Doktorsitesi.com

Miyom ve Tedavisi

Doç. Dr. Hatice Çelik
Doç. Dr. Hatice Çelik
13 Mart 20201230 görüntülenme
Randevu Al
  • Miyomlar, rahmin düz kas tabakasından köken alan ve genellikle iyi huylu olan tümörler olup, özellikle 30-40 yaş aralığındaki kadınlarda östrojen hormonuna bağlı olarak sıkça görülür.
  • Belirtiler miyomun yerleşim yerine göre değişiklik gösterirken; anormal kanamalar, şiddetli ağrı, kısırlık ve çevre organlara baskı gibi şikayetlere yol açabilir.
  • Tedavi süreci hastanın yaşına ve semptomlarına göre belirlenmekte; düzenli takip, ilaç tedavisi, embolizasyon veya cerrahi müdahale yöntemleri tercih edilmektedir.
Miyom ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Miyom Nedir? Belirtileri ve Risk Faktörleri

Miyom, rahmin düz kas tabakasından köken alan, genellikle iyi huylu (benign) karakterli tümörlerdir. Kadın sağlığında oldukça yaygın görülen bu yapılar, her dört kadından birinde saptanmaktadır. Özellikle 30-40 yaş aralığında görülme sıklığı artan miyomlar, menopoz döneminde östrojen seviyesinin düşmesiyle birlikte küçülme eğilimi gösterirler. İstatistiksel verilere göre, 40 yaş üzerindeki kadınların yaklaşık %40’ında miyom bulunmasına rağmen, hastaların %75’i bu durumun farkında değildir.

Miyom Neden Olur? Risk Faktörleri Nelerdir?

Miyomların gelişim mekanizması tam olarak aydınlatılamamış olsa da östrojen hormonunun büyüme sürecinde kritik bir rol oynadığı bilinmektedir. Gebelik gibi östrojenin arttığı dönemlerde miyomlar büyüme gösterirken, menopozda küçülürler. Miyom gelişiminde etkili olan temel risk faktörleri şunlardır:

  • Genetik Yatkınlık: Aile öyküsünde (anne, kız kardeş) miyom olanlarda risk daha yüksektir.
  • Hormonal Faktörler: Yüksek östrojen seviyeleri gelişimi tetikler.
  • Yaşam Tarzı: Hiç doğum yapmamış olmak ve obezite (fazla kilo) risk artışıyla ilişkilidir.

Miyom Belirtileri: Hangi Şikayetlere Yol Açar?

Miyomların neden olduğu şikayetler; kitlenin büyüklüğüne, sayısına ve rahimdeki yerleşim yerine göre değişkenlik gösterir. Birçok vaka belirti vermezken, bazı hastalarda şu semptomlar gözlemlenir:

  • Anormal Kanama: Adet kanama miktarında artış, pıhtılı kanama veya ara kanamalar.
  • Ağrı ve Bası Hissi: Şiddetli adet ağrısı, kasık ağrısı, karında şişlik ve cinsel ilişki sırasında ağrı.
  • Üreme Sağlığı Sorunları: Kısırlık, tekrarlayan gebelik kayıpları ve erken doğum riski.
  • Bası Belirtileri: Mesaneye baskı sonucu sık idrara çıkma veya idrar kaçırma; bağırsaklara baskı sonucu kabızlık.

Miyomların Yerleşim Yerlerine Göre Sınıflandırılması

Miyomlar, rahim duvarındaki konumlarına göre farklı isimler alır ve farklı klinik tablolara yol açarlar:

Miyom TürüYerleşim YeriTemel Özellikleri
SubmüközRahim iç duvarıKanama artışı, kısırlık ve düşük riskine neden olur.
İntramuralRahim duvarının içiKanama artışı, ağrı, kansızlık ve bası semptomları yapar.
SubserözRahim duvarının dışıGenellikle kasık ağrısı ve idrar torbasına baskı yapar.
Vajene DoğanRahim ağzından dışarıEnfeksiyon riski ve ilişki ağrısı nedeniyle acil cerrahi gerektirir.

Miyom Tanısı ve Teşhis Yöntemleri

Miyomların teşhisi, uzman bir hekim tarafından yapılan jinekolojik muayene ile kolaylıkla konulabilir. Tanıyı kesinleştirmek, miyomun tam yerini ve boyutlarını belirlemek için en yaygın ve etkili yöntem ultrasonografi uygulamasıdır.

Miyom Tedavi Seçenekleri

Miyom tedavisi; hastanın yaşına, semptomların şiddetine ve çocuk sahibi olma isteğine göre kişiselleştirilir.

1. Takip Süreci

Eğer miyom herhangi bir şikayete neden olmuyor ve boyutu makul sınırlardaysa, 6 ayda bir ultrasonografi ile takip edilebilir. Takiplerde hızlı büyüme gözlemlenmesi durumunda, binde bir oranında görülen kanserleşme riski nedeniyle cerrahi müdahale planlanmalıdır.

2. Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Cerrahi yaklaşım, hastanın çocuk isteğine göre belirlenir. 40 yaş üstü ve çocuk istemeyen hastalarda rahmin alınması (histerektomi) kesin çözüm olabilir. Diğer durumlarda sadece miyomun çıkarılması (miyomektomi) tercih edilir:

  • Histeroskopi: Rahim içindeki (submüköz) miyomların vajinal yoldan, kamera eşliğinde kesi yapılmadan alınmasıdır. İyileşme süreci çok hızlıdır.
  • Laparoskopi: Rahim dışındaki (subseröz) miyomların kapalı ameliyat yöntemiyle küçük kesilerden alınmasıdır.

3. İlaç Tedavisi

Mevcut ilaçlar miyomları tamamen yok etmez; sadece geçici olarak büyümeyi durdurabilir. İlaç kesildiğinde miyomlar tekrar büyüme eğilimine girer. Ayrıca bu ilaçlar yalancı menopoz etkisi yaratarak kemik erimesi ve ateş basması gibi yan etkilere yol açabilir.

4. Rahim Atar Damarının Tıkanması (Embolizasyon)

Cerrahi istemeyen veya rahmini korumak isteyen hastalar için bir alternatiftir. Girişimsel radyoloji uzmanları tarafından yapılan bu işlemde, miyomu besleyen damarlar tıkanarak kitlenin küçülmesi hedeflenir. İşlem öncesi kontrastlı MR çekilmesi zorunludur. Nadiren kanama, enfeksiyon veya alerjik reaksiyon gibi riskler barındırabilir.

Etiketler

Miyom tedavisiMiyomektomiMiyom ile kist arasındaki farkMiyom bel ağrısı yaparmıMiyom kendiliğinden geçer miSubmukoz myomMiyom nedirMiyom ameliyatıMiyomlarMiyom operasyonuMiyom büyümesiMiyom aldırmaMiyom tekrarlar mıMiyomlu kisilerde sezaryenMiyomun gebeye zararlariMiyomektomi ameliyatıMiyomektomi yapılma durumları

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Hatice Çelik

Doç. Dr. Hatice Çelik

Doç. Dr. Hatice Çelik, 22 Eylül 1979 yılında İzmit’te doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2002 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanını almıştır. İhtisasını ise, 2002 - 2007 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı’nda tamamlayarak “Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı” olmuştur. 2011-2012 yılları arasında yaklaşık 1 yıl süreyle Amerika’da “Tufts Üniversity Baystate Medical Center”da pelvik taban cerrahisi ve ürojinekoloji alanında bilimsel çalışmalarda bulunmuştur. 2019 yılında “Doçent” unvanı almıştır. 2008-2019 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, 2019 yılında ise Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde görev yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.