Kanser, en sık ölüme sebep olan hastalıklar içerisinde kardiyovasküler hastalıklardan sonra ikinci sırada yer alması nedeniyle, hem ülkemizde hem de dünyada büyük öneme sahiptir. Ölüme neden olması yanında, önlenebilir ve erken tanıda başarı sağlanabiliyor özellikte olması bu hastalığa karşı olan önemi artırmıştır. Ülkemizde, toplumun kanser ve kanserden korunma konusunda farkındalığını artırmak amacıyla 1-7 Nisan arası ''Ulusal Kanser Haftası'' olarak belirlenmiştir.

Hastalığın daha iyi yönetilebilmesi için, yaygınlığın belirlenmesi büyük öneme sahiptir. Son yıllarda, kanser kayıtlarının daha titizlikle tutulması, ülkemizdeki kanser yaygınlığı hakkında net bilgiler sunmaktadır. Yapılan çalışmalarda, kanserin en sık nedeni çevresel faktörlere bağlıdır. Bu çevresel faktörlerin de çoğunluğu değiştirilebilir özelliktedir. Toplumun bu faktörler hakkında yeterli ve doğru bilgileri edinmesi, hastalığın yaygınlığını azaltmayı sağlayacaktır. Tütün ürünlerinin kullanılması, enfeksiyonlar, alkol, sağlıksız beslenme ve obezite en önemli faktörlerdir.

Başarı oranı arttı

Son yıllarda kanser tedavisindeki gelişmeler, hastalığa karşı başarı oranımızı artırmıştır. Yaşam sürelerinde artma ve daha kaliteli tedavi seçenekleri sunmuştur. Bir kısım tedaviler maliyeti nedeniyle ülkemizde kısıtlı oranda kullanılmasına rağmen, ülkemizde her türlü tedavi uygulanabilmektedir. Hatta ülkemizin sağlık konusunda gelişmişliği, çevre coğrafyalara hizmet sunmayı sağlamıştır.

Kanser tanısı alan hastalar için en doğru tedavi seçeneği, bilimin ışığında, kanıta dayalı tıbbın uygulandığı onkoloji merkezleri olmalıdır. Bilimsel, kanıta dayalı tedavilerin dışında hiçbir yöntem asıl tedavi değildir. Beslenme ve yaşam tarzı ile ilgili bilgiler uzmanlarından alınmalıdır. Son yıllarda internet yoluyla bilgiye ulaşımın kolaylaşması, ne yazık ki yanlış ve eksik bilgilerin de topluma ulaşmasına neden olmaktadır. Hasta ve yakınlarının, internet yoluyla bilgiye ulaşmak yerine, onkoloji uzmanlarına başvurması gerekir.

Pandemi ile mücadelede aşılama çok önemli

Son 1 yıldır dünyada etkin olan Covid-19 pandemisi, kanser hastalarını da derinden etkilemiştir. Bağışıklık sisteminin zayıf olduğu bu hasta gruplarında büyük bir sorun olmuştur. Tedavilerde aksamalara sebep olmuştur. Fakat yine de biz onkoloji hekimleri tedavi sürecini büyük oranda kesintiye uğratmadan devam ettirmeyi başardık. Sadece kontrole gelmesi gereken hastalarda aksamalar oldu. Bu hasta gruplarının kontrol sürelerini geçirmeden hekimine başvurması önem arz etmektedir. Pandemi ile mücadelede aşılama büyük öneme sahiptir. Yapılan çalışmalarda kanser hastaları yer almamasına rağmen, daha önceki aşı deneyimlerimiz uygulanması planlanan aşıların kanser hastalarına güvenle uygulanabileceğini öngörmektedir. Buradan yola çıkarak, kanser tanısı aldıktan sonra aktif tedavisi tamamlanan ve kontrollere gelen hastaların aşı olmasında hiçbir sakınca yoktur. Aktif kemoterapi alan hastaların da aşı olmasında sakınca olmamakla beraber, aşının etkinliğinin düşük olabileceği düşünülmektedir.

Pandemi ile mücadelede aşılama büyük öneme sahiptir. Yapılan çalışmalarda kanser hastaları yer almamasına rağmen, daha önceki aşı deneyimlerimiz uygulanması planlanan aşıların kanser hastalarına güvenle uygulanabileceğini öngörmektedir. Buradan yola çıkarak, kanser tanısı aldıktan sonra aktif tedavisi tamamlanan ve kontrollere gelen hastaların aşı olmasında hiçbir sakınca yoktur. Aktif kemoterapi alan hastaların da aşı olmasında sakınca olmamakla beraber, aşının etkinliğinin düşük olabileceği düşünülmektedir.


Samsun Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!