Doktorsitesi.com

Hayat Problem Çözmektir

Uzm. Dr. Zekeriya Kökrek
Uzm. Dr. Zekeriya Kökrek
4 Ekim 2022212 görüntülenme
Randevu Al
Hayat Problem Çözmektir
Hayat Problem Çözmektir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Problem Çözme Süreci ve İnsan Hayatındaki Yeri

İnsan hayatı, özünde kesintisiz bir problem çözme sürecidir. Yaşamın sürdürülebilirliği, karşılaşılan engellerin aşılmasına ve doğru kararların alınmasına bağlıdır. Bu süreçte birey, sahip olduğu mevcut formülleri kullanarak hayatını idame ettirir.

Bir sorunun çözüme kavuşturulması; uygun denklemin seçilmesi ve gerekli işlemlerin doğru bir biçimde uygulanmasıyla mümkündür. Bu noktada başarının anahtarı, sorunun doğru tanımlanması, uygun formülün belirlenmesi ve işlemin hatasız gerçekleştirilmesidir.

Karar Verme Mekanizması: İnançlar ve Tahminler

İnsan, kararlarını kendi inanç ve tahminleri doğrultusunda alır; bu kararlara göre hareket eder ve belirli sonuçlara ulaşmayı ümit eder. Bireyin yaşadıklarını belirleyen temel unsur, sorunların tanımı ve çözümü hakkındaki bu içsel kabulleridir.

Kendi inanç ve tahminlerini "kesin doğru" olarak nitelendiren bireyler, bu yaklaşımın getirdiği sonuçlara katlanmak durumundadır. Karar alma süreçlerinde kullanılan bu referans noktaları, hayatın kalitesini doğrudan etkiler.

Sosyal Çevre ve Otomatik Karar Alma Süreçleri

Birey; aile, okul ve yakın çevre gibi toplumsal yapılar tarafından kendisine aktarılan inanç sistemlerine göre hareket eder. Hayatın her anında devam eden karar verme süreci, çoğu zaman farkında olmadan, otomatik bir şekilde gerçekleşir.

Eğer kararların dayandığı temel inançlar ve tahminler hatalıysa, sonuçların da yanlış olacağı önceden öngörülebilir. İnsanları istenmeyen sonuçlara sürükleyen bu otomatik hareket tarzı, yaşamda en sık yapılan hatalardan biridir. Bu nedenle, ulaşılan sonuçların doğruluğunu teyit etmek için yapılanların gözden geçirilmesi kritik önem taşır.

Değişim ve Eski Formüllerin Yetersizliği

Sosyal ortamda sorunları tanımayı ve uygun formülleri seçmeyi öğrenen bireyler, benzer durumlarda farklı inançlarla değişik kararlar verebilirler. Ancak günümüzde değişim; hızlı, karmaşık ve şiddetli bir yapıya bürünmüştür. Bu dinamizm karşısında eski formüller yetersiz kalmakta, bu durum bireylerde huzursuzluk ve mutsuzluk yaratmaktadır.

Gerçeklik Algısı ve Yanılgılar Üzerine Perspektifler

Psikoloji ve felsefe dünyasının önemli isimleri, gerçeklik ve hata arasındaki ilişkiyi şu şekilde tanımlar:

  • Alfred Adler: Gerçeği her zaman ona verdiğimiz anlamla kavradığımızı belirtir. Bu anlamlandırma süreci her zaman kusurlu ve eksik olabilir; dolayısıyla dünyamız hata ve yanılgılarla doludur.
  • Karl Raimund Popper: Hatalardan öğrenmenin önemini vurgular. Doğruya yaklaşmanın yolu, başkalarının hatalarını birer adım olarak görmek ve kendi hatalarımızdan kurtulmak için çaba sarf etmektir.

Farkındalık ve Stratejik Çözüm Yolları

Hatalardan ve yanılgılardan kurtulmak için uyanık ve dikkatli olmak, fark ederek yaşamak ve iradeli bir çaba göstermek şarttır. Kendi hayatımıza dışarıdan bir gözle bakabilmek, gerçekliği farklı yorumlayabilmek ve eksikleri gidermeye çalışmak en önemli aşamadır.

YöntemSağladığı Avantaj
Farkındalıkİhmal ve inkar edilen gerçeklerin yakalanmasını sağlar.
İradeli ÇabaYanlışlardan ve yanılgılardan kurtulma imkanı sunar.
Uzman DesteğiÇabaların daha verimli ve etkili kılınmasına yardımcı olur.

Eğer bireysel çabalar sonuç vermiyorsa, uzman kişilerden yardım ve destek almak süreci kolaylaştırır. Unutulmamalıdır ki; gerçeği değiştirmek mümkün olmadığında, bakış açısını değiştirmek en etkili çözümdür.

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Zekeriya Kökrek

Uzm. Dr. Zekeriya Kökrek

Uzm. Dr. Zekeriya Kökrek, 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden “tıp doktoru” olarak mezun oldu. 1994 yıllında, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalından “Obsessisf-Kompulsif Belirtili Şizofren Hastaların Tedavi Özellikleri” tezi ile “ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı” oldu. Uzmanlık eğitimi süresince Prof. Dr. Ayhan Songar ve Prof. Dr. Nedim Zembilci ile çalıştı. 2003 yılında istifa ile ayrılıncaya kadar İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalındaki görevini sürdürdü. 1995 yılında kısmî statülü serbest hekim olarak, Prof. Dr. Ayhan Songar Nöro-Psikiyatri Enstitüsü ve Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi’nde Prof. Dr. Ayhan Songar’ın özel asistanı olarak çalışmaya başladı. Hocasının vefatından sonra tek başına aynı kurumda hekimliğe devam etti ve hocasının vasiyeti üzerine klinik çalışmalarını halen aynı istikamette sürdürmektedir.

2005-2012 yılları arasında, mesleğini icra yanında, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans dersleri verdi. 2012 yılında İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nün kuruluşunu gerçekleştirdi ve halen aynı üniversitede psikopatoloji, sosyal psikoloji, sibernetik ve psikoloji tarihi dersleri vermektedir.

Türkiye Psikiyatri Derneği kurucu üyesidir. Yurtiçi ve yurtdışında yayınlanmış makaleleri, kongrelerde sunulmuş tebliğleri bulunmaktadır. Bir dönem Yeni Semposium dergisi editör yardımcılığını yaptı.

Mesleki ilgi alanı obsessif kompusif bozukluk, saldırganlık ve öfke kontrol bozuklukları, epilepsiye bağlı kişilik ve davranış bozuklukları, dürtü kontrol bozuklukları, panik bozukluk, duygudurum bozuklukları, majör depresyon ve panik bozukluklardır.

Bilim tarihi ve bilim felsefesi, zihin felsefesi, kültür tarihi ve mitoloji konularında şahsî araştırma ve çalışmalarını sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.