Doktorsitesi.com

Hemen Her Şey İçin Kaygılı mısınız?

Uzm. Dr. Aynil Yenel
Uzm. Dr. Aynil Yenel
14 Nisan 2016250 görüntülenme
Randevu Al
Hemen Her Şey İçin Kaygılı mısınız?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB), kişinin her an kötü bir olay yaşayacağı, olumsuz bir haber alacağı veya kendisinin ve yakınlarının başına bir felaket geleceği endişesiyle seyreden bir bunaltı duygusudur. Kaygı, aslında yaşamın normal bir parçasıdır ve sınav, sağlık, finansal durum veya ailevi sorumluluklar gibi konularda herkes zaman zaman endişe duyabilir. Ancak bu kaygı hali, kişinin günlük aktivitelerini aksatacak seviyeye ulaştığında tıbbi bir problem haline gelir ve mutlaka tedavi edilmelidir.

Kaygının Fizyolojik Temelleri: Savaş ya da Kaç Refleksi

Kaygı durumu, doğadaki canlılarda görülen "savaş ya da kaç" refleksi ile benzerlik gösterir. Kişi, zihninde yaşamsal bir tehlike algıladığında otonom sinir sistemi aktifleşerek vücudu savunmaya hazırlar. Bu süreçte beyin ve beden eş zamanlı çalışır; belirtiler en net şekilde fiziksel yollarla hissedilir.

Kaygı anında vücutta meydana gelen değişimler şunlardır:

  • Dolaşım ve solunumun hızlanması
  • Kas gerginliği ve titreme
  • Nefes darlığı ve çarpıntı hissi
  • Ellerde ve ayaklarda üşüme
  • Ağız kuruması, bulantı ve midede şişkinlik

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Yaygın Anksiyete Bozukluğu olan bireylerde sürekli, aşırı ve durumla uyumlu olmayan bir endişe hali hakimdir. Bu kişiler, her durumda olası en kötü senaryoyu düşünürler ve olayların kendi denetimlerinin dışında olduğuna inanırlar. Tanı konulabilmesi için bu denetlenemez endişe halinin en az altı ay boyunca hemen her gün sürmesi gerekir.

Psikolojik ve Zihinsel Belirtiler

  • Sürekli felaket senaryoları kurma
  • Endişeleri denetleyememe ve sakinleşememe
  • Çevresi tarafından "aşırı evhamlı" olarak tanınma
  • Dikkat bozukluğu ve konsantrasyon güçlüğü
  • En ufak sesle kolayca irkilme

Fiziksel Belirtiler

  • Nedensiz yorgunluk ve bitkinlik
  • Uykuya dalamama ve gece sık uyanma
  • Baş ağrısı ve yaygın kas ağrıları
  • Yutma güçlüğü, terleme ve tahammülsüzlük

YAB Neden Olur ve Kimlerde Görülür?

Yaygın Anksiyete Bozukluğu'nun gelişiminde tek bir nedenden bahsetmek mümkün değildir. Araştırmalar, bu rahatsızlığın oluşumunda birden fazla faktörün etkileşim içinde olduğunu göstermektedir:

Faktör GrubuEtkisi
GenetikKalıtımsal yatkınlıklar önemli bir rol oynar.
NörokimyaBeyin kimyasındaki (nörotransmitter) değişiklikler etkilidir.
PsikososyalÇocukluk dönemi deneyimleri ve kişilik özellikleri belirleyicidir.
ÇevreselStresli yaşam olayları hastalığı tetikler veya alevlendirir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve Panik Bozukluk Arasındaki Fark

Bu rahatsızlığın "yaygın" olarak adlandırılmasının temel sebebi, kaygının belirli bir yer, zaman veya duruma bağlı olmaksızın hemen her durumda ortaya çıkmasıdır. Bu yönüyle, belirli ataklarla seyreden panik bozukluktan ayrılır.

İstatistiksel Veriler:

  • YAB'ın yaşam boyu görülme sıklığı %5-6 civarındadır.
  • Genellikle çocukluk ve genç erişkinlik dönemleri arasında sinsi bir şekilde başlar.
  • Yaş ilerledikçe kaygı duyarlılığı artabilir; bu nedenle YAB, yaşlılıkta en sık görülen anksiyete bozukluğu türüdür.

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Aynil Yenel

Uzm. Dr. Aynil Yenel

Uzm. Dr. Aynil YENEL, psikiyatri ihtisasını Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden tamamlamasının ardından bir süre Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde klinik idari sorumlusu olarak görev almış ve burada ''Kişiler-Arası İletişim'' dersleri vermiş, sahaya çıkacak sağlık profesyonellerine uzun yıllar eğitimler gerçekleştirmiştir. Dr. YENEL, ihtisası süresince Kognitif Davranışçı Terapi, Virtual Terapi, Interpersonal Terapi, Dinamik Terapi ve Hipnoterapi konularında eğitim almıştır. Harvard McLean Psikiyatri Hastanesi'nde Dialektik Terapi eğitimlerine devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.