Doktorsitesi.com

Kanser Tedavisi Sırasında Bulantı ve Kusma

Prof. Dr. Ayşegül Kargı
Prof. Dr. Ayşegül Kargı
31 Ocak 2025146 görüntülenme
Randevu Al
Kanser tedavisi, özellikle kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemler, vücuttaki hızlı bölünen hücreleri hedef alarak etki eder. Bu sırada vücutta hızlı bölünen normal hücrelerin de etkilenmesi beklenen bir durumdur. Bu yan etki, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir. Ancak her kemoterapi veya Radyoterapi alanda bulantı ve kusmaya yol açmayabilir. Bulantı, kusabileceğinizi düşündüğünüzde hissettiğiniz duygudur. Kusma ise mide içeriğinin ağızdan geri gelerek çıkarılmasıdır. Bulantı ve kusma, ilaçla kanser tedavisinin (kemoterapi) yaygın görülen yan etkileridir.
Kanser Tedavisi Sırasında Bulantı ve Kusma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kanser Tedavisinde Bulantı ve Kusma Yönetimi

Kanser tedavisi sürecinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi, hastaların bir kısmında bulantı ve kusma şikâyetlerine yol açabilmektedir. Ancak bu yan etkiler her hastada görülmez. Şikâyetlerin şiddeti ve görülme olasılığı; kullanılan ilacın tipine, dozuna, hastalığın evresine ve kişisel tedavi planına göre değişiklik gösterir. Genellikle tedaviden 1 veya 2 gün sonra başlayan bu semptomlar, uygun müdahalelerle kısa sürede kontrol altına alınabilir.

Bulantı ve Kusmanın Temel Nedenleri

Tedavi sürecinde ortaya çıkan sindirim sistemi hassasiyetlerinin arkasında birden fazla faktör bulunabilir. Bu faktörleri şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Kemoterapi İlaçlarının Etkisi: İlaçlar, mide ve bağırsaklardaki sinir uçlarını uyararak kusma merkezini tetikleyebilir.
  • Radyoterapi (Işın Tedavisi): Özellikle karın bölgesine uygulanan ışınlar, sindirim sistemi üzerinde doğrudan etkili olabilir.
  • Tümörün Konumu: Bazı tümörler beyindeki ilgili merkezleri etkileyerek bulantıya sebebiyet verebilir.
  • Yardımcı İlaçlar: Tedavi sürecinde kullanılan ağrı kesiciler gibi diğer ilaçların yan etkileri bulantıyı artırabilir.

Tıbbi Tedavi Yöntemleri ve İlaç Kullanımı

Bulantı ve kusma, günümüzde tıbbi yöntemlerle başarıyla yönetilebilen yan etkilerdir. Doktorunuz, semptomlar henüz başlamadan önleyici (profilaktik) ilaçlar reçete edebilir. Bu ilaçlar hap, iğne veya dil altı tablet formunda sunulabilir.

İlaç GrubuKullanım Amacı
Anti-emetiklerBulantı ve kusmayı doğrudan önlemek veya durdurmak için kullanılır.
SteroidlerBulantıyı azaltmanın yanı sıra vücuttaki iltihabı baskılamaya yardımcı olur.
BenzodiazepinlerKaygı ve anksiyeteyi azaltarak psikolojik kaynaklı bulantıyı hafifletir.

Beslenme Stratejileri ve Öneriler

Beslenme alışkanlıklarında yapılacak değişiklikler, mide hassasiyetini en aza indirmede kritik rol oynar. Küçük ve sık öğünler tüketmek, mide üzerindeki baskıyı azaltır. Günlük 3 ana öğün yerine, sindirimi kolay 5 veya 6 küçük öğün tercih edilmelidir.

Tüketilmesi Önerilen Hafif Gıdalar

  • Kraker, galeta, pirinç patlağı ve kızarmış ekmek
  • Haşlanmış veya fırınlanmış tavuk (kızartılmamış)
  • Sade makarna, yulaf ezmesi ve sade yoğurt
  • Et suyu çorbalar, muz ve açık çay

Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Sıvı Tüketimi: Dehidrasyonu (vücudun susuz kalmasını) önlemek için bol sıvı tüketilmelidir. İdrar renginin koyulaşması ve ağız kuruluğu susuzluk belirtisidir.
  • Sıcaklık ve Koku: Sıcak yemeklerin kokusu bulantıyı tetikleyebilir; bu nedenle soğuk veya oda sıcaklığında yiyecekler tercih edilmelidir.
  • Zamanlama: Tedavi sonrasında yemek yemek veya su içmek için en az 1 saat beklenmesi önerilir.

İlaç Dışı Destekleyici Yöntemler

Tıbbi tedaviye ek olarak, hastanın konforunu artıracak bazı alternatif yöntemler de mevcuttur:

  1. Aromaterapi: Lavanta veya zencefil kokularının rahatlatıcı etkisinden faydalanılabilir.
  2. Akupunktur: Bazı vakalarda bulantı şiddetini azalttığı gözlemlenmiştir.
  3. Psikolojik Destek: Süreçle başa çıkmak için uzman desteği veya grupları motivasyonu artırır.

Önemli Noktalar ve Erken Müdahale

Bulantıyı yönetmenin en etkili yolu, semptomlar başlamadan önlem almaktır. Kendinizi iyi hissetseniz dahi doktorunuzun verdiği koruyucu ilaçları düzenli kullanmalısınız. Eğer kemoterapiden sonraki 2 ila 4 gün boyunca şikâyetleriniz devam ediyorsa, evde kullanmanız için verilen ilaçlara aksatmadan devam etmeniz önemlidir.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; her hastanın tedavi planı kişiye özeldir. Şikâyetleriniz için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Etiketler

Kanser tedavisiİleri evre kanser tedavisiMemede kanser tedavisi nedir?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ayşegül Kargı

Prof. Dr. Ayşegül Kargı

Prof .Dr Ayşegül Kargı, Arhavi’de doğdu. İlk-orta ve lise eğitimini burada bitirdikten sonra Fırat Üniv. Tıp Fak başladığı üniversite eğitimini 1992’de Karadeniz Teknik Üniv. Tıp Fak. Bitirdi. 1994-99 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde İç hastalıkları, gene aynı Tıp Fakültesinde 2006-2009 arası Tıbbi Onkoloji Yan Dal Uzmanlığı eğitimi aldı. 
Denizli Devlet hastanesinde mecburi hizmetini  tamamlamıştır. Amerika 'da Boston eyaletinde Dana Farber Meme Kanser Merkezi  ve Massachusetde   Hastanesi'nde   Akciğer Kanseri Bölümlerinde  gözlemci olarak çalışmıştır
2010 yılında Doçent, 2021 yılında Antalya Bilim Üniversitesinden Profesörlük ünvanı aldı. 2012 yılından beri Medstar Antalya hastanesinde çalışmaktadır.
Evli ve bir çocuk annesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.