Medical risk analysis of renal transplant donors.
- Canlı böbrek donörlerinde operasyon sonrası serum kreatinin ve kreatinin klirensi değerleri normal sınırlar içerisinde kalarak uzun dönemde güvenli bir seyir izlemektedir.
- Donör nefrektomisi düşük cerrahi morbidite ile gerçekleştirilmekte olup, en sık karşılaşılan komplikasyonlar cerrahi alan enfeksiyonu ve insizyonel hernidir.
- Uzun süreli takiplerde donörlerin sağlık durumlarının genel popülasyonla benzerlik gösterdiği ve canlı böbrek bağışının tıbbi açıdan güvenli bir prosedür olduğu saptanmıştır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Canlı Böbrek Donörlerinde Uzun Dönem Sağlık Risklerinin Değerlendirilmesi
Canlı böbrek bağışı, organ nakli süreçlerinde hayati bir rol oynamasına rağmen, donörlerin operasyon sonrası uzun dönemdeki sağlık durumlarının titizlikle incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi ve Transplantasyon Ünitesi'nde gerçekleştirilen, canlı akraba donörlerinin uzun vadeli tıbbi risklerini ve klinik seyirlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Çalışma Metodolojisi ve Değerlendirilen Parametreler
Araştırma kapsamında 185 canlı akraba donörü mercek altına alınmıştır. Donör nefrektomi prosedürü için rutin olarak lombotomi insizyonu tercih edilmiştir. Donörlerin sağlık durumlarını belirlemek amacıyla bağış öncesi ve son takip dönemlerinde şu parametreler değerlendirilmiştir:
- Kreatinin klirens hızı (CrCl) ve serum kreatinin (SCr) seviyeleri.
- BUN ve hematokrit düzeyleri.
- Proteinüri ve mikroalbüminüri varlığı.
- Hipertansiyon oranları.
- Renal parankim kalınlığı ve böbrek boyutları.
- Postoperatif cerrahi komplikasyonlar.
Postoperatif Süreç ve Cerrahi Komplikasyonlar
Donör nefrektomisi sonrası hastanede ortalama kalış süresi 3.2 ± 0.6 gün (2-5 gün aralığında) olarak kaydedilmiştir. Cerrahi sonrası erken ve geç dönemde karşılaşılan komplikasyonlar şu şekildedir:
- Cerrahi Alan Enfeksiyonu: Operasyon sonrası ilk ay içinde 7 donör enfeksiyon nedeniyle tekrar başvurmuş ve başarıyla tedavi edilmiştir.
- İnsizyonel Herni: 4 donörde kesi fıtığı gelişmiş, hastalar yeniden opere edilerek komplikasyonsuz taburcu edilmiştir.
Uzun Dönem Klinik ve Laboratuvar Bulguları
Çalışmada donörlerin ortalama takip süresi 61.6 ± 50.4 ay olarak belirlenmiştir. Donörlerin operasyon anındaki yaş ortalaması 50.9 iken, son takipteki yaş ortalaması 56.5'e yükselmiştir. Böbrek fonksiyonlarındaki değişimler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Parametre | Bağış Öncesi | Son Takip | P Değeri |
|---|---|---|---|
| Serum Kreatinin (SCr) | 0.83 ± 0.22 mg/dL | 1.1 ± 0.2 mg/dL | P < .001 |
| Kreatinin Klirensi (CrCl) | 103.9 ± 28.8 mL/dk | 88.3 ± 25.9 mL/dk | P = .03 |
Analiz sonuçlarına göre, serum kreatinin seviyeleri ve kreatinin klirensi tüm donörlerde normal sınırlar içerisinde kalmıştır. Ancak bağış sonrası dönemde 11 donörde proteinüri, 19 donörde ise mikroalbüminüri tespit edilmiştir. Ayrıca, takip sürecinde 13 donörde hipertansiyon saptanmıştır.
Böbrek Morfolojisi ve Diğer Bulgular
Donörlerin renal parankim kalınlığı, BUN ve hematokrit seviyeleri bağış öncesi değerlerle benzerlik göstermiştir. Buna karşın, tek böbreğin kalmasına bağlı olarak böbrek boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir değişim (P = .001) gözlemlenmiştir.
Genel Değerlendirme ve Sonuç
Araştırma sonuçları, donör nefrektomisinin düşük cerrahi morbidite ile uygulanabildiğini kanıtlamaktadır. Elde edilen klinik ve laboratuvar verileri, canlı böbrek donörlerinin uzun dönemdeki sağlık durumlarının, kendi yaş grubundaki genel popülasyonla karşılaştırılabilir düzeyde güvenli olduğunu göstermektedir.




