Doktorsitesi.com

MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ HASTALIĞI

Uzm. Dr. Abdulkadir Yıldırım
Uzm. Dr. Abdulkadir Yıldırım
1 Temmuz 2022479 görüntülenme
Randevu Al
MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ HASTALIĞI Maymun Çiçeği Hastalığı nadir görülen zoonotik bir hastalıktır. Zoonotik hastalıklar hayvanlardan insanlara bulaşan mikroorganizmaların oluşturduğu hastalıklardır, bununla birlikte bu virus insandan insana da bulaşır. Hastalığın etkeni Maymun Çiçek (Monkeypox) virusudur. Virus, Çiçek Hastalığı (Smallpox) virusu ile benzerlikler gösterir ve Çiçek Hastalığına benzer bir hastalık tablosu oluşturur. Virus çift sarmallı bir DNA virusudur ve RNA viruslarına göre (örneğin COVID-19 hastalığı etkeni olan SARS-CoV-2) çok daha nadir mutasyona uğrar. Virusun Santral Afrika ve Batı Afrika olmak üzere iki kolu vardır. Dünyada saptanan olguların büyük bir kısmı Santral Afrika kolu virusu tarafından oluşturulmuştur.
MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ HASTALIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Maymun Çiçeği Virüsü Nedir? Genel Özellikleri ve Yapısı

Maymun Çiçeği virüsü (Monkeypox), Poxviridae ailesindeki Orthopoxvirus cinsine ait, çift sarmallı bir DNA virüsüdür. Bu virüs; variola (çiçek hastalığı), sığır çiçeği ve vaksinya virüslerini içeren insan ortopoks virüsleri grubunda yer almaktadır. Önemli bir ayrım olarak, çiçek hastalığına neden olan variola virüsünün doğrudan atası veya soyundan gelen bir tür değildir.

Bu hastalık, temel olarak hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik bir enfeksiyon türüdür. Ancak virüsün en dikkat çekici özelliklerinden biri, hayvandan insana geçişin yanı sıra insandan insana da bulaşabilmesidir. Yapısal olarak çiçek hastalığı virüsü ile benzerlikler gösteren bu etken, RNA virüslerine (örneğin SARS-CoV-2) kıyasla çok daha nadir mutasyona uğramaktadır.

Virüsün Kolları ve Coğrafi Yayılımı

Maymun Çiçeği virüsü genetik olarak Santral Afrika ve Batı Afrika olmak üzere iki ana kola ayrılmaktadır. Dünya genelinde saptanan vakaların büyük bir çoğunluğu Santral Afrika kolu tarafından oluşturulmuştur. Bu kolun en belirgin özelliği, Batı Afrika koluna göre bulaşıcılığının daha fazla olmasıdır.

Avrupa'da saptanan vakaların Batı Afrika koluna ait olması, insandan insana yayılımın daha sınırlı kalabileceğine dair bir veri sunmaktadır. Ancak uzmanlar, bu konudaki kesin çıkarımlar için yeni bilimsel bilgilere ihtiyaç duyulduğunu vurgulamaktadır. Her iki kolun klinik şiddeti ve yayılım hızı, epidemiyolojik açıdan yakından takip edilmektedir.

Hastalığın Tarihçesi ve Küresel Seyri

Maymun Çiçeği hastalığı ilk kez 1959 yılında Danimarka'da laboratuvar maymunlarında tespit edilmiştir. İnsanlardaki ilk vaka ise 1970 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 9 aylık bir bebekte rapor edilmiştir. Bu dönemden 2022 yılı başına kadar, 11'i Afrika'da olmak üzere toplam 15 ülkede birkaç bin vaka bildirilmiştir.

2003 yılına kadar Afrika dışında görülmeyen bu hastalık, Amerika Birleşik Devletleri'nde Gana'dan ithal edilen egzotik hayvanlar aracılığıyla bir salgına neden olmuştur. Yakın tarihte ise 7 Mayıs 2022'de İngiltere'de başlayan vakalar, hastalığın endemik olmayan bölgelere yayıldığını göstermiştir. 30 Haziran 2022 itibarıyla Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Türkiye dahil 52 ülkede 5323 vaka tespit edildiğini açıklamıştır.

Maymun Çiçeği Belirtileri ve Klinik Seyri

Hastalığın klinik seyri, çiçek hastalığı ile büyük benzerlikler göstermektedir. Enfeksiyon genellikle 1-2 haftalık bir kuluçka dönemi ile başlar; bu aşamada kişi bulaşıcı değildir ve herhangi bir semptom göstermez. Başlangıçta ateş, halsizlik ve baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren prodromal dönem başlar.

Maymun Çiçeği enfeksiyonunu çiçek hastalığından ayıran en temel klinik özellik lenfadenopati yani şişmiş lenf düğümleridir. Lenf düğümlerindeki bu şişlikler boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde tek taraflı ya da yaygın olarak görülebilir. Hastalık süreci tipik olarak 2 ile 4 hafta arasında tamamlanmaktadır.

Maymun Çiçeği Virüsünü Tanımanın Yolları

Klinik tanıda aşağıdaki karakteristik özellikler belirleyici rol oynamaktadır:

  • Lezyonlar derin yerleşimli, iyi sınırlı ve genellikle merkezinde göbeklenme (çöküntü) olan yapıdadır.
  • Döküntüler başlamadan önce yüksek ateş görülür.
  • Lenfadenopati (lenf düğümü şişmesi) yaygın bir bulgudur.
  • Döküntüler santrifüj dağılımlıdır; yani yüz, el ayası ve ayak tabanlarında daha yoğundur.
  • Lezyonlar başlangıçta ağrılıdır, iyileşme (kabuklanma) aşamasında ise kaşıntılı hale gelir.

Döküntü Evreleri ve Bulaşıcılık Süreci

Virüsün bulaşıcılığı, ağız içindeki lezyonların (enantem) ortaya çıkmasıyla başlar ve tüm kabuklar düşene kadar devam eder. Lezyonlar vücutta belirli bir hiyerarşi ile ilerler. Aşağıdaki tablo, döküntülerin gelişim sürecini detaylandırmaktadır:

EVRESÜREKARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ
Enantem-İlk lezyonlar dilde ve ağız içinde gelişir.
Makül1-2 GünYüzden başlayıp ekstremitelere yayılan düz döküntülerdir.
Papül1-2 GünDöküntüler kabarık bir yapı kazanır.
Vezikül1-2 GünLezyonların içi berrak sıvı ile dolar.
Püstül5-7 GünSıvı opaklaşır, lezyon sertleşir ve merkezde çöküntü oluşur.
Kabuklanma7-14 GünPüstüller kuruyarak kabuk bağlar; kabuklar yaklaşık bir hafta kalır.

Korunma Yolları ve Aşı Etkisi

Enfeksiyondan korunmak için enfekte hayvanlarla ve bu hayvanların ürünleriyle temastan kaçınılmalıdır. İnsandan insana bulaşma riskine karşı; hasta kişilerin deri lezyonlarına, vücut sıvılarına ve kullandıkları eşyalara (çarşaf, giysi vb.) temas edilmemelidir. Temas durumunda 21 günlük karantina uygulanmalı ve hijyen kurallarına azami dikkat gösterilmelidir.

Çiçek aşısı, Maymun Çiçeği hastalığına karşı yaklaşık %85 oranında koruma sağlamaktadır. Aşı olan kişilerin hastalığa yakalanma riski, olmayanlara göre 5 kat daha düşüktür. Virüse maruz kaldıktan sonraki ilk 4 gün içinde yapılan aşı hastalığı önleyebilirken, 4-14. günler arasında yapılan aşı hastalığın daha hafif geçirilmesine yardımcı olur.

Tedavi Yöntemleri ve Pandemi Riski

Günümüzde Maymun Çiçeği tedavisi ağırlıklı olarak destekleyici tedaviler ve semptomların yönetilmesi şeklinde ilerlemektedir. Bununla birlikte, virüse özel geliştirilen ve onay alan yeni bir ilaç mevcuttur; ancak bu ilaç şu an için öncelikle yüksek riskli gruplar için planlanmıştır.

İnsan mobilitesinin artması pandemi riskini gündemde tutsa da, mevcut veriler COVID-19 benzeri bir küresel salgın olasılığının düşük olduğunu göstermektedir. Virüsün bulaşma şekli, belirtilerin ortaya çıkmasıyla bulaşıcılığın başlaması ve Avrupa'da görülen kolun daha az bulaşıcı olması bu öngörüyü desteklemektedir.

Etiketler

MAYMUN ÇİÇEĞİ

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Abdulkadir Yıldırım

Uzm. Dr. Abdulkadir Yıldırım

Uzm. Dr. Abdulkadir Yıldırım ; 1968 yılında Eskişehir'de doğmuştur.  İlk öğrenimini İzmir, orta öğrenimi de Elazığ'da tamamlamıştır. 1986 yılında Maltepe Askeri Lisesini (eğitim dili İngilizce) bitirdikten sonra Gülhane Askeri Tıp Akademisinde okumaya başlamıştır. 1986-1992 yılları arasında tıp eğitimini tamamlayarak Tabip Teğmen olarak mezun olmuştur. Mezuniyet sonrasında bir yıl süreyle GATA bünyesinde staj gördükten sonra Eskişehir 1 inci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda pratisyen tabip olarak görev yapmıştır. 1994 yılında Eskişehir Hava Hastanesi'nde Uçuş Tabipliği kursu ve 1994-1995 yılında dokuz ay süreli bir kurs ile ileri İngilizce eğitimi almıştır. 1995-1999 yılları arasında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniğinde uzmanlık eğitimi almıştır. 1999 yılında "Gram Negatif Bakterilerde Genişlemiş Spektrumlu Beta-Laktamaz (ESBL) Direnci" konulu uzmanlık tezini başarıyla tamamlayarak Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı olmuştur. 1999 -2005 yılları arasında Kayseri Asker Hastanesi, 2006-2010 yılları arasında UT Southwestern Medical Center (Division of Infectious Diseases and Geopraphic Medicine), 2010 - 2013 yılları arasında Özel Acıbadem Eskişehir Hastanesi, 2013-2015 yıllları arasında UT Southwestern Medical Center (Pulmonary and Critical Care Medicine) ve 2015-2019 tarihleri arasında da Özel Medicana Sivas Hastanesinde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı ve Yoğun Bakım konsültan hekimi olarak çalışmıştır. 05.11.2011 tarihinde Refik Saydam Hıfzısıhha Sağlık Merkezince verilen Hastane Enfeksiyonları Enfeksiyon Kontrol Hekimliği Ulusal Sertifa Programını başarı ile tamamlayarak “Enfeksiyon Kontrol Hekimi” sertifikamı aldım. 01.10.2019 tarihinden beri de Özel Şişli Kolan International Hospital Hastanesinde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı olarak çalışıyorum. Türk Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği (TDYC), Türk Yoğun Bakım Derneği, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti (TMC), Viral Hepatitle Savaşım Derneği (VHSD), Hastane İnfeksiyonları ve Kontrolü Derneği (HİDER), Antibiyotik ve Kemoterapi Derneği (ANKEM), Dezenfeksiyon Antisepsi ve Sterilizasyon Derneği (DAS), Türkiye Kan Merkezleri ve Transfüzyon Derneği (TKMTD), Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (ÇEHAD), Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) ve Türk İmmunoloji Derneği (TİD) üyesidir.
İlgi alanlarım;

Novel C

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.