Doktorsitesi.com

Kalıcı Kalp Pili

Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı
Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı
22 Ocak 2016701 görüntülenme
Randevu Al
Kalıcı Kalp Pili
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kalıcı Kalp Piline Neden Gereksinim Duyulur?

Kalıcı kalp pili, kalbin doğal uyarı merkezi olan sinüs düğümünün yeterli hızda uyarı üretemediği veya ileti yollarında kesinti oluştuğu durumlarda hayati bir rol üstlenir. Kalp atışlarının aşırı yavaşlaması durumunda, vücudun ihtiyaç duyduğu normal hızdaki ritmi sağlamak amacıyla bu cihazlara başvurulur.

İleri teknoloji ürünü olan bu piller, kalbin çalışmasını sürekli olarak takip eder ve yalnızca ihtiyaç duyulduğunda devreye girer. Bazı modeller, hastanın fiziksel aktivitesine göre kalp hızını artırma yeteneğine de sahiptir. Bu sayede, düşük kalp hızına bağlı olarak gelişen aşağıdaki şikayetler ortadan kaldırılır:

  • Bayılma ve fenalık hissi
  • Baş dönmesi
  • Nefes darlığı
  • Yaşam kalitesinde düşüş

Kalıcı Kalp Pili Takılması İşlemi Nasıl Yapılır?

Kalıcı kalp pili uygulaması, genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilen cerrahi bir işlemdir. Göğüs bölgesindeki büyük toplardamarlar aracılığıyla, elektrod adı verilen ince teller kalbin kulakçık veya karıncıklarına yerleştirilir. Bu teller daha sonra cilt altına yerleştirilen bir jeneratöre bağlanır.

Operasyon süreci ve hastanede kalış süresiyle ilgili temel bilgiler şöyledir:

İşlem DetayıSüre / Bilgi
İşlem Süresi30 - 60 Dakika
Hastanede Yatış Süresi2 - 5 Gün
Anestezi TürüLokal Anestezi
Dikişlerin Alınması6 - 10 Gün Sonra

İşlemin Riskleri ve Olası Komplikasyonlar

Kalıcı kalp pili uygulaması küçük ölçekli bir cerrahi işlem olduğu için bazı komplikasyon riskleri barındırır. Ancak bu riskler oldukça düşüktür ve genellikle hayati tehlike arz etmez. Uygulama sırasında veya sonrasında karşılaşılabilecek durumlar şunlardır:

  • Akciğer zarının yırtılması veya damar girişinde kanama oluşması
  • Ritim bozuklukları
  • Nadiren yara yerinin enfeksiyon kapması (Bunu önlemek için koruyucu antibiyotik tedavisi uygulanır)
  • Uzun vadede toplardamarlarda tıkanıklık (Yüzde ve kollarda şişlik ile belirti verebilir)
  • Pil jeneratörünün veya kabloların cilt dışına çıkması (Nadir bir durumdur ve cerrahi onarım gerektirir)

İşlem Sonrası İyileşme ve Yaşam Tarzı

Operasyondan sonraki ilk 24 saat boyunca hastanın yataktan kalkmadan dinlenmesi gerekebilir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra, kalp pili hastanın yaşamında radikal bir değişikliğe neden olmaz. Ancak cihazı olumsuz etkileyebilecek çevresel faktörler ve davranışlar konusunda hekimin uyarılarına dikkat edilmelidir.

Pil Ömrü ve Kontroller

Kalıcı kalp pillerinin ortalama 5-6 yıl ömrü bulunmaktadır. Pil ömrü tükendiğinde, kalbe giden kablolara (tellere) dokunulmadan sadece cilt altındaki jeneratör değiştirilir.

Unutulmamalıdır ki, bu tedavi yöntemi yaşamsal öneme sahiptir ve mevcut tıbbi koşullarda kalıcı kalp pilinin yerini tutabilecek alternatif bir tedavi bulunmamaktadır. Hastaların, işlem sonrası belirlenen aralıklarla düzenli hekim kontrollerine gitmesi kritik önem taşır.

Etiketler

Kalıcı kalp pili takılması işlemi nasıl yapılır?Kalıcı kalp pili takılmasıKalıcı kalp piline neden gereksinim duyulur?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı

Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı

Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı, 1971 yılında Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Adana’da tamamlamasının ardından 1987 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başladı ve 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanını aldı. Dr. Kanadaşı, 1993 ile 1994 yılları arasında kısa bir dönem Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak yer aldı ve ardından Kardiyoloji ihtisasını 1994 ile 1999 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda tamamladı ve bu tarihten itibaren de aynı bölümde uzman doktor olarak görev almayı sürdürdü.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.