Anormal rahim kanamaları adetin 7 günden fazla sürmesi ve yaklaşık 80ml üzerinde kan kaybı olarak tanımlanır. Ayrıca her 3 saatten daha fazla sıklıkta değiştirilen ped sayısı mevcuttur. Adet aralıkları 20günden az ya da 35 günden daha uzun olabildiği gibi lekelenme tarzında ara kanamalarda oluşabilir. Bu tip kanamalar kadınlarda %30 ile %50 olasılıkla görülmektedir. Fazla kanama yaşayan kişilerde kan değerleri giderek düşer. Saç dökülmesi, tırnaklarda kırılma, çabuk yorulma, halsizlik, çarpıntı ve baş dönmeleriyle seyreden anemi oluşur.

Kanama nedenleri yaş ve hormonal duruma göre değişkenlik gösterir. Çocukluk döneminde en sık neden vaginadan gelen kötü kokulu, koyu renkli akıntılar ve kaşıntı oluşturabilen rahim dışı enfeksiyonlardır. Ayrıca tümoral gelişimler, geçirilen kazalar ve cinsel taciz de neden olabilir. İlk adet görüldükten sonra adolesan dönemde (10-18yaş) hormon sisteminin olgunlaşmamasına bağlı anormal kanamaları görebiliriz.. Bu dönemde kandaki pıhtılaşma faktörlerindeki problemlerde kanama yaratabilir. Gebelik, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve cinsel istismar bu yaş grubunda da düşünülmelidir. Bu dönemde ayrıca Polikistik Over Sendromu ve böbrek üstü bezlerinin fazla çalışmasıyla oluşan Kongenital Adrenal Hiperplazi de adet düzensizlikleri yaratabilir. Bu durum üreme çağındaki kadınları da etkiler. Rastlanılan belirtiler; adetlerde gecikme, yumurtlama olmamasına bağlı olarak devam eden östrojen etkisi nedeniyle rahim içinin kalınlaşması ve buna bağlı anormal kanamaların görülmesi (disfonksiyanal kanama), tüylenmede artış, ciltte yaygın sivilcelenme ve kilo artışıdır. Disfonksiyonal kanamaların en sık görüldüğü dönem ilk adetten sonra ve menapoz öncesidir. Bu durum zamanla rahim içi zarı denilen endometriumu kalınlaştırarak hiperplazi , endometrium kanseri ve uterus sarkomu gibi tümoral oluşumlara neden olabilir. Ayrıca üreme çağındaki kadınlarda yumurtlama bozulduğu için gebelik olmamasına (infertilite) yol açabilir.

Birçok kadın adetlerindeki dengesizliği yaşadığı strese, kullandığı haplara yada mevsim değişikliğine bağlayabilir . Oysaki olgun bir kadında anormal kanamaların pek çok sebebi vardır; gebelik, (düşük tehlikesi, dış gebelik, mol üzüm gebeliği ) genital bölgedeki infeksiyonlar(vaginit, rahim ağzı iltihabı,rahim ağzı kanser öncesi lezyonları,rahim içi ve tüplerdeki infeksiyonlar), tümöral gelişimler (yumurtalık kistleri, rahim ağzı kanseri, myom, polip, adenomiosiz vb.), sistemik hastalıklar(böbrek, karaciğer, troid hastalıkları) ve korunma yöntemleridir (rahim içi araç, doğum kontrol hapları, iğneleri) . Ayrıca prolaktin ( süt )hormonunun yükselmesine bağlı olarak bu tip kanamaları görebiliriz.

Menapoz öncesindeki dönemde yine hormon sisteminin fonksiyon bozukluğu, selim ya da habis tümörler kanamaları oluşturabilir. Ayrıca meme kanseri geçiren bazı kadınlarda kullanılan ilaç tedavileri (tamoksifen) de kanama yapabilmektedir. Menapoz için verilen hormon replasman tedavisi düzensiz kanamalar yaratabilir. Menapoz sonrası görülen kanamalarda ise endometrium kanseri önem taşır.

Anormal kanamaların kadınlardaki en sık belirtileri uzamış ve artmış kanamalar dışında ilişki sonrası kanama, sık idrara çıkma, idrar kaçırma, koyu renkli kokulu vaginal akıntılar, kaşıntı, gögüslerde hassasiyet, süt gelmesi ve karın alt bölgesinde bulunan pelvik ağrılardır.

Kanama sebepleri için kullanılan tanı yöntemlerinde ultrasonoğrafi (salin infizyon, renkli doppler), pap smear testi, vaginal kültür, kan testleri( gebelik,pıhtılaşma faktörleri, kan sayımı, hormon testleri), rahim içinden biopsi alınması, histereskopi sayılabilir. Özellikle 35yaşından sonra görülen kanamalarda rahim içindeki habis gelişimleri saptamak için mutlaka endometrial biopsi işlemi yapılmalıdır.

Anormal uterus kanamaların tedavisi nedenine göre değişir. Hormonal değişime bağlı sebepler varsa ilaç tedavisi uygulanır (doğum kontrol hapları, iğneleri, non steroid antienflamatuar gibi kuvvetli ağrı kesiciler, pıhtılaşma problemine bağlı nedenlerde kullanılan traneksamik asit, hormon içeren rahim içi araçlar). Akut (aniden başlayan) kanamalarda rahim içerisindeki dokunun küretaj ile alınması gerekebilir. Yapısal problemler varlığında (tümör, polip, kist, myom gibi) ve ilaca yanıt alınamayan durumlarda cerrahi tedavi uygulanır.

Bir kadının tüm ömrü boyunca farklı zamanlarda pek çok nedenlerden oluşan anormal kanamalar kolayca tedavi edilebildiği gibi, sebep olan önemli hastalıkların, erken tanısı konulduğunda hayat kurtarıcı olmaktadır. Bu yüzden bu tip kanamaları mevcut olan kadınlarımız en kısa zamanda doktor kontrolünden geçmelidir.

JİN.OP.DR.HACER İPEK


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!