Doktorsitesi.com

Kilo riski ve zararları tespitinde yeni yaklaşım

Uzm. Dr. İsmail Ağar
Uzm. Dr. İsmail Ağar
4 Şubat 20091594 görüntülenme
Randevu Al
Kilo riski ve zararları tespitinde yeni yaklaşım
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vücut Kitle İndeksi (BMI) ve Obezite Tanımı

Obeziteyi tanımlamak ve bireyin ağırlık durumunu belirlemek için geleneksel olarak Vücut Kitle İndeksi (BMI) hesaplaması kullanılır. Bu yöntem, vücut ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilir. Örneğin; 70 kilogram ağırlığında ve 1.60 metre boyundaki bir birey için hesaplama (1.60 x 1.60) = 2.56 üzerinden yapılır; 70 rakamı 2.56’ya bölündüğünde sonuç 27.34 kg/m² olarak bulunur.

Eğer hesaplanan vücut kitle indeksiniz 30 veya daha fazla ise bu durum kilo probleminiz olduğunu ve obezite riski altında olduğunuzu göstermektedir. Ancak son bilimsel çalışmalar, BMI değerleri normal sınırlar içerisinde yer alan bireylerde dahi obezite durumunun görülebileceğini kanıtlamaktadır.

Normal Kilolu Obezite: Gizli Tehlike

Mayo Clinic’ten kardiyolog Dr. Lopez-Jimenez ve ekibinin araştırmalarına göre, BMI değeri normal olup vücut yağ oranı yüksek olan kişiler ciddi sağlık riskleri taşımaktadır. Bu bireylerde yüksek kolesterol, bel çevresinde yağlanma ve çeşitli metabolik sendromlar görülebilmektedir. Bu durumdaki kişiler, normal kiloda görünseler bile diyabet ve ciddi kalp hastalıkları tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Dr. Lopez-Jimenez tarafından "normal kiloda obezite" olarak tanımlanan bu durum, toplumda sanılandan çok daha yaygındır. Yapılan araştırmalarda, normal BMI değerine sahip 2127 kişilik bir grubun %61’inde bu tabloya rastlanmıştır. Bu problem; cinsiyet, yaş veya ırk fark etmeksizin tüm yetişkinleri etkileyebilmektedir.

Vücut Yağ Oranı ve Hareketisiz Yaşamın Etkileri

Günümüzde yaygınlaşan sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı, kas kütlesinin azalmasına ve yağ kütlesinin artmasına neden olan temel faktördür. Tıbbi literatürde yüksek vücut yağı oranları şu şekilde tanımlanmıştır:

  • Erkeklerde: %20’nin üzeri
  • Kadınlarda: %30’un üzeri

Vücut Yağ Yüzdesi Nasıl Ölçülür?

Vücut yağ yüzdesini belirlemede en güvenilir yöntemlerden biri biyoelektriksel empedans cihazlarıdır. Bu teknoloji, vücut yağ oranını bir dakikadan kısa sürede analiz edebilmektedir. Geçmişte kullanılan manuel deri kalınlığı ölçümü yöntemi, hem daha fazla zaman alması hem de düşük güvenilirlik oranı nedeniyle günümüzde tercih edilmemektedir.

YöntemGüvenilirlikUygulama Süresi
Biyoelektriksel EmpedansYüksek< 1 Dakika
Manuel Deri Kalınlığı ÖlçümüDüşükUzun
İnfrared Lazer TeknolojisiÇok YüksekBirkaç Dakika

Bel Çevresi Ölçümünde Yeni Teknolojiler

Klasik mezura ile yapılan bel çevresi ölçümleri, obezite teşhisinde her zaman doğru sonuç vermemektedir. Kadınlarda 80 cm, erkeklerde ise 94 cm altındaki değerlere rağmen bireylerde obezite tespit edilebilmektedir. Bu durum, mezura ile yapılan yorumların tek başına yeterli olmadığını göstermektedir.

Japonya’da geliştirilen ve ülkemizde de kullanılmaya başlanan infrared lazer teknolojisi ile biyoelektriksel impedans prensiplerinin birleşimi, karın bölgesi ve iç organ çevresi yağlanmasını objektif olarak ölçebilmektedir. Özellikle 30 yaş üstü erkekler ve 35 yaş üstü kadınlar için kalp-damar hastalıkları riski taşıyan bu yağlanma türleri, yeni teknolojilerle zahmetsizce tespit edilerek uygun tedavi programları oluşturulmaktadır.

Karın Yağlanmasında AWT (Akustik Dalga Terapisi)

Karın bölgesindeki yerleşik yağlara yönelik geliştirilen AWT (Acoustic Wave Therapy) tedavisi, son yıllarda oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Bu yöntemde iki farklı akustik dalga tipi kullanılmaktadır:

  1. Planar Şok Dalgaları: Karın bölgesindeki yağ dokusunda 5 cm derinliğe kadar etki edebilmektedir.
  2. Radyal Dalgalar: Dokunun daha yüzeysel katmanlarında dolaşımı düzenlemektedir.

Bu teknolojik yaklaşımlar sayesinde, sadece kilo kontrolü değil, vücut kompozisyonunun detaylı analizi ve hedefe yönelik tedavi planlaması mümkün hale gelmiştir.

Uz. Dr. İsmail AĞAR

Etiketler

Kilo riski ve zararları tespitinde yeni yaklaşım

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. İsmail Ağar

Uzm. Dr. İsmail Ağar

Uz. Dr. İsmail Ağar 1961 Doğumlu. 1985 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi nörolöji klniğinde bir yıl süreli volanter hekim olarak çalıştı İstanbul Haydarpaşa Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Merkezi Araştırma Hastanesinde Eğitim ve araştırma görevlisi olarak Kardiovasküler Anestezi Yoğun Bakım ve Beslenme Uzmanlığı yaptı. Tıp fakültesi sonrasında Akupunktur, Mezoterapi ve Medikal Estetik dallarında çalışmaya başladı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.