“Menopoz, terim anlamı olarak adetlerin bitmesi, durması anlamına geliyor fakat menopoz dediğimiz zaman kadın, menopoz çağında 45-50’li yaşlarda altı aydan daha fazla adet görmezse biz buna menopoz diyoruz. Ancak bir kadın menopoza aniden girmiyor bu bir süreçtir, menopoza girme sürecidir. Bu süreç kadınlarda değişiyor ama altı ay, bir yıllık bir süreçtir bu ve kadınlarda menopoza bağlı şikayetler başlar. Önce adetlerde bir düzensizlik oluyor, kanlamalar fazla ya da az oluyor. En son adetini de gördükten sonra eğer altı ay kanaması olmazsa biz buna menopoza girmiş diyoruz.”

Menopoz sıkıntıları nelerdir, bu durum için ne yapılabilir?

“Menopozdaki kişilerin en büyük sorunu, menopoz şikâyetleridir. Ateş basması, sıkıntı, terleme vs… kadınlar bunlarla baş edemezler. Kışın soğukta kapıyı, camı açtırır ben yanıyorum diye, ailesini dondurur. Sinirlilik gibi durumların hepsi hormon eksikliğine bağlı durumlardır. Bu her kadında aynı değildir, kimisi çok rahat geçirir kimisi sıkıntılı geçirir. Biz bu hastalara ağır geçirmesinler diye menopoz geçiş döneminde tedaviler veriyoruz, hormon replasmanı veriyoruz ancak son yıllarda çıkan bazı yayınların olumsuz etkisiyle kadınların bu tedavinin kansere yol açtığı endişesine yol açmıştır.

2002’de yapılan WHI çalışmasına göre, menopoz döneminde bir kadın beş yıl süreyle hormon replasmanı alırsa bir grup, bir grupta almaz ise beş yıl sonra bakıldığında hormon replasmanı alan grupta meme kanseri on binde 38 görülüyor. Hormon replasmanı almak on binde sekiz artırıyor. Bu on binde sekiz korkusu, uykusuz, çok sıkıntılı, cinsel problemli gibi durumlara yol açıyor. Kadınlar rahatlıkla kullanabilirler bunları, Türkiye’de kimse beş yıl kullanmaz zaten, bir iki yıl kullanırlar. Bu açıdan artmış bir risk yoktur. Sadece ilaç satmak için uydurulan bir haberdir bu. Bilimsel bir oyundur bu, artış falan yoktur. Net rakam, on binde sekiz kadın da görülür. Bin de bir bile değil. Binde birlik bir risk için kadınların ikinci baharlarını sıkıntıyla, ateş basmasıyla, terleme, uykusuzluk, cinsel problemlerle yaşamaları mantıklı değildir.”

Doğum gerçekten başladı mı?

Doğum eylemi yani "doğum sancıları", dış ortamda yaşamaya hazır hale gelmiş bebeğin anne bedeninden ayrılmasıyla sonuçlanan bir süreçtir. Bu sürecin başlangıcını düzenli rahim kasılmalarının ortaya çıkması, bitişini de bebeğin doğması, plasenta ve diğer gebeliğe ait yapıların atılması, yani rahimin boşaltılması belirler.

Normal doğum genel anlamda vajinal yolla gerçekleşen doğum demektir. Vajinal doğumların %96'sı baş gelişi, geri kalan kısmı da makat gelişi şeklinde gerçekleşir. Bu sayfada baş gelişi ile doğumun ayrıntıları anlatılmaktadır.

Anne adayının bedeninin doğum eylemine hazırlanması:

Doğum eyleminin başarıyla sonuçlanabilmesi için anne adayının bedeninde eylem öncesi dönemlerde birçok hazırlık yapılır. Bu hazırlıklar gebelik başladığı andan itibaren başlar: Gebelik bedende algılandığı andan itibaren işlevsel olarak her zaman kasılmaya hazır olan rahimin kasılmaları baskı altında tutulmaya başlanır.

Bebeğin olgunlaşma süreci tamamlanana kadar da bu baskılama devam eder. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde rahim üzerindeki baskı azalmaya başlayınca kısa süren, genelde ağrıya yol açmayan ve nadir gelen kasılmalar ortaya çıkar. Braxton-Hicks kasılmaları denen bu kasılmalar anne adayı tarafından da hissedilir. Bunların amacı rahimağzını doğum eylemine hazırlamaktır.

Kadınların menopoz sonrasında ya da cinsel ilişkiye bağlı olarak görülen kanamalar için acilen bir hekime başvurmasının önemi nedir?

“ Menopozda kanama eşittir anormaldir. Hekime başvurduğunda, altında hormon eksikliğine bağlı bir kanama yoksa altında Ki bu çok basit bir polip tek parçası veya miyomdan başlayıp kanser spektrumu bile olabilir. Unutmamak gerekir ki menopoz çağı, yaşlılık çağının başlangıcıdır ama yaşlılık değildir. Hayatın ikinci baharıdır ama bu ikinci baharı yaşamak için önemi alınmalıdır.”


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!