Joker Filmi Psikolojik Analiz- psikopat/antisosyal kişilik bozukluğu

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Joker’in Psikolojik Analizi ve Nörolojik Temelleri
Arthur Fleck, namıdiğer Joker, çocukluğundan itibaren gerçek duygularıyla örtüşmeyen abartılı bir gülme davranışı sergilemektedir. Bu durum literatürde psödobulbar etki olarak tanımlanan, beyin hasarı kaynaklı bir bozukluktur. Bu rahatsızlık; kişinin mevcut durumuyla ilgisiz şekilde abartılı ağlama, gülme veya öfke nöbetleri geçirmesiyle karakterizedir. Arthur’un çocukluk döneminde yaşadığı kafa travması, bu nörolojik tablonun temel nedeni olarak değerlendirilmektedir.
Psikoz, Delüzyonlar ve Gerçeklik Algısı
Arthur’un beyin hasarına bağlı olarak geliştiği düşünülen psikotik belirtileri mevcuttur. Özellikle komşusu olan kadınla ilgili kurduğu delüzyonel (sanrısal) bağ, karakterin gerçeklikten kopuşunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Kadınla bir ilişki yaşadığına dair inancı, filmin ilerleyen sahnelerinde tamamen bir kurgudan ibaret olduğu anlaşılan görsel halüsinasyonlar ile desteklenmektedir.
Joker’in şizofreni kriterleri açısından değerlendirilmesi şu noktaları içermektedir:
- Gerçek ve gerçek dışı olguları ayırt etmede yaşanan kronik güçlük.
- Murray Franklin şovuna dair zihinsel kurgular ve fantezilere olan sarsılmaz inanç.
- Zaman zaman gözlemlenen çocuksu hareketler ve uygunsuz, tuhaf duruş şekli.
- Belirgin bir düzensiz motor hareket veya konuşma bozukluğu olmasa da sosyal uyumsuzluk.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu ve Psikopati Belirtileri
Arthur Fleck’in davranış örüntüleri, antisosyal kişilik bozukluğu ve psikopati spektrumunda değerlendirilebilecek pek çok kriteri karşılamaktadır. Karakterin dürtüselliği ve geleceği planlama konusundaki başarısızlığı, işlediği cinayetlerde net bir şekilde görülmektedir. Örneğin, eski iş arkadaşını öldürmek için bir planı yokken, onu gördüğü anda dürtüsel bir kararla eyleme geçmektedir.
| Davranış Biçimi | Psikolojik Karşılığı |
|---|---|
| Pişmanlık duymama | Empati eksikliği ve Psikopati |
| Hastane görevlisini kandırma | Manipülasyon ve Kendi çıkarına kullanma |
| Polisten kaçmak için önlem almama | Geleceği planlama yetersizliği |
| Metro ve Murray cinayetleri | Antisosyal davranış örüntüsü |
Narsisizm: Büyüklenmeci ve Kırılgan Yapı
Annesinin narsistik kişilik bozukluğu tanısı olması, Arthur’un da benzer özellikler taşıyıp taşımadığı sorusunu akıllara getirmektedir. Arthur’un ünlü bir komedyen olma hayali ve televizyona çıkma arzusu, büyüklenmeci düşünceler olarak nitelendirilebilir. Ancak gerçekte komedi yeteneği olmayan Arthur, başkalarının şakalarını not ederek bir kimlik oluşturmaya çalışmaktadır.
Arthur, eleştiriye karşı aşırı duyarlıdır ve beğenilme arzusu içindedir. Kendini beğenmiş bir tutum sergilemekten ziyade; içe dönük, karamsar ve çekingen halleriyle kırılgan narsisizm özelliklerini yansıtmaktadır. Bu yapı, beklentileri karşılanmadığında (Murray şovda olduğu gibi) yerini yoğun bir öfkeye bırakmaktadır.
Şema Terapi Modları ve Çocukluk Travmaları
Joker’in ileri düzeydeki patolojisini anlamak için Şema Terapi modelindeki erken dönem uyumsuz şemalarına bakmak gerekir. Arthur, çocukluk döneminde evlat edinilmiş, ihmal edilmiş ve fiziksel istismara maruz kalmıştır. Annesinin ona "Happy" (Mutlu) ismini takması ve onu başkalarını mutlu etmekle görevlendirmesi, Arthur’un kendi duygularını yok saymasına neden olmuştur.
Karakterin sergilediği temel şema modları şunlardır:
- Terk Edilmiş ve Kötüye Kullanılmış Çocuk Modu: Reddedilme anlarında yaşanan yoğun duygusal acı ve yalnızlık.
- Kızgın Çocuk Modu: Çevresine ve kendisine yönelik zarar verici davranışların kaynağı.
- Zorbalık ve Saldırı Modu: Çaresizlik hissiyle baş etmek için geliştirdiği savunma mekanizması.
- Uyumlu Teslimci Modu: Çocuklukta cezalandırılmamak için duygularını bastırmayı öğrenmesi.
Terapötik Yaklaşım Önerisi
Böylesine karmaşık bir vakada, öncelikle hastanede yatarak psikiyatrik tedavi uygulanması elzemdir. Psikoterapide ise uyumsuz şemaların yerine Sağlıklı Yetişkin Modu'nun inşa edilmesi hedeflenmelidir. Terapistin, Arthur’un "yalnız çocuk" tarafına temas etmesi ve empatik yüzleşme yoluyla aşırı telafi mekanizmalarını (saldırganlık gibi) dengelemesi yararlı bir yaklaşım olacaktır.
Kaynakça
- Hacıoğlu, M. B. (2019). Kişiler arası bağımlılık eğilimi ile kırılgan ve büyüklenmeci narsistik kişilik özellikleri: şema terapi modelinde bir inceleme (Doctoral dissertation).
- Ertürk, İ. Ş., & Kaynar, G. Kişilik Bozukluklarında Şema Terapi Yaklaşımı.
- Oruçlular, Y. (2016). Sınırda Kişilik Bozukluğu’nun Nedeni ve Sonucu Olarak Kişilerarası Travma: Gözden Geçirmeye Dayalı Bir Model Önerisi. Türk Psikoloji Yazıları, 19(37), 76-88.
- Çıkrıkçılı U. (2018). Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tanısı Almış Cinayet Hükümlülerinde Karar Verme, Duygu Tanıma Davranışlarının Psikopati Açısından İncelenmesi ve Sağlıklı Kontroller ile Karşılaştırılması. Yüksek lisans tezi




