Doktorsitesi.com

İNSÜLİN DİRENCİ VE METOBOLİZMA

Uzm. Dr. Şükran Öztürk
Uzm. Dr. Şükran Öztürk
1 Şubat 2021187 görüntülenme
Randevu Al
İNSÜLİN DİRENCİ VE METOBOLİZMA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin direnci (İD), vücut dolaşımında yeterli miktarda insülin hormonu bulunmasına rağmen, bu hormonun hücreler üzerinde beklenen biyolojik etkilerini gösterememesi durumudur. İnsülin; başta kan şekeri düzenlenmesi olmak üzere büyüme ve gelişme, yağ metabolizması ve protein metabolizmasının kontrolünde hayati roller üstlenir.

Günümüzde dünya genelinde görülme sıklığı hızla artan Tip 2 diyabetin gelişiminde insülin direnci kilit bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, hastalığın vücuda vereceği zararlardan korunmak ve diyabetin ortaya çıkışını geciktirmek için insülin direncinin erken dönemde tanımlanması ve tedavi planının oluşturulması kritik öneme sahiptir.

İnsülin Direncinin Görüldüğü Durumlar

İnsülin direnci farklı fizyolojik süreçlerde, metabolik hastalıklarda veya ilaç kullanımlarına bağlı olarak gelişebilir:

  • Fizyolojik Durumlar: Ergenlik, gebelik, yaşlılık ve fiziksel inaktivite.
  • Metabolik Hastalıklar: Tip 2 diyabet, obezite, hipertansiyon, aterosklerotik kardiyovasküler hastalıklar, polikistik over sendromu (ovaryal disfonksiyon) ve kolesterol metabolizma bozuklukları.
  • İlaç Kullanımı: Kortikosteroidler, bazı oral kontraseptifler (doğum kontrol hapları) ve diüretikler.

İnsülin Direnci Belirtileri ve Riskleri

Uzun süre devam eden insülin direnci; hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar ve başta kolon, meme ve endometrial kanserler olmak üzere bazı malignitelerin gelişimine zemin hazırlayabilir.

Önemli bir ayrım olarak; obezite insülin direncinin en büyük nedeni olarak tanımlanmaktadır. Ancak yaygın kanının aksine, insülin direnci doğrudan obeziteye yol açmaz; aksine obezite, insülin direncinin en sık karşılaşılan tetikleyicisidir.

Metabolik Sendrom ve Tanı Kriterleri

Metabolik sendrom, abdominal obezite ve/veya insülin direnci ile ilişkili kardiyometabolik risk faktörlerinin bir arada bulunmasıdır. Bu sendromun teşhisinde kullanılan temel kriterler şunlardır:

KriterTanı Değerleri
Abdominal Obezite (NCEP)Bel çevresi kadında >88 cm, erkekte >102 cm
Abdominal Obezite (IDF)Bel çevresi kadında >80 cm, erkekte >94 cm
Hipertansiyon130/85 mmHg ve üzeri veya ilaç kullanımı
HiperglisemiAçlık Kan Şekeri (AKŞ) ≥100 mg/dl veya ilaç kullanımı
Trigliserid≥150 mg/dl veya ilaç kullanımı
HDL KolesterolKadında <50 mg/dl, erkekte <40 mg/dl veya ilaç kullanımı

İnsülin Direnci Tanı Testleri

Klinik değerlendirmede insülin direncini saptamak amacıyla kullanılan başlıca tanı testleri şunlardır:

  1. Açlık insülin düzeyi
  2. Açlık insülin / Açlık glukoz oranı
  3. HOMA-IR (Homeostasis Model Assessment)
  4. OGTT (Oral Glukoz Tolerans Testi)

İnsülin Direnci Tedavi Yöntemleri

İnsülin direnci, multidisipliner bir yaklaşım ve doktor-hasta uyumu ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Tedavi süreci temel olarak şu başlıkları kapsar:

Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Beslenme

Tedavinin en temel taşı yaşam tarzını düzenlemektir. Bu kapsamda beslenme tedavisi şu ilkeleri içermelidir:

  • Karbonhidrat ve yağ alımının kısıtlanması.
  • Fruktoz içeren mısır şurubundan kesinlikle kaçınılması.
  • Probiyotik desteği ve sağlıklı kilo kaybının hedeflenmesi.

Egzersiz ve Fiziksel Aktivite

İnsülin duyarlılığını artırmak için düzenli egzersiz şarttır. Haftada 4-5 gün, günlük ortalama 35-40 dakika süren fiziksel aktiviteler önerilmektedir.

Farmakoterapi (İlaç Tedavisi)

İlaç tedavisinde başta Metformin olmak üzere, insülin rezistansına yönelik kademeli olarak kullanılan çeşitli farmakolojik ajanlar mevcuttur. Tüm ilaç tedavileri mutlaka doktor kontrolünde takip edilmeli ve sürdürülmelidir.

Etiketler

Diyabet oluşumuMetabolizma hızıİnsulin dengesi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Şükran Öztürk

Uzm. Dr. Şükran Öztürk

Uzm. Dr. Şükran Öztürk, İstanbul doğumludur. Lisans öncesi eğitimlerini başarı ile tamamladıktan sonra 2000 yılında  İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden 
mezun olup Tıp Doktoru unvanını almıştır. İhtisasını ise 2007 yılında  İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde İç Hastalıkları Uzmanı olarak tamamlamıştır.
Mecburi hizmetini tamamladığı Hatay Antakya İlçe Hastanesi sonrasında Antakya Devlet Hastanesinde uzman olarak çalışmıştır. İstanbul Özel Yunus Emre Hastanesinde 
6 yıl hızmet vermiştir. Ulusal İç Hastalıkları, Ulusal Kardiyoloji, Ulusal Diyabet, Cerrahpaşa günleri sertifikalarına sahiptir.

U

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.