Doktorsitesi.com

Kornea Nakli ve Yapay Kornea

Prof. Dr. Canan Aslı Utine Yıldırım
Prof. Dr. Canan Aslı Utine Yıldırım
5 Mart 2022552 görüntülenme
Randevu Al
Kornea; gözün en ön kısmında bulunan renkli kısım üzerindeki saydam tabakadır. Göze giren ışınları, görme merkezinde net bir görüntü oluşturmak üzere kıran, gözdeki kırıcılık gücü en yüksek mercektir. Çeşitli hastalıklara veya travmaya bağlı olarak saydamlığını yitiren veya şekli bozulan kornea, bir göz bankasından elde edilen sağlıklı kornea ile değiştirilerek, görme yeteneğinin yeniden kazanılması sağlanabilir. Bu işleme de “kornea nakli”, “kornea transplantasyonu” veya “keratoplasti” denir. Kornea nakli sonrası başarı oranı, nakli gerektiren altta yatan hastalığa ve gözdeki diğer patolojilere bağlı olarak değişir.
Kornea Nakli ve Yapay Kornea
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kornea ve Kornea Nakli (Keratoplasti) Nedir?

Kornea, gözün en ön kısmında yer alan, renkli tabakanın üzerini örten saydam bir dokudur. Gözün en yüksek kırıcılık gücüne sahip merceği olan bu tabaka, dışarıdan gelen ışınları kırarak görme merkezinde net bir görüntü oluşmasını sağlar. Çeşitli hastalıklar veya travmalar sonucunda korneanın saydamlığını yitirmesi veya şeklinin bozulması, görme kaybına yol açabilmektedir.

Bu gibi durumlarda, işlevini yitirmiş dokunun bir göz bankasından temin edilen sağlıklı dokuyla değiştirilmesi işlemine kornea nakli, kornea transplantasyonu veya keratoplasti denir. Bu cerrahi müdahale ile hastanın görme yeteneğinin yeniden kazandırılması hedeflenir. Nakil sonrası başarı oranı, altta yatan hastalığa ve gözdeki diğer patolojik durumlara göre değişkenlik göstermektedir.

Kornea Nakli İhtiyacı ve Küresel Durum

Korneada meydana gelen geri dönüşümsüz hasarların günümüzdeki tek tedavi seçeneği cerrahi müdahaledir. Dünya genelinde kornea kaynaklı sorunlar nedeniyle görme yetisini kaybetmiş yaklaşık 10 milyon insan bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu durum, kornea naklinin oftalmoloji alanındaki hayati önemini ortaya koymaktadır.

Kornea nakli, hastalıklı dokunun kadavradan alınan sağlıklı kornea dokusu ile değiştirilmesi prensibiyle gerçekleştirilir. Ancak dünya genelinde kadavradan kornea temininde yaşanan zorluklar, pek çok hastanın uzun yıllar bekleme listelerinde kalmasına neden olmaktadır. Bu yetersizlik sebebiyle her yıl yaklaşık 1,5 milyon kişi kornea nakli yapılamadığı için körlükle karşı karşıya kalmaktadır.

Kornea Naklini Gerektiren Temel Durumlar

Kornea nakli cerrahisi, dokunun hem yapısal hem de optik özelliklerini düzeltmek amacıyla uygulanır. Bu operasyonu gerekli kılan başlıca durumlar şunlardır:

  • Kornea saydamlığı korunsa dahi şeklinin ileri derecede bozulması (Örneğin: Keratokonus).
  • Kornea tabakasının saydamlığını yitirerek bulanıklaşması.
  • Vücuttaki romatizmal hastalıklar sebebiyle korneanın kendiliğinden erimesi veya delinmesi.

Nakledilen Korneanın Reddi ve Başarı Oranları

Her organ ve doku naklinde olduğu gibi, kornea naklinde de doku reddi riski bulunmaktadır. Doku reddi, bağışıklık sisteminin nakledilen yabancı dokuyu tanıyarak onu vücuttan uzaklaştırmaya çalışmasıdır. Bu süreç, yeni kornea dokusunda damarlanma ve bulanıklaşma ile kendini gösterir.

Korneanın damarsız bir yapıya sahip olması, diğer organ nakillerine oranla red riskini düşürmektedir. İlk nakillerde red oranı %15 - %20 civarındayken, başarısız bir nakil sonrası yapılan ikinci işlemlerde bu risk %50 seviyelerine çıkabilmektedir. Özellikle kimyasal yaralanmalar gibi kök hücrelerin zarar gördüğü durumlarda başarı şansı azalmaktadır.

DurumTahmini Başarı / Risk Oranı
Standart Kornea Nakli Başarı Oranı%90
İlk Nakilde Doku Reddi Riski%15 - %20
Tekrarlayan Nakillerde Red Riski%50'ye kadar

Yapay Kornea (Keratoprotez) ve Boston Tipi Keratoprotez

Kadavradan alınan korneanın yaşama şansının düşük olduğu veya red riskinin çok yüksek olduğu hastalarda yapay kornealar (keratoprotezler) uygulanmaktadır. 1855 yılından bu yana geliştirilen bu teknoloji, günümüzde modern tıbbın önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu alandaki en yaygın uygulama ise Boston tipi keratoprotez yöntemidir.

1992 yılında FDA onayı alan Boston tipi keratoprotez, dünya genelinde 3500'den fazla hastaya uygulanmıştır. Bu yapay korneanın merkezi kısmı, bağışıklık sistemini uyarmayan özel bir plastik maddeden üretilir. Bu sayede vücut tarafından reddedilme riski bulunmamaktadır. Ayrıca tasarım özellikleri sayesinde ameliyat sonrası görme keskinliğine çok kısa sürede ulaşılabilmektedir.

Kimler Yapay Kornea Ameliyatı İçin Uygundur?

Yapay kornea uygulamaları, standart nakil işlemlerinin başarısız olma ihtimalinin yüksek olduğu vakalarda bir umut ışığıdır. Özellikle aşağıdaki durumlara sahip hastalar için keratoprotez cerrahisi değerlendirilmektedir:

  • Tekrarlayan immünolojik kornea reddi yaşayanlar.
  • Romatoid artrit gibi romatizmal veya herpes virüsü gibi enfeksiyöz hastalıkları olanlar.
  • Ciddi derecede göz kuruluğu (Sjögren sendromu) bulunanlar.
  • Kimyasal yanık veya ağır travmaya maruz kalanlar.
  • Geçirilmiş retina cerrahileri nedeniyle göz içinde silikon yağı bulunan hastalar.

Keratoprotez cerrahisi sonrası hastaların doktorlarıyla yakın temas halinde olmaları ve ömür boyu düzenli damla kullanmaları operasyonun başarısı için kritik önem taşımaktadır.

Etiketler

Kornea

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Canan Aslı Utine Yıldırım

Prof. Dr. Canan Aslı Utine Yıldırım

Prof. Dr. Canan Aslı Utine Yıldırım, 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İngilizce Bölümü’nü birincilikle bitirmiştir. 2005 yılında Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde göz hastalıkları alanında uzmanlık eğitimini ve 2006 yılında Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendislik master eğitimini tamamlamıştır. 2009 yılında bir yıl süre ile Amerika Birleşik Devletleri’nde Johns Hopkins University Wilmer Eye Institute’da kornea ve oküler hastalıkları kliniğinde klinik araştırma görevlisi olarak çalışmıştır.2012 yılında Göz Hastalıkları Doçenti ünvanını almıştır. 2001 yılı Prof. Dr. İhsan Doğramacı Ödülü, 2009 yılı American Academy of Ophthalmology Troutman Award ve JHU Wilmer Research Grant Award, 2012 yılı European Board of Ophthalmology Alan Ridgway Ödülü, 2013 yılı Prof. Dr. Demir Başar Ödülü ve 2015 yılı III. İzmir İnovasyon Ödülleri Yarışması, İnovatif Fikir Birincilik Ödülü sahibidir. 2007-2014 yılları arasında Yeditepe Üniversitesi Göz Merkezi’nde, 2015 yılından beri Dokuz Eylül Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalında çalışmaktadır. Çoğu “SCI ve SCI-Expanded” kapsamındaki dergilerde olmak üzere 100’den fazla bilimsel makale ve birçok kitapta bölüm yazarlıkları sahibidir. Temel klinik ve araştırma konuları katarakt, kornea ve göz yüzeyi hastalıkları, kornea nakli ve yapay kornea cerrahileri, refraktif cerrahi ve glokom alanlarındadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.