedir.

Myomların Görülme Sıklığı ve Risk Faktörleri

Myomlar, beyaz kadınlara oranla siyah kadınlarda 3 kat daha sık görülmektedir. Kadınların %20'sinde 35 yaşından sonra semptom vermeksizin bulunabilen bu tümörlerin görülme oranı, premenopozal dönemde %40'lara, otopsi çalışmalarında ise %50 seviyelerine çıkmaktadır. Günümüzde ultrasonografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşması, semptomsuz myomların adolesan yaşlarda dahi saptanmasına olanak sağlamıştır.

Etyoloji: Myomlar Neden Oluşur?

Myomların kesin oluşum sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte, gelişimlerinde östrojen hormonunun kritik bir rol oynadığı kanıtlanmıştır. Myomların büyüme süreci şu faktörlerle ilişkilidir:

  • Üreme Dönemi: Genellikle reprodüktif süreçte sık görülürler.
  • Hormonal Etki: Gebeliğin ilk trimesterinde boyutları artarken, doğum sonrası ve menopoz döneminde (östrojenin azalmasıyla) küçülme ve atrofi eğilimi gösterirler.
  • İlaç Etkileşimi: Oral kontraseptif kullanımında büyüme görülebilirken, GnRH agonistleri ile tedavi edildiğinde boyutlarında küçülme saptanır.

Anatomik Yerleşimlerine Göre Myom Tipleri

Myomlar, uterus üzerindeki yerleşim yerlerine göre dört ana gruba ayrılır:

Myom TipiYerleşim Yeri ve Özellikleri
Subseröz MyomlarSerozanın hemen altında bulunur. Karın boşluğuna doğru büyüyerek dev boyutlara ulaşabilir.
İntramural MyomlarEn sık görülen tiptir. Myometrium içerisinde yerleşir; menoraji ve infertiliteye neden olabilir.
Submüköz MyomlarEndometriumun hemen altında yer alır. Anormal kanamaların en temel nedenidir.
Servikal MyomlarRahmin ağız kısmından (serviks) köken alan nadir tümörlerdir.

Nadir Görülen Myom Türleri

  1. Leiomyomatozis Peritonealis Disseminata: Karın içinde çok odaklı düz kas proliferasyonudur.
  2. İntravenöz Leiomyomatozis: Damarlara ve hatta kalbe kadar uzanabilen benign düz kas tümörüdür.
  3. Benign Metastaz Gösteren Leiomyomlar: Akciğer gibi uzak organlara yayılım gösterebilen tiplerdir.
  4. Lenfanjioliyomyomatozis: Lenf damarlarındaki düz kas hücrelerinin artışıyla karakterizedir.

Myomlarda Görülen Dejeneratif Değişiklikler

Myomlar, kan akışındaki değişimlere bağlı olarak çeşitli yapısal değişikliklere uğrayabilirler. Bu dejenerasyonlar şunlardır:

  • Hyalen Dejenerasyon: En yaygın tiptir; doku homojen ve jelatinöz bir kıvam alır.
  • Kistik Dejenerasyon: Nekroz sonrası dokuda sıvı dolu boşluklar oluşur.
  • Kalsifik Dejenerasyon: Genellikle menopoz sonrası kalsiyum çökmesiyle taşlaşma görülür.
  • Kırmızı (Karnöz) Dejenerasyon: Özellikle gebelikte görülen, şiddetli ağrıya neden olan bir nekroz türüdür.
  • Septik ve Nekrotik Dejenerasyon: Enfeksiyon veya saplı myomların burkulması (torsiyon) sonucu oluşur.
  • Sarkomatöz Dejenerasyon: Myomların %0.04-0.29 gibi çok düşük bir oranında görülen malign (kötü huylu) dönüşümdür.

Belirtiler ve Klinik Bulgular

Myomlar çoğu zaman belirti vermez; ancak hastaların %30-50'sinde şu semptomlar gözlenir:

  • Anormal Uterin Kanama (AUK): En önemli bulgudur. Şiddetli ve uzun süren adet kanamaları demir eksikliği anemisine yol açar.
  • Ağrı: Torsiyon, dejenerasyon veya enfeksiyon durumunda akut ağrılar oluşabilir. Submüköz myomlar kramp tarzında ağrı yapabilir.
  • Bası Belirtileri: Mesaneye bası sonucu sık idrara çıkma, rektuma bası sonucu kabızlık (konstipasyon) görülebilir.
  • Üreme Sorunları: Myomlar, tüplerin tıkanmasına veya embriyonun tutunmasını engelleyerek infertilite ve tekrarlayan düşüklere neden olabilir.

Tanı Yöntemleri

Modern tıpta myom tanısı için şu yöntemler stratejik olarak kullanılır:

  1. Ultrasonografi (USG): İlk ve en yaygın tercih edilen yöntemdir.
  2. Histerosalpingografi (HSG): Rahim içi düzensizlikleri ve tüplerin durumunu değerlendirir.
  3. MR ve BT: Myomun tam konumu, sayısı ve dejenerasyon derecesini belirlemede yüksek doğruluk sağlar.
  4. Histeroskopi ve Laparoskopi: Hem tanı hem de cerrahi tedavi amacıyla kullanılır.

Gebelik ve Myom Birlikteliği

Gebelik sırasında artan hormonlarla myomlar genellikle büyür. Bu durum erken doğum, plasenta yerleşim bozuklukları ve doğum kanalının tıkanması gibi riskler oluşturabilir. Gebelikte myomlara bağlı en sık karşılaşılan komplikasyon kırmızı dejenerasyon kaynaklı şiddetli ağrılardır. Tedavide genellikle yatak istirahati ve analjezikler tercih edilir; cerrahi müdahale sadece zorunlu hallerde yapılır.

Tedavi Seçenekleri

Tedavi planı; hastanın yaşına, çocuk beklentisine ve semptomların şiddetine göre kişiselleştirilir.

1. İzlem

Küçük ve semptomsuz myomlar 3-6 aylık aralıklarla düzenli takip edilir.

2. Cerrahi Tedavi Yöntemleri

  • Histerektomi: Çocuk istemi olmayan hastalarda rahmin tamamen alınmasıdır.
  • Abdominal Myomektomi: Genç hastalarda sadece myomların çıkarılması işlemidir.
  • Laparoskopik Myomektomi (LM): Kapalı yöntemle yapılan, daha az kan kaybı ve hızlı iyileşme sağlayan modern cerrahidir.
  • Histeroskopik Myomektomi: Vajinal yoldan girilerek submüköz myomların temizlenmesidir.
  • Myolizis: Laparoskopik olarak myom dokusunun koagüle edilmesidir.

Etiketler

MyomMyom tedavisiMiyom tedavisiMiyomektomiMyom ameliyatıEtyolojiMyom tanısıMyomların özellikleriMiyom kendiliğinden geçer miMiyom ameliyatıMiyom operasyonuMiyomektomi ameliyatıAnkara

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Polat Dursun

Prof. Dr. Polat Dursun

Prof.Dr. Polat Dursun 2000 yılında Çukurova Üniversite Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Uzmanlığını 2005 yılında Hacettepe Tıp 
Fakültesi'nde tamamlamıştır. Prof.Dr. Polat Dursun Çankaya'da yer alan muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.