Doktorsitesi.com

MEDİKAL KETOJENİK DİYET

Prof. Dr. Serdal Güngör
Prof. Dr. Serdal Güngör
2 Ağustos 2023139 görüntülenme
Randevu Al
Epilepsi Nedir? Epilepsi çocukluk çağında görülen nörolojik sorunlar arasında önemini korumaktadır. Merkezi sinir sisteminde işlev gören nöronlarda ani, anormal deşarjlar sonucunda ortaya çıkan farklı görünümlerdeki yineleyici bozukluklar epilepsi olarak tanımlanmaktadır. Aslında epilepsi aileler için korkutucu bir kelime olsa da birden fazla nöbeti tanımlamak için kullandığımız bir terimdir.. Ancak tek bir nöbet de olsa EEG anormalliği gibi tekrar riskini arttıran durumlar var ise yine epilepsi tanımını kullanmaktayız. Epilepsi pravalansı ülkemizde 16 yaş altı çocuklarda % 0,8 olarak bildirilmiştir.Bu oran aslında çok da nadir görülen bir durum olmadığını göstermektedir. Epilepsinin pek çok nedeni vardır. Biz çocuk nörologları, çocuğun neden nöbet geçirdiğini her zaman tanımlayamayabiliriz. Ayrıca ne zaman tekrarlama göstereceğini de tahmin etmek mümkün değildir.Tek nöbetten sonra daima EEG ve gerekli durumlarda beyin MR görüntülemeleri yaparız.
MEDİKAL KETOJENİK DİYET
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Epilepsi Tedavisi: Ne Zaman Başlanmalı?

Çocuklarda ilk nöbet sonrasında tekrarlama oranı yaklaşık %30 civarındadır. Bu nedenle, ilk nöbetin ardından tekrar riskini artıran spesifik bir durum saptanmadıkça, genellikle tedaviye başlanmadan izlem tercih edilir. Tekrarlayan nöbetlerde ise öncelikle tek ilaçla tedavi yoluna gidilir.

Eğer çocukta 2-3 farklı ilaca rağmen nöbetler kontrol altına alınamıyorsa, bu durum dirençli nöbet olarak tanımlanır. Epilepsili çocukların yaklaşık %20'si ne yazık ki ilaç tedavisine yanıt vermemektedir. Bu noktada ketojenik diyet, dirençli epilepsi olgularında başvurulan en önemli tıbbi tedavi yöntemlerinden biridir. Ayrıca bu diyetin varyasyonları olan modifiye Atkins diyeti ve düşük glisemik indeks tedavileri de klinik uygulamalarda sıkça tercih edilmektedir.

Ketojenik Diyet Nedir?

Ketojenik diyet; yüksek oranda yağ, büyümeyi destekleyecek düzeyde protein ve oldukça düşük karbonhidrat içeren özel bir tıbbi beslenme tedavisidir. Açlığın nöbetler üzerindeki iyileştirici etkisi M.Ö. 400'lü yıllarda Hipokrat tarafından gözlemlenmiş, modern tıptaki ilk bilimsel yayın ise 1921 yılında Mayo Klinik'ten Dr. Wilder tarafından yapılmıştır.

Vücutta Enerji Dönüşümü ve Ketozis

Normal şartlarda beyin temel enerji kaynağı olarak glikoz kullanır. Ketojenik diyette ise vücut, enerji üretimi için glikoz yerine yağları yakmaya başlar. Bu metabolik değişim süreci şu şekilde işler:

  • Karbonhidrat alımı kısıtlandığında vücut, enerji için dışarıdan alınan yağları parçalar.
  • Yağların yıkımı sonucunda kanda keton cisimleri adı verilen maddeler birikir.
  • Karaciğerde metabolize edilen beta hidroksibütirik asit, beyin tarafından alternatif enerji kaynağı olarak kullanılır.
  • Bu yağ temelli enerji metabolizmasına geçiş, nöbetlerin kontrol altına alınmasını sağlar.

Ketojenik Diyetin Etki Mekanizması

Diyetin nöbetleri nasıl önlediğine dair bilimsel çalışmalar farklı mekanizmalar üzerinde durmaktadır:

  • Hücresel Etki: Uzun süreli ketozis; mitokondrileri, beyin enerji depolarını ve hücre yenilenme yolaklarını olumlu etkiler.
  • Nörotransmiter Dengesi: Diyet, nörolojik ve davranışsal süreçlerde rol oynayan kimyasal taşıyıcıların seviyelerini düzenler.
  • Nöromodülasyon: Beyindeki çeşitli nöromodülatörlerin etkisini stabilize eder.
  • Metabolik Duyarlılık: Nöronların ve destekleyici hücrelerin metabolizmaya duyarlı yolaklarını etkileyerek nöbet eşiğini değiştirir.

Ketojenik Diyet Kimlere Uygulanabilir?

Bu tedavi yöntemi, günlük nöbetleri olan, en az iki ilaç denemesine rağmen sonuç alınamayan ve cerrahi müdahale şansı bulunmayan dirençli epilepsi hastaları için güçlü bir alternatiftir. Bazı özel durumlarda ise diyetin erken dönemde başlanması kritik öneme sahiptir:

  • GLUT-1 eksikliği ve Piruvat dehidrogenaz eksikliği
  • İnfantil spazm (West sendromu)
  • Dravet, Doose ve Rett sendromları
  • Tuberosklerozis kompleks ve mitokondriyal hastalıklar
  • Hazır mama ile beslenen çocuklar

Önemli Not: Ketojenik diyet her çocuk için kişiye özel hazırlanmalı; deneyimli bir çocuk nöroloji uzmanı ve eğitimli bir beslenme uzmanı tarafından takip edilmelidir.

Uygulama Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tedavinin başarısı için aile ve sağlık ekibi arasında gerçekçi beklentiler oluşturulmalıdır. Tedaviye devam kararı, minimum 3 aylık bir deneme süresinden sonra verilir. Ailelere; öğün hazırlama, hastalık dönemlerinde yönetim ve besin takviyeleri konusunda kapsamlı eğitim verilir.

Potansiyel Yan Etkiler

Her tıbbi tedavide olduğu gibi, ketojenik diyetin de bazı yan etkileri olabilir:

DönemOlası Yan Etkiler
Başlangıç DönemiHipoglisemi (şeker düşüklüğü), kusma, huzursuzluk, yorgunluk
Uzun DönemKabızlık, reflü, böbrek taşı, kolesterol yüksekliği, vitamin/mineral eksikliği
Metabolik EtkilerKemik metabolizması değişiklikleri, kilo değişimleri

Sıkça Sorulan Sorular

Başlangıç yaşı önemli mi?

Küçük yaştaki çocuklarda nöbet kontrolü sağlama eğilimi daha yüksektir ve literatür erken başlangıcın daha faydalı olduğunu göstermektedir. Ancak diyet, ergenlerde ve yetişkinlerde de güvenle uygulanabilir.

Etkisi ne kadar sürede görülür?

Metabolizma hızı her çocukta farklıdır. Tam etkinliğin değerlendirilmesi için diyet en az 3 ay uygulanmalıdır. Olumlu sonuç alınan vakalarda tedavi genellikle 2 yıl sürdürülür.

Takip süreci nasıl işler?

Çocuklar ilk ayın sonunda ve sonrasında en az 3 ayda bir kontrol edilmelidir. Kontrollerde şu tetkikler yapılabilir:

  1. Laboratuvar incelemeleri ve EEG takibi
  2. Gerekli hallerde böbrek ultrasonu ve EKO
  3. Kemik mineral dansite ölçümü

Başarının anahtarı, ailenin diyete tam uyumudur. Disiplinli bir uygulama ile çocukların sadece nöbetlerinde azalma değil, aynı zamanda algısal ve motor becerilerinde de artış gözlenebilir.

Etiketler

Eeg tetkiki

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Serdal Güngör

Prof. Dr. Serdal Güngör

Prof. Dr. Serdal Güngör, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini  başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Çocuk Nörolojisi uzmanı olmuştur. 2008 yılında doçent, 2014 yılında profesör ünvanını almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.