Doktorsitesi.com

MÉNİÈRE HASTALIĞININ KLİNİK PROFİLİ

Prof. Dr. Mustafa Bülent Şerbetçioğlu
Prof. Dr. Mustafa Bülent Şerbetçioğlu
10 Haziran 2022278 görüntülenme
Randevu Al
  • Meniere hastalığı; dalgalanmalı işitme kaybı, tinnitus ve genellikle 1 ile 3 saat süren vertigo ataklarıyla karakterize, multifaktöryel kökenli bir iç kulak rahatsızlığıdır.
  • Hastalığın tanısında uzun süreli klinik izlem ve semptomların eş zamanlı analizi kritik öneme sahipken, hastaların %26'sında migren eş tanısı ve aile öyküsü görülmektedir.
  • Tedavi sürecinde yaygın olarak Betahistine Hydrochloride gibi medikal yöntemler tercih edilmekte ve atakların yönetiminde dinlenme önemli bir rol oynamaktadır.
MÉNİÈRE HASTALIĞININ KLİNİK PROFİLİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meniere Hastalığı ve Endolenfatik Hidrops Nedir?

Endolenfatik hidrops, membranöz kokleanın hidropik distansiyonu olarak tanımlanan ve çeşitli patolojilere sekonder olarak gelişebilen bir tablodur. Bu durumun; labirentit, fiziksel travma, Mondini displazisi, sifiliz ve otoimmün hastalıklar gibi faktörlerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Etyolojisinde herhangi bir spesifik patolojinin saptanamadığı, idiopatik ve semptomatik form ise Meniere hastalığı olarak adlandırılır.

Meniere hastalığı; karakteristik olarak dalgalanmalı işitme kaybı, vertigo ve tinnitus (kulak çınlaması) ile kendini gösterir. Tanı süreci geleneksel olarak ataklar halinde seyreden işitme ve denge şikayetlerine dayansa da, uzun süreli klinik izlem olmaksızın tanı koymak çeşitli riskler barındırabilmektedir.

Tanı Kriterleri ve Çalışma Yöntemi

Manchester Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirilen bu çalışmada, Meniere hastalığının kesin tanısında semptomatolojinin değeri incelenmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastalar için AAO-HNS (1985) kriterleri temel alınmış ve şu şartlar aranmıştır:

  • Koklear Semptomlar: Aynı kulakta nöbetler sırasında beliren işitme kaybı, tinnitus ve dolgunluk hissi.
  • Rotasyonal Vertigo: Saatlerce süren gerçek baş dönmesi atakları.
  • Odyometrik Bulgular: Saf ses odyometrisi ile kanıtlanmış sensorinöral veya mikst tip işitme kaybı.
  • Ayırıcı Tanı: Santral sinir sistemi patolojileri veya vestibüler schwannoma gibi diğer hastalıkların dışlanması.
  • Yaş Sınırı: Presbiakuzi etkisini dışlamak amacıyla 66 yaş altı olmak.

Meniere Hastalığında Temel Klinik Bulgular

Araştırma kapsamında incelenen hastaların asıl yakınmaları ve bu semptomların dağılımı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Asıl Yakınmanın NiteliğiGörülme Yüzdesi
Vertigo ve Dengesizlik%62
İşitme Kaybı%28
Tinnitus%10

Vertigo Ataklarının Karakteristiği

Episodik vertigo, hastaların tamamında görülen en belirgin semptomdur. Atakların süresi hastadan hastaya değişiklik göstermekle birlikte, büyük çoğunluğunda 1 ile 3 saat arasında sürmektedir.

  • Otonomik Yakınmalar: Hastaların tamamında vertigoya mide bulantısı ve kusma eşlik etmektedir.
  • Tetikleyiciler: Baş hareketleri (%50), stres, yorgunluk, alkol ve bazı gıdalar (peynir, dondurma) atakları şiddetlendirebilmektedir.
  • Eşlik Eden Durumlar: Ataklar dışında da tinnitus (%74) ve kulakta dolgunluk (%68) hissi devam edebilmektedir.

Meniere Hastalığı ve Migren İlişkisi

Meniere hastalığı ile migren arasında dikkat çekici bir bağ bulunmaktadır. Her iki hastalık da episodik seyirlidir ve vasküler dinamiklerle ilişkilidir. Çalışma verilerine göre:

  1. Meniere hastalarının %26'sında migren eşlik etmektedir.
  2. Aile öyküsünde migren bulunma oranı %42 olarak saptanmıştır.
  3. Stres ve genetik yatkınlık her iki tablo için de ortak risk faktörleridir.

Tedavi Yaklaşımları ve İlaç Kullanımı

Hastaların denge problemlerini yönetmek için yaygın olarak medikal tedaviye başvurduğu gözlemlenmiştir.

  • Betahistine Hydrochloride: Hastaların %84'ü günde üç kez 16 mg dozunda düzenli olarak kullanmaktadır.
  • Cinnarizine: Vertigo atakları sırasında ek destek olarak tercih edilmektedir.
  • Rahatlama Yöntemleri: Hastaların %32'si uyumanın vertigo sırasında yararlı olduğunu belirtmiştir.

Tartışma ve Sonuç

Meniere hastalığının etyolojisi; immünolojik, vasküler ve genetik faktörlerin rol oynadığı multifaktöryel bir yapıya sahiptir. Ailesel geçiş oranı bu çalışmada %26 olarak belirlenmiştir.

Sonuç olarak, gelişmiş odyolojik testlerin varlığına rağmen, Meniere hastalığının kesin tanısında uzun süreli klinik izlem ve hastanın semptomlarının (unilateral işitme kaybı ve eş zamanlı denge bozukluğu) detaylı analizi kritik önemini korumaktadır. Tanıda yanılma payını azaltmak için semptomların nöbetler sırasındaki eş zamanlı şiddetlenmesi esas alınmalıdır.

Etiketler

Ménière Hastalığımigren

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa Bülent Şerbetçioğlu

Prof. Dr. Mustafa Bülent Şerbetçioğlu

Prof. Dr. Mustafa Bülent Şerbetçioğlu, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul  Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.