Doktorsitesi.com

Kanser ağrısı ve tedavisi!

Prof. Dr. Kader Keskinbora
Prof. Dr. Kader Keskinbora
24 Haziran 20131466 görüntülenme
Randevu Al
Kanser ağrısı ve tedavisi!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kanser Ağrısı ve Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkileri

Kanser ağrısı, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve multidisipliner bir yaklaşım gerektiren karmaşık bir süreçtir. Kanser hastalarında ağrı görülme olasılığı erken dönemde %38 civarındayken, hastalığın ilerlemesiyle birlikte bu oran %85 seviyelerine kadar yükselmektedir. Bu durum, ağrı yönetiminin onkolojik tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu göstermektedir.

Kanser Ağrısının Temel Nedenleri

Kanserle ilişkili ağrılar farklı kaynaklardan köken alabilir. Bu ağrıların dağılımı ve nedenleri şu şekilde kategorize edilmektedir:

Ağrı NedeniGörülme OranıAçıklama
Tümör İnvazyonu ve Kompresyonu%85Tümörün doğrudan doku istilası veya baskısı.
Tedaviye Bağlı Nedenler%17Posttorakotomi, postmastektomi, kemoterapiye bağlı nöropati ve mukozit.
Hastalıkla İlgili Diğer Nedenler%9Herpes zoster, dekübitus (yatak yarası) ve konstipasyon.
Tümör Dışı Nedenler%9Migren ve diyabet gibi kanser dışı kronik rahatsızlıklar.

Kanser Ağrısı Türleri ve Karakteristik Özellikleri

Kanser hastalarında ağrı; somatik veya nöropatik karakterde olabileceği gibi, her iki türün bir arada görüldüğü mikst tablolarla da karşılaşılabilir. Örneğin; vertebral kemik metastazı olan bir hasta somatik nosiseptif ağrı yaşarken, aynı zamanda epidural veya spinal kord basısına bağlı olarak nöropatik ağrı çekebilir.

Kaçak Ağrı (Ani Alevlenmeler)

Kanser hastalarının yaklaşık 2/3’ünde görülen kaçak ağrısı, bazal ağrı kontrol altındayken aniden ortaya çıkan şiddetli ataklardır. Genellikle yutkunma, öksürme, hareket veya boşaltım fonksiyonları sırasında tetiklenir. Bu ağrılar kısa süreli ancak şiddetli olduğu için kontrolü zordur; bazal tedaviye ek olarak transdermal fentanil veya SC morfin gibi kısa etkili ilaçlarla müdahale edilmelidir.

DSÖ Basamak Prensibi ile Sistemik Analjezik Tedavi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kanser ağrısının yönetiminde basamak prensibini önermektedir. Tedavide temel amaç, doz titrasyonuna dikkat ederek stabil bir analjezi sağlamaktır.

  1. Hafif Şiddetli Ağrı: Nonopioid ilaçlar (NSAİİ, Parasetamol, Metamizol) tercih edilir.
  2. Orta Şiddetli Ağrı: Zayıf opioidler (Kodein, Tramadol formları) tedaviye eklenir.
  3. Şiddetli Ağrı: Kuvvetli opioidler (Oral morfin, Jurnista, Transdermal fentanil) kullanılır.

Tedaviye başlarken ilk 24-48 saat içinde kısa etkili opioidlerle günlük toplam doz belirlenmeli, ardından uzun salınımlı opioidler ile devam edilmelidir. Nöropatik komponent varlığında tedaviye mutlaka antikonvülzan ilaçlar dahil edilmelidir.

Girişimsel Ağrı Tedavisi Yöntemleri

Sistemik analjeziklerin yetersiz kaldığı veya tolere edilemeyen yan etkilerin geliştiği durumlarda girişimsel yöntemler devreye girmelidir. Başarılı bir sonuç için hasta, onkoloji uzmanı, algoloji uzmanı ve hasta yakını iş birliği içerisinde olmalıdır.

  • Nondestrüktif Yöntemler: İntraspinal (epidural/spinal) kateter ve port uygulamaları, pleksus analjezisi.
  • Destrüktif Yöntemler: Sempatik gangliona veya periferik sinire yönelik radyofrekans termokoagülasyon, alkol veya fenol uygulamaları (nörolitik bloklar).

Kanser ağrısı tedavisinde multidisipliner bir planlama, hastanın konforunu artırarak tedavi sürecine uyumunu kolaylaştıran en önemli unsurdur.

Etiketler

Kanser tedavisiKanser ağrısı ve tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kader Keskinbora

Prof. Dr. Kader Keskinbora

Prof. Dr.Kader Keskinbora, lisans öncesi eğitimlerinin ardından Marmara Üniversitesinde başladığı eğitimi başarıyla tamamlamıştır. İhtisasını ise İstanbul Üniversitesi'nde tamamlayarak Algoloji (Anestezi ve Reanimasyon) Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.