Doktorsitesi.com

HİPERALDESTERONİZMİN TEDAVİSİNDE NÖRALTERAPİNİN YERİ

Dr. Rana Ecevit
Dr. Rana Ecevit
8 Ağustos 2024189 görüntülenme
Randevu Al
  • Hiperaldosteronizm, böbrek üstü bezlerinin aşırı aldesteron üretmesiyle oluşan ve dirençli hipertansiyon ile potasyum düşüklüğüne yol açan ciddi bir metabolik bozukluktur.
  • 32 yaşındaki bir kadın hastada görülen dirençli hipertansiyon ve hormonal dengesizlikler, cerrahi izler ile psikososyal stres faktörlerinin bozucu alan etkisiyle ilişkilendirilmiştir.
  • Nöralterapi ve bütüncül tedavi protokolü sayesinde hastanın aldesteron seviyeleri normale dönmüş ve ilaç bağımlılığı sona ererek tam iyileşme sağlanmıştır.
HİPERALDESTERONİZMİN TEDAVİSİNDE NÖRALTERAPİNİN YERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hiperaldosteronizm Nedir? Tanımı ve Türleri

Hiperaldosteronizm, adrenal bezlerin (böbrek üstü bezleri) aşırı miktarda aldesteron hormonu üretmesi sonucunda ortaya çıkan ciddi bir metabolik bozukluktur. Bu durum, vücudun sodyum, potasyum ve su dengesini bozarak çeşitli sistemik sorunlara yol açar.

Klinik olarak bu hastalık iki ana grupta incelenmektedir:

  • Primer Hiperaldosteronizm: Vakaların %75-80'i sürrenal bezdeki bir adenomdan (Conn Sendromu) kaynaklanmaktadır.
  • Sekonder Hiperaldosteronizm: Renin-anjiyotensin-aldesteron sistemine bağlı olarak gelişen; hiponatremi ve hipovolemi gibi fonksiyonel durumlarda ortaya çıkan tablodur.

Hiperaldosteronizm Belirtileri ve Tanı Kriterleri

Primer hiperaldosteronizm tablosunda hastalar genellikle hipertansiyon, hipoksi, oligüri (idrar miktarında azalma), takipne ve ileri derecede kas güçsüzlüğü şikayetleri ile başvururlar. Tanı sürecinde laboratuvar bulguları hayati önem taşımaktadır.

Laboratuvar analizlerinde tipik olarak düşük plazma renin seviyeleri, artmış aldesteron seviyeleri ve kas güçsüzlüğünün temel nedeni olan tehlikeli boyutta hipokalemi (potasyum düşüklüğü) gözlemlenir. Standart tedavide adenomun cerrahi olarak çıkarılması, antihipertansif ilaçlar ve elektrolit dengesinin düzenlenmesi için spironolakton kullanımı tercih edilmektedir.

Klinik Olgu Sunumu: 32 Yaşında Kadın Hasta

Merkezimize başvuran 32 yaşındaki kadın hasta, 7 yıllık evli olup son 3 yıldır (doğumla birlikte başlayan) dirençli hipertansiyon, ellerde uyuşukluk, baş ağrısı, kusma, halsizlik ve aşırı sinirlilik şikayetleri bildirilmiştir. Hastanın anamnezinde, evliliğinin başından itibaren aile içi çatışmalar ve dışlanma hissi gibi psikososyal stres faktörlerinin varlığı dikkat çekmektedir.

Hastanın Özgeçmişi ve Tıbbi Geçmişi

Hastanın jinekolojik ve cerrahi geçmişi şu şekildedir:

  • Gebelik Öyküsü: İlk gebelik düşük, ikinci gebelik küretaj, üçüncü gebelik zorlu travay sonrası SCA (Sezaryen) ve dördüncü gebelik tıbbi öneri ile küretaj.
  • Hipertansiyon: Postpartum dönemde tansiyon değerleri 250/140 mmHg seviyelerine kadar yükselmiştir.
  • Cerrahi Müdahaleler: Kulak kesisi, sternumda lipomektomi ve gömülü diş operasyonları (18, 28, 38, 48 nolu dişler).
  • İlaç Kullanımı: Aldactone 25 mg (2x2) ve Norvasc 10 mg (1x1).

Fizik Muayene ve Laboratuvar Bulguları

Muayene sırasında SCA skarı, kulak ve sternum bölgelerinde operasyon izleri tespit edilmiştir. Palpasyonda Addler-Langer C3 bilateral (+) hassasiyeti ve Kibbler cilt kaydırma testinde T9-10 ile T12-L2 seviyelerinde bloklar saptanmıştır. Başlangıç laboratuvar değerleri şöyledir:

  • Aldesteron: 374 pg/ml (Referans: 70-300)
  • Kortizol: 461 nmol/L (Referans: 198-800)

Uygulanan Nöralterapi ve Bütüncül Tedavi Protokolü

Hastaya bütüncül bir yaklaşımla Nöralterapi, Manyetik Alan Tedavisi, Kolon Hidroterapi ve bağırsak florası düzenlemesi uygulanmıştır. 12 seanslık tedavi planı şu şekilde organize edilmiştir:

  • 1, 3, 5, 7, 9 ve 11. Seanslar: Hormonal eksen (hipofiz-tiroid-flx. uterovaginalis), tonsil, T9-L2, L4, S1-4 quaddl, SCA ve kanalis sakralis uygulamaları.
  • 2, 4, 6, 8, 10 ve 12. Seanslar: T9-L2, L4, S1-4 quaddl, ganglion çölyakum (bilateral), SCA, umblikus, aşı/skar izleri ve diş bölgelerine nöralterapi.

Tedavi sırasında yapılan ganglion çölyakum enjeksiyonu sonrası hastada görülen şiddetli ağlama ve öfke krizleri, flaş fenomeni olarak değerlendirilmiştir. Bu durum, bağırsakların ve uterusun birer bozucu alan olduğunu doğrulamıştır.

Tedavi Sonuçları ve Takip Süreci

6 aylık takip sürecinde hastanın aldesteron ve kortizol seviyelerindeki değişim aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

Takip SüreciAldesteron (pg/ml)Kortizol (nmol/L)
Başlangıç374461
1. Ay300521.45
2. Ay228267.6
4. Ay210193.13
6. Ay200267.6

Sonuç: Nöralterapinin Regülasyon Tedavisindeki Gücü

Nöralterapi, vücudun kendi kendini düzenleme mekanizmalarını aktive eden oldukça etkili bir regülasyon tedavisi yöntemidir. Hiperaldosteronizm gibi etiyolojisi karmaşık hastalıklarda nöralterapi yaklaşımı, hastayı ömür boyu ilaç bağımlılığından kurtarabilir. Bu vaka, nöralterapinin hastanın kendi deyimiyle "ikinci bir hayata merhaba" demesini sağlayan güçlü bir tedavi seçeneği olduğunu kanıtlamıştır.

Etiketler

Gebelikte hipertansiyonBöbrek ve hipertansiyonHiperaldesteronizm

Yazar Hakkında

Dr. Rana Ecevit

Dr. Rana Ecevit

Dr. Rana Ecevit, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1994 yılında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi ' nden mezun olmıştur. 1997 ve 2006 yılları arasında Konya’da çeşitli Sağlık Ocaklarında ve Kadın Doğum ve Çocuk Bakım Hastanesi’nde görev yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.