Dışarıdan bir uyarı olmaksızın kafa içi veya kulakta ses algılanmasına denir. Algılanan ses,çınlama, uğultu, rüzgâr sesi veya bir makinenin çalışma sesi gibi tarif edilebilir. Özelliğine bakılmaksızın her türlü ses “çınlama” yada “tinnitus” olarak isimlendirilmektedir.

Tinnitus bir hastalık değil,bir semptom(belirti) olarak kabul edilir.

2- Kulak çınlaması sesi nasıldır? Başkaları bu sesleri duyabilirmi?

-Genellikle monoton (tekdüze) seslerdir. Ses kalın, pes bir ses (rüzgar sesi, uğultu) olabileceği gibi ince, tiz (zil sesi, çınlama) de olabilir. Zaman zaman ortaya çıkıp çok kısa süren çınlamalar hepimizde olabilir, ancak sesiz ortamlarda daha da belirgin olmak üzere sürekli işitilen tinnitus hastanın yaşamını çok güçleştirebilir.

-Başkalarının bu sesi duyması genellikle söz konusu değildir, ancak bazı durumlarda hastanın kulağına yaklaşan kişi de sesi duyabilir. Bu tip tinnituslara objektif tinnitus denilir. Bu durum çoğunlukla bir damar anormalliğinden dolayı veya damak,çene eklemi bölgesi kaslarının kasılması sonucu orta kulakta meydana gelen seslerden ötürü gelişir.

II. Subjektif çınlama:
Lezyon yerine göre şu şekilde sınıflandırılır:
1. Dış kulak yolu: Yabancı cisim, buşon, enfeksiyonlar, benign ve malign tümörler, atrezi (Konjenital ve travmatik),
2. Kulak zarı: Perforasyon, atelektazi,
3. Orta kulak: Effüzyon, kemikçik sistemde fiksasyon ve devamlılık bozulması, kolesteatoma, tümörler (Glomus tümörü, fasial sinirden köken alan nörinoma, hemangioma, karsinoma),
4. Koklea: Sensorinöral işitme kaybına yol açan tüm olaylar (Meniere hastalığı, presbiakuzi, kafa travması ve akustik travma, ototoksik ilaçlar, labirintitler),
5.Retrokoklear: İnternal akustik kanal, serebellopontin köşe bölgesi (Akustik nörinoma, kolesteatoma, fasial sinir nörinomu, meningioma) ve santral sinir sistemi (Tümörler, enflamatuar olaylar)' ne bağlı sebepler
6.Diğer sebepler: Vitamin eksiklikleri, eser element eksiklikleri (Bakır, demir, çinko), metabolik bozukluklar (Hipotiroidizm, diabetes mellitus).,çene ve diş rahatsızlıkları,boyun bölgesi problemleri

3-Kulak çınlaması nededenleri nelerdir? Toplumda riskli grupları belirtebilirmiyiz?

-Çınlama, genel popülasyonda çeşitli derecelerde %35oranında, ciddi formda ise %2 oranında görülür.

-Çınlama yaşam boyunca en fazla 40-80 yaşları arasında görülür.

-Kadın erkek oranının eşit veya erkek oranının daha fazla olduğu (%46.5 / %53.3) bildirilmiştir.

-Bilateral çınlama hastaların %50-55.8'inde;

-tek kulakta çınlama ise daha fazla sol tarafta görülmektedir.

-Çınlama görülme sıklığını etkileyen en önemli faktör işitme seviyesidir. İşitme azlığının derecesi arttıkça, çınlama görülme oranı artar.

-Gürültüye maruz kalmanın çınlama oluşumunu arttırdığı saptanmıştır.

-sigara içen kişilerde daha fazla görülür.

-stres,depresyon,aşrı çay kahve-çay tüketimi çınlamayı artırır.

4-Kulak çınlamasına her zaman işitme kaybı eşlik edermi?

Çınlamalı hastaların %10 işitmesi normal sınırlardadır.

Çınlama varken genelikle yapılan testlerde duyma azlığı saptanır. Bu 2 nedenden olabilir

1-Gerçekten iç kulak etkilenmiştir veya

2-Test sırasında uğultu olduğundan test yaptıran kişi sesleri duyamamıştır.

Bu yüzden önerim duyma azlığı çıksa bile uğultunun hekiminiz tarafından verilen tedaviyle baskılandıktan sonra işitme testinin tekrar edilmesidir.

5-Kulak çınlamasında tedavi protokolünü nasıl belirliyorsunuz?

-Öncelikle bu rahatsızlığı çeken hastaları tanımak gerekir;

-Bu hastalar genelikle birçok doktor gezmiş, internet üzerinden bir sürü bilgi okuduğu için kafası karışmış kendinde kötü bir şey olduğunu veya sağır kalabileceklerini düşünen kişilerdir.

-Bazısı ise ağrı kesici alıp ağrısının geçtiği gibi doktor bana bir ilaç verip geçecek diye düşünen kişilerdir.

-Genellikle çoğu doktor tarafından uğultunun geçmiyeceği söylenip; ilaç verilmiş belli bir süre kullanıp değişiklik olmadığı için ilacını kesen tedaviden vazgeçen hastalardır.

-Bu yüzden bana başvuran hastalar genellikle çaresiz psikolojileri bozulmuş son çare olarak gelen kişilerdir.

1-Bu hastalarda öncelikle iyi bir hikaye alınıp uğultunun ne zamandır olduğu, nasıl bir sese benzediği, gün içindeki düzeni, olan hastalıkları ve kullandığı ilaçlar sorgulanmalıdır.

-Alınan hikaye ile bu hastalığın multidisiplliner dediğimiz sadece tek bir bölümün bakmasıyla tanı konamayacağı birçok bölümün uğultuya neden olan faktörleri saptamak için devreye girebileceği anlatılmalıdır.

-Doktor tarafından ;Al şu ilacı 3-6 ay kullan geçerse..veya hasta tarafından ben şu ilacı kullandım hemen geçecek yaklaşımları tümüyle yanlıştır.

Bu problemin sabır ve doktor tarafından verilecek tedavi ve önerilerle çözüleceğine inanılıp çaba gösterilmelidir.

***Sabırsız, çabasız bu problemin geçmesi mümkün değildir.

2-Çok iyi bir fizik muayene yapılmalıdır.

-Genellikle bu hastalarda bizlerin yaptığı en büyük yanlış veya eksik burada olmaktadır. Ya sadece kulağa otoskopla bakıp bir şey görmediğimiz için bir sürü gereksiz ve pahalı testler istenmekte yada bunlarda yapılıp geçmez ama denip ilaç verilmektedir. Bazende benim işim değil denip bakılması bence zorunlu bölgelere bakılmamaktadır.

-Ben muayenede kulağa otoskop la baktıktan sonra kendi branşım olmasa da hastanın bu rahatsızlıktan dolayı ortada kaldığını , çaresiz olduğunu bildiğim için mutlak olarak sese ilk cevap veren organlanlar olan göz hareketleri, ses tarafına kafamızın dönmesini sağlayan boyun hareketlerine ,konuşma ve dolayısıyla çene hareketlerine bakıyorum.

-Elde ettiğim bulguları odyolojik inceleme yaparak hangi frekansta kaç desibelde uğultunun olduğunu saptamaya çalışıyorum.

-Gerekirse bulguları birleştirip başka bölümlerden yardım ve tetkik istemek için ilgisi olabileceğim bölüme hastayı yönlendiriyorum.

6-Multidisipliner yaklaşımda tedavi protokol ekibinde kimler olmalı?

1-Mutlak KBB VE ODYOLOJi

2-Kitle,tümör gibi bir şey düşünülüyorsa Nöroloji ve veya Beyin Cerrahisi

3-Hastanın psikolojisini bozdu veya bozmaya yakınsa Psikiyatri

4-Başka hastalıkları veya kullandığ ilaçlar için Dahiliye

5-BENCE hiç gidilmeyen ama bence zorunlu olan FTR ve FİZYOTERAPİ programları

7-Tinnitus tedavisinde yapılan uygulamalar nelerdir?

Klasik yaklaşımda; Çoğu vakada çınlamanın gerçek sebebi tespit edilemediği için tedavide hedef çınlamanın azaltılması için bir takım ilaçlar ya da çınlama ile yaşamaya alışması önerilir. Nadiren tinnitus baskılayıcı işitme cihazları, lazer tedavisi,hiperbarik oksijen tedavisi veya çok çok nadir cerrahi uygulanıyor.

8-Tinnitus tedavisinde manuel terapi programı kimlere uygulanır?

-İşte benim 20 yıllık KBB uzmanlık tecrübem sonucu saptadığım en önemli nokta bu tedaviye beni yönlendirmiş ve klasik tedaviye eklenmiştir.

Yaptığım çalışmalarda kulağında çınlama olan hastaların çoğunda aynı taraf boyun bölgesinde sertlik,ağrı veya hareket kısıtlığı saptamam üzerine hastalara FTR bölümü aracılığıyla yaptırdığım ileri tetkiklerde;

1-%35 C2-C3 bölgesinde fıtıklaşma ve/veya anterior subarachinoid boşluğa bası

2-%25 C3-C4, bölgesinde fıtıklaşma ve/veya anterior subarachinoid boşluğa bası

3-%20 C4-C5,C5-C6,C6-C7 bölgesinde fıtıklaşma ve/veya anterior subarachinoid boşluğa bası

5-%20 sadece boyunda düzleşme

-Bu hastaların hemen hepsinde göz muayenesinde uğultu olan kulakta baş dönmesinde gördüğümüz hızlı fazı o kulağa nistagmus dediğimiz göz seyirmeleride muayenede saptanmıştır. Bu bulgular bir araya getirildiğinde iç kulakta hem denge hem duymayı sağlayan yapıların genel bir beslenme problemi olduğu veya boyun bölgesindeki vestibülo-spinal ve/veya kohleo-spinal yolların kas spazmına bağlı olarak uğultunun tetiklendiğini düşündürmüştür.

-Ben bu yüzden uğultu tedavisinde boyun bölgesi kaslarının gevşetilmesi için manual terapi uygulamalarını hastalara öneriyorum.

-Bazı hastalarda uğultu nedeni çene eklemi(TME) hastalıkları olarak saptarsam yine fizik tedavi öneriyorum

9-Tedavi beklenti,dikkat edilecek noktalar ve başarı oranı nedir?

-Sabır, çaba ve çalışmakla %60-90’ a çıkabilmektedir.

-Tedavi sırasında uğultunun şiddetinin artmış-azalmış olması veya şeklinin değişmesi tedaviye cevap verdiğini göstermektedir. Panik olunmamalıdır.

10-Son olarak hastalara burdan ne önerebilirsiniz?

1-Yüksek sese maruz kalmaktan kaçının

2- Kan basıncını sürekli kontrol ettiriniz. Yüksek ise kontrol altında olması için doktorunuza başvurun.

3-Tuz alımını kısıtlayın (fazla tuz kalp damar sistemi ve iç kulağa zararlıdır). Tuzlu yiyeceklerden uzak durun ve yemeğinize tuz eklemeyin.

4.-Sinir sistemine uyarıcı etkisi olan kahve, kola ve sigaradan uzak durun.

5-Günlük bedensel egzersizler kan akımınızı düzenler.

6-Yeterince dinlenin ve çok yorulmaktan sakının.

7-Tinnitus varlığı sizi endişelendirmesin. Kulak çınlaması sizin sağır olmanıza veya aklınızı kaybetmenize neden olmaz. Bu sesleri rahatsız edici ama önemsiz bir gerçek olarak kabul edin ve olabildiğince yok saymayı öğrenin. Bu çeşit kontrol kişinin kendini tembihlemesiyle başarılabilir.

8-Sinirliliğinizi ve gerginliğinizi en aza indirin.

9-Boyun duruş şekline dikkat edin işinizi yaparken boynunuzu gevşetici hareketler yapın, boynunuz terli iken rüzgarda kalmayın

10- Dikkati başka noktalara dağıtarak kulak çınlamasına odaklanmamak

11-Sessiz bir artamda kalmamak ortamda müzik sesi veya okyanus sesi çıkaran veya vantilatör gibi ses çıkaran bir cihazın olması uğultuyu baskılayacaktır.

12-Çoğu hastada her iki el avuç içi kulakları kapıyacak şekilde saçların bittiği ense bölgesine yerleştirilip,işaret parmaklarınızı uzun parmaklarınızın üstüne koyup(ters küselim mi işareti gibi) işaret parmağını trampete vurur gibi ense üstüne 50-60 kez vurmak uğultuyu baskılamaktadır.


Kayseri Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!