Doktorsitesi.com

Kalbimizi tanıyalım!

Prof. Dr. Hüseyin Oflaz
Prof. Dr. Hüseyin Oflaz
6 Şubat 2019193 görüntülenme
Randevu Al
Kalbimizi tanıyalım!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kalbin Anatomisi ve Çalışma Mekanizması

Kalp, göğüs kafesinin içinde, kabaca sol meme altında konumlanan, yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde ve 200-300 gram ağırlığında hayati bir organdır. Yapısal olarak dört odacıktan oluşan bu organ, vücudun kan dolaşımını sağlayan merkezi bir pompa görevi görür. Sağ tarafta iki, sol tarafta iki olmak üzere toplam dört odacıklı yapısı, kirli ve temiz kanın birbirine karışmadan dolaşımını sağlar.

Kalbin sağ tarafı vücuttan gelen kirli kanı toplayarak temizlenmesi için akciğerlere gönderir. Akciğerlerde oksijenle zenginleşen kan, kalbin sol tarafına döner ve buradan ana arter olan aorta vasıtasıyla tüm vücuda pompalanır. Bu hayati döngü, sağlıklı bir insanda günde yaklaşık 100.000 kez kusursuz bir düzenle tekrarlanmaktadır.

Kalbin Pompalama Kapasitesi ve Kalp Yetersizliği

Kalp, senkronize bir şekilde önce gevşeyerek kanla dolar, ardından kasılarak bu kanı vücuda ve akciğerlere pompalar. Bir gün içerisinde ortalama 7.500-8.000 litre kan pompalayan bu organ, her dakika vücuda 6-7 litre taze kan sağlar. Kalbin pompaladığı kan miktarındaki herhangi bir azalma, organların yeterli beslenememesine ve görevlerini yerine getirememesine neden olur.

Kalp yetersizliği, özellikle efor sırasında kasların artan kan ihtiyacının kalp tarafından karşılanamaması durumudur. Bu tablo neticesinde hastalarda şu belirtiler gözlemlenir:

  • Aşırı halsizlik ve çabuk yorulma
  • Sürekli bitkinlik hissi
  • Yürüme ve fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı

Kalbin Elektriksel Sistemi ve Ritim Düzeni

Kalp, kendi elektriksel uyarılarını üreten sinüs düğümü adlı otomatik bir merkeze sahiptir. Bu merkezden çıkan uyarılar, özel bir kablo sistemine benzeyen yollarla önce kulakçıklara, ardından karıncıklara ulaşarak kasılmayı tetikler. Kalbin normal atım hızı dakikada 60 ile 100 arasındadır.

DurumTanımBelirtiler
Taşikardi (Hızlı Atım)Dakikada 100 atım üzeriÇarpıntı hissi, nefes darlığı
Bradikardi (Yavaş Atım)Dakikada 60 atım altıBaş dönmesi, halsizlik, bayılma

Efor, heyecan veya hastalık durumlarında kalbin hızlanması fizyolojik bir tepkiyken; dinlenme anında hızın düşmesi normaldir. Ancak kontrolsüz hızlanmalarda ablasyon veya ilaç tedavisi, aşırı yavaşlamalarda ise kalp pili uygulaması gerekebilir.

Koroner Arterler ve Kalp Krizi Riski

Kalp kasını besleyen ve yüzeyinden geçen damarlara koroner arterler denir. Sağda bir, solda ise ana damardan ayrılan iki kol olmak üzere toplam üç ana damar sistemi mevcuttur. Bu damarlar, bir tarlayı sulayan kanallar gibi kalp kasının derinliklerine inerek dokuyu besler.

Kalp krizi, bu hayati damarların tıkanması sonucu kalbe oksijen gidememesi durumudur. Tıkanmaya yol açan temel risk faktörleri şunlardır:

  • Şeker hastalığı (Diyabet) ve yüksek tansiyon (Hipertansiyon)
  • Sigara kullanımı ve yüksek kolesterol
  • Obezite ve hareketsiz yaşam tarzı
  • Genetik yatkınlık ve ilerleyen yaş

Erken Teşhisin Önemi ve Uyarıcı Belirtiler

Kalp, diğer organlara kıyasla dört kat daha fazla oksijen ve enerji tüketir. Bu nedenle koroner damarlardaki daralmalar hayati risk taşır. Kalp krizi genellikle aniden gelişen bir durumdur ve çoğu zaman önceden belirti vermeyebilir. Özellikle aşağıdaki semptomlar yaşandığında vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır:

  1. Şiddetli göğüs ağrısı
  2. Kronik nefes darlığı
  3. Açıklanamayan bayılma ve baş dönmesi atakları
  4. Aşırı yorgunluk ve bitkinlik hali

Erken müdahale edilmeyen kalp damar darlıkları ve ritim bozuklukları, ilerleyen süreçte tedavisi mümkün olmayan kalıcı hasarlara ve kalp yetersizliğine yol açabilir.

Etiketler

KalpKalp sağlığıkalbimizkalp nasıl korunurkalbinizkalp sağlığınızkalbi korumakkalp sağlığınızı nasıl korursunuz

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hüseyin Oflaz

Prof. Dr. Hüseyin Oflaz

1993 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. 1998 yılında İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamlamıştır ve aynı görev yerinde Başasistan, uzman, olarak çalışmaya devam etmiştir. 2004 yılında İstanbul Tıp Fakültesinde Kardioloji Doçenti ve 2009 yılında da aynı Fakültede Profesör olmuştur. 2009 yılından bu yana profesör olarak çalışmaktadır .
Özellikle ilgilendiği alanlar kalp krizleri, kalp damarı tıkanıkları, koroner anjiografi ve stent uygulaması, hipertansiyon, ritm bozukluğu ve kalp yetersizliğidir. Uluslararası ve ulusal dergilerde yayınlanmış çeşitli bilimsel makaleleri vardır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.