Doktorsitesi.com

Magnezyum Eksikligi Kronik Hastalıklarınızın Nedeni Olabilir !

Uzm. Dr. Levent Sepit
Uzm. Dr. Levent Sepit
8 Mart 2019927 görüntülenme
Randevu Al
Magnezyum Eksikligi Kronik Hastalıklarınızın Nedeni Olabilir !
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Magnezyumun Hücresel Sağlık ve Vücut Fonksiyonlarındaki Rolü

Magnezyumdan zengin gıdalar, hücresel sağlık ve vücudumuzdaki 300’den fazla biyokimyasal işlevin sürdürülebilmesi için kritik öneme sahiptir. Yapılan bilimsel çalışmalar, toplumun yaklaşık %80’inde magnezyum eksikliği olabileceğini öngörmektedir. Ne yazık ki bu kişilerin büyük bir kısmına doğru tanı konulamadığı için gerekli magnezyum takviyesi süreçleri başlatılamamaktadır.

Yayınlanan güncel bir araştırmaya göre, vücudumuzda tam 3751 adet magnezyum bağlanma yeri bulunmaktadır. Vücudunuz pek çok farklı hayati fonksiyon için bu minerale ihtiyaç duyar. Eğer magnezyum fakiri gıdalar ile besleniyorsanız, dokularınızda bulunan mevcut magnezyum depolarınız hızla azalmaya başlar.

Magnezyum Gerektiren Temel Biyokimyasal İşlevler

Vücudun sağlıklı işleyişi için magnezyumun dahil olduğu başlıca süreçler şunlardır:

  • Protein sentezi ve enerji metabolizması,
  • Sinir fonksiyonlarının düzenlenmesi,
  • Kan şekeri kontrolü ve kan basıncı regülasyonu,
  • Nörotransmitter salınımı,
  • Güçlü bir antioksidan olan glutatyon üretimi.

Magnezyum Eksikliği Neden Teşhis Edilemez?

Magnezyum eksikliği, standart kan testlerinde genellikle tespit edilemediği için teşhis edilmesi oldukça zordur. Bunun temel sebebi, vücudunuzdaki toplam magnezyumun sadece yüzde 1’inin kanda bulunması, geri kalan büyük çoğunluğun ise kemiklerde depolanmasıdır. Dolayısıyla kan değerleriniz normal görünse bile doku düzeyinde ciddi bir eksiklik yaşıyor olabilirsiniz.

Magnezyum Eksikliğine Bağlı Gelişen Sağlık Sorunları

Yetersiz magnezyum alımı, vücutta zincirleme bir şekilde pek çok kronik soruna yol açabilir. Bu sorunlardan bazıları şunlardır:

  • Hormon dengesizliği ve PMS (premenstruel sendrom),
  • Fibromiyalji ve kronik yorgunluk,
  • Kalp krizi riski ve tip 2 diyabet,
  • Osteoporoz (kemik erimesi) ve kabızlık,
  • Migren, gerilim tipi baş ağrıları, kaygı ve depresyon.

Magnezyum Alımını Artırmanın Yolları ve Toprak Kalitesi

Magnezyum seviyenizi yükseltmenin en etkili yolu, bu mineral bakımından zengin gıdaları beslenme düzeninize dahil etmektir. Özellikle yerel pazarlardan alınan veya organik olarak yetiştirilen gıdalar, daha yüksek magnezyum düzeylerine sahip olabilir. Endüstriyel tarım yapılan arazilerde kullanılan zirai ilaçlar ve kimyasal gübreler, toprağın magnezyum açısından fakirleşmesine neden olmaktadır.

Tipik olarak en yüksek magnezyum oranları, klorofilden yoğun olan yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Bitkilerin güneş ışığını enerjiye dönüştürmesini sağlayan klorofilin merkezinde magnezyum atomu yer alır. İnsan kanındaki hücrelerin merkezinde demir bulunurken, bitki hücrelerinin merkezinde magnezyumun bulunması bu mineralin hayati önemini kanıtlamaktadır.

En İyi 10 Magnezyum Kaynağı

Günlük magnezyum ihtiyacı (RDA) erkekler için 400 miligram, kadınlar için ise 310 miligram olarak belirlenmiştir. İşte magnezyum açısından en zengin 10 gıda ve diğer alternatifler:

Gıda MaddesiÖne Çıkan Özelliği
IspanakYüksek klorofil ve mineral içeriği
Kakao / Bitter ÇikolataGüçlü antioksidan ve magnezyum kaynağı
Kabak ÇekirdeğiYoğun mineral deposu
Yoğurt veya KefirProbiyotik ve magnezyum desteği
BademSağlıklı yağlar ve magnezyum
Kuru FasulyeBitkisel protein ve mineral
AvokadoVitamin ve mineral dengesi
İncirDoğal şeker ve magnezyum kaynağı
MuzPotasyum ve magnezyum kombinasyonu
Somon / KajuOmega-3 ve mineral desteği

Bunların yanı sıra kişniş, keçi peyniri ve enginar da magnezyum açısından değerli besinlerdir.

Magnezyum Eksikliğinin Yaygın Nedenleri

Modern yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları magnezyum depolarını hızla tüketebilir. En yaygın eksiklik nedenleri şunlardır:

  1. Yetersiz sebze tüketimi,
  2. Aşırı alkol ve şekerli gıda tüketimi,
  3. Antibiyotik ve diüretik gibi reçeteli ilaçların kullanımı,
  4. Sızdıran bağırsak sendromu nedeniyle emilim sorunları.

Magnezyum ve Kalsiyum Dengesi

Son 50 yılda kalsiyum desteği üzerinde çok durulsa da, yeni çalışmalar magnezyum takviyesinin daha kritik olduğunu göstermektedir. Geleneksel diyetlerde kalsiyum/magnezyum oranı 1:1 veya 2:1 iken, günümüzdeki karbonhidrat ağırlıklı beslenmede bu oran 3.5:1 seviyesine çıkmıştır. Vücudun kalsiyumu efektif kullanabilmesi için magnezyuma bir kofaktör olarak ihtiyacı vardır; magnezyum olmadan alınan kalsiyum takviyeleri vücutta verimli kullanılamaz.

Bilimsel Araştırmalarla Magnezyumun Faydaları

10.000’den fazla klinik çalışma, magnezyumun sağlığa olan faydalarını kanıtlamıştır. Öne çıkan beş temel alan şunlardır:

  • Kardiyovasküler Sağlık: Yüksek magnezyum içerikli diyetler inme riskini %8, kalp krizi riskini ise %38 oranında azaltabilmektedir.
  • Fibromiyalji: Magnezyum tüketiminin artması, ağrı ve hassasiyeti azaltırken bağışıklık belirteçlerini iyileştirmektedir.
  • Tip 2 Diyabet: Magnezyumun günlük 100 mg artırılması, diyabet riskini %15 oranında düşürebilir.
  • Osteoporoz: Vücuttaki magnezyumun yarısından fazlası kemiklerde bulunur ve takviye kullanımı kemik erimesini yavaşlatır.
  • Migren: Nörotransmitter dengesini düzenleyen magnezyumun günde 600 mg (iki dozda) alınması migren sıklığını azaltabilir.

Doğru Magnezyum Takviyesi Seçimi

Eksiklik şüphesi durumunda fonksiyonel tıp yaklaşımını benimseyen bir hekime danışılmalıdır. Takviye olarak magnezyum şelat, sitrat, glisinat veya treonat formları tercih edilebilir.

Magnezyum yağı kullanımı da lokal emilim sayesinde seviyeleri artırmak için mükemmel bir yöntemdir. Özellikle yatmadan önce ayak altına sürülmesi; uykusuzluk, seğirme veya huzursuz bacak sendromu için etkilidir. Ancak, bağırsak duvarına zarar verebilen ve emilimi düşük olan magnezyum oksit formundan kaçınılması önerilmektedir.

Etiketler

MagnezyumMagnezyum eksikliğiMagnezyum tedavisitakviye magnezyumen iyi magnezyum

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Levent Sepit

Uzm. Dr. Levent Sepit

1978 İzmir doğumlu olan Dr Levent Sepit 2000 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Göğüs Hastalıkları Uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra  özellikle kronik komplex hastalıkların bütüncül tedavileri üzerine yoğunlaşmıştır.  Bu nedenle Dr Levent Sepit, klasik tıp eğitiminin yanı sıra tamamlayıcı tıp kapsamında Sağlık Bakanlığı Onaylı Ozon Terapi Uzmanlığını ve Proloterapi sertifikasını almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.