Doktorsitesi.com

Hamilelik Süresince Hangi Testler Yapılmalı

Op. Dr. Dilek Ulusoy
Op. Dr. Dilek Ulusoy
19 Aralık 2025174 görüntülenme
Randevu Al
İlk muayenesinde USG yapılarak fetal kalp atımı başlayıp başlamadığı kontrol edilen gebeden, troid fonksiyon testleri, tam kan sayımı, TORCH enfeksiyon belirteçleri, HIV HCV, Hepatit B, sifiliz tarama testleri, idrar tetkikleri istenir. Gebelik boyunca yapılan kontrolleri sıralayacak olursak, 11hafta ve 13 hafta 6 gün arasında ikili tarama testi yapılması, sonrasında 16 hafta ile 18 hafta arasında yapılabilen üçlü tarama testi önerilir. 16-18 hafta arasında yapılabilen bir diğer tarama testi dörtlü testtir. 24 ve 28’inci hafta arasında OGTT denilen diyabet tarama testi önerilir. 28. Haftadan sonra gebenin şikayeti olup olmamasına göre kontrol tarihleri planlanır. Gebelikte yapılan testler tarama ve tanı testleri olarak ayrılır, tarama testlerinde kromozomal ya da yapısal bir anomaliden şüphelenilmesi durumunda tanı testlerinin yapılması önerilir.
Hamilelik Süresince Hangi Testler Yapılmalı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Tarama Testleri ve Kromozomal Risk Analizi

Gebelik sürecinin sağlıklı ilerlemesi için belirli haftalarda yapılan tarama testleri kritik öneme sahiptir. 11 hafta ile 13 hafta 6 gün arasında uygulanan ikili tarama testi, bu süreçteki en değerli değerlendirmelerden biri olarak kabul edilir. Bu test kapsamında anne yaşı, ultrason ölçümlerindeki fetus ense kalınlığı, anneden alınan kandaki PAPP-A ve B-HCG değerleri incelenerek kombine bir risk analizi oluşturulur.

İkili tarama testi, özellikle Trizomi 21 (Down sendromu) ve Trizomi 18 gibi kromozomal anomaliler hakkında bir risk oranı sunar. Yapılan ölçümler sonucunda risk oranının yüksek çıkması durumunda, kesin tanı için amniyosentez adı verilen tanı testinin yapılması önerilmektedir.

Tarama Testlerinin Duyarlılık Oranları ve Zamanlaması

İkili tarama testinin zamanında yapılması, sonuçların doğruluğu açısından büyük önem taşır. Bu testin duyarlılığı %90 olup, tarama testleri arasında en yüksek başarı oranına sahiptir. İkili testin zamanının kaçırılması durumunda, alternatif olarak üçlü tarama testi veya dörtlü tarama testi uygulanabilmektedir.

Test TürüUygulama HaftasıDuyarlılık OranıKapsamı
İkili Tarama11 - 13+6. Hafta%90Down Sendromu, Trizomi 18
Üçlü Tarama16 - 18. Hafta%65Kromozomal anomaliler, Nöral tüp defekti
Dörtlü Tarama16 - 18. Hafta%80Sadece Down Sendromu

Üçlü tarama testi, kromozomal anomalilerin yanı sıra bebekte nöral tüp defekti (yarık dudak-damak, omurgada açıklık) ile ilgili de risk verilerini paylaşmaktadır.

Ayrıntılı Ultrason (Detaylı USG) İncelemesi

Gebeliğin 18 ve 22’nci haftaları arasında gerçekleştirilen ayrıntılı ultrason, hem bebeğin hem de bebek dışındaki tüm yapıların kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği bir aşamadır. Bu inceleme sırasında bebeğin plasentası, amnion mayi, rahim ağzı uzunluğu ile bebeğin beyin, kalp, ekstremite, gastrointestinal ve genito-üriner sistemleri titizlikle kontrol edilir.

Bu değerlendirmenin belirlenen haftalar içerisinde yapılması şarttır; zira gebelik haftası geçtiği takdirde sağlıklı bir değerlendirme yapılamamaktadır. Gebeliğin ilerleyen dönemlerindeki takip süreci için ayrıntılı ultrason verilerine sahip olmak hayati bir önem taşır.

Tanı Testleri: Amniyosentez ve NIPT Seçenekleri

Amniyosentez, ikili tarama testinde yüksek risk saptanan veya önceki gebeliğinde kromozomal anomali öyküsü bulunan gebelere önerilen bir tanı testidir. İşlem, anne karnından bir iğne ile girilerek bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan yaklaşık 20cc örnek alınmasıyla gerçekleştirilir. Girişimsel bir işlem olan amniyosentezde %1-2 oranında komplikasyon riski bulunmaktadır.

Girişimsel işlem gerektirmeyen NIFT (Non-Invasive Fetal Trisomy) testi ise anne kanına geçen bebek hücrelerinin incelenmesi prensibiyle çalışır. Bu testin özellikleri şunlardır:

  • Herhangi bir risk faktörü oluşturmadan %90 üzerinde güvenilirlik sağlar.
  • Anneden alınan bir tüp kan ile bebekteki hücreler yakalanarak incelenir.
  • Bebek için hiçbir zararı olmayan, güvenli bir yöntemdir.
  • Yurt dışında incelenmesi nedeniyle maliyeti diğer testlere göre daha yüksektir.

Gebelikte Şeker Yükleme Testi ve Diyabet Yönetimi

Gebelerin yaklaşık %5’inde görülen şeker hastalığının tespiti için 24 ve 28’inci haftalar arasında şeker yükleme testi yapılır. Test sırasında içilen sıvı 75 gram şeker içermekte olup, bu miktar yaklaşık bir dilim baklavaya eşdeğerdir. Bu test, hem anne hem de bebek sağlığı için son derece önemli ve zararsız bir uygulamadır.

Gebelik öncesinde şeker hastalığı bulunan bireylerin, kan şekeri regülasyonu sağlandıktan sonra gebe kalması önerilir. Gebelik sırasında şeker hastalığı saptandığında izlenen yol haritası şu şekildedir:

  1. Öncelikle diyet ve egzersiz ile kan şekeri kontrol altına alınmaya çalışılır.
  2. Regülasyon sağlanamazsa, dahiliye veya endokrinoloji uzmanı kontrolünde insülin tedavisine başlanır.

Şeker Yüklemesi Yapılmamasının Olası Riskleri

Şeker hastalığının fark edilememesi durumunda bebekte ciddi patolojiler gelişebilir. Bu riskler arasında şunlar yer almaktadır:

  • İskelet Sistemi: Sacral agenezi, kaudal regresyon.
  • Kardiyak Patolojiler: ASD, VSD, büyük arter transpozisyonu, sol kalp hipoplazisi.
  • Gastrointestinal Sistem: İnperfore anüs, barsak atrezisi.
  • Üriner Sistem: Polikistik böbrek.
  • Santral Sinir Sistemi: Anensefali, mikrosefali.
  • Doğum Komplikasyonları: Makrozomi (fetal ağırlığın 90 persantilin üzerinde olması) ve buna bağlı doğum travmaları.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Dilek Ulusoy

Op. Dr. Dilek Ulusoy

Op. Dr. Dilek Ulusoy, Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji & Obstetri) alanında uzmanlaşmış deneyimli bir hekimdir. Tıp eğitimini Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2003–2009 yılları arasında tamamlamış ve uzmanlık eğitimini Süleyman Demirel Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda bitirerek Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı unvanını almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.