Doktorsitesi.com

Günümüzün teknolojik gelişmeleri ışığında ortodontik tedavileri

Dr. Dt. Kerem Aras
Dr. Dt. Kerem Aras
21 Mart 2016200 görüntülenme
Randevu Al
  • Tedavi edilmeyen ortodontik bozukluklar estetik kaygıların yanı sıra çene eklemi rahatsızlıklarına, konuşma bozukluklarına ve diş çürüğü riskinin artmasına neden olur.
  • Çene yapısındaki uyumsuzluklar çocuklarda fonksiyonel apareylerle yönlendirilirken, yetişkinlerde ortognatik cerrahi müdahalelerle düzeltilmektedir.
  • Gelişen teknolojiler sayesinde çoğu tedavi diş çekilmeden tamamlansa da, şiddetli çapraşıklık durumlarında ideal dizilimi sağlamak için diş çekimi gerekebilir.
Günümüzün teknolojik gelişmeleri ışığında ortodontik tedavileri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ortodontik Bozukluklar Tedavi Edilmezse Karşılaşılabilecek Riskler

Ortodontik problemlerin hemen hemen tamamında ilk göze çarpan olumsuzluk estetik görünümün bozulmasıdır. Ancak tedavi edilmeyen ortodontik bozukluklar sadece estetikle sınırlı kalmaz; kapanış bozuklukları nedeniyle çene büyümesi olumsuz etkilenebilir ve çene ekleminde rahatsızlık oluşma riski önemli ölçüde artar.

Bunun yanı sıra, tüm ortodontik bozukluklarda konuşma, ısırma ve çiğneme fonksiyonlarında aksaklıklar yaşanması muhtemeldir. Çapraşık dişlerin temizlenmesi oldukça zordur; bu durum, düzenli fırçalama ve diş ipi kullanımına rağmen diş çürükleri ve diş eti problemlerinin daha sık görülmesine yol açar.

Ortodontik Tedavi ile Çene İlişkilerinin Düzenlenmesi

Ortodontik tedavi, dişlerdeki dizilim bozukluklarını düzeltmenin yanı sıra çene ilişkilerindeki uyumsuzlukları da giderebilmektedir. Tedavi yöntemleri hastanın yaşına göre değişkenlik gösterir:

  • Çocuklarda: Çeşitli fonksiyonel apareyler kullanılarak çene gelişimi yönlendirilebilir.
  • Erişkinlerde: Çene yapısındaki bozukluklar ortognatik cerrahi ameliyatı ile alt ve üst çenenin ideal konumuna getirilmesiyle düzeltilir.

Ortodontik Tedavide Diş Çekimi Zorunlu mudur?

Gelişen teknolojiler sayesinde günümüzde ortodontik tedavilerin büyük bir çoğunluğu diş çekilmeden tamamlanabilmektedir. Ancak, bazı özel durumlarda ideal sonuca ulaşmak ve tedavinin kalıcılığını sağlamak (nüksü önlemek) adına diş çekimi kaçınılmaz hale gelebilir.

DurumUygulama Detayı
Hangi Durumlarda Çekim Yapılır?Çok şiddetli çapraşıklık vakalarında.
Hangi Dişler Çekilir?Genellikle 1. küçükazı dişleri tercih edilir.
Tedavi Sonrası GörünümDişler arasında hiçbir boşluk kalmaz ve tam dizilim sağlanır.

Tedavi Sürecinde Ağrı ve Hassasiyet Durumu

Diş telleri takıldıktan sonraki ilk 2-3 gün boyunca dişlerde baskı hissi ve hafif ağrılar görülmesi normaldir. Bu durum, her 4-6 haftada bir yapılan rutin kontrollerdeki telllerin aktivasyonu sonrasında da tekrarlayabilir. Oluşan bu hassasiyet genellikle 2-3 gün içerisinde kendiliğinden geçmektedir.

Diş Telleri Çürüğe Neden Olur mu?

Ortodontik tedavide kullanılan teller doğrudan diş çürüğüne neden olmaz. Ancak, teller yemek artıklarının birikmesi için uygun alanlar oluşturur. Eğer ağız hijyenine dikkat edilmez ve dişler yeterince fırçalanmazsa, bu birikintiler çürüklere yol açabilir. Hijyen kurallarına özen gösteren hastalarda teller dişlere herhangi bir zarar vermez.

Estetik Ortodonti Seçenekleri: Görünmeyen Diş Telleri

Tedavi süresince estetik kaygı taşıyan hastalar için geleneksel metal teller dışında çeşitli alternatifler mevcuttur:

  1. Seramik Braketler: Diş rengine çok yakın olduğu için fark edilmesi zordur.
  2. Lingual Braketler: Dişlerin arka yüzeyine yapıştırıldığı için dışarıdan hiç görünmezler.
  3. Şeffaf Plaklar: Belirli vakalarda tel kullanmadan tedavi imkanı sunan estetik bir seçenektir.

Yazar Hakkında

Dr. Dt. Kerem Aras

Dr. Dt. Kerem Aras

Dr. Dt. Kerem ARAS, 1976 yılında Ankara'da doğmuştur. 1994 yılında TED Ankara Kolejinden mezun olmuştur. Ardından Ankara Üniversitesi Diş hekimliği Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Diş Hekimi unvanı almıştır. 2000 yılında ise aynı üniversitenin Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı'nda doktora eğitimine başlamıştır. 2006 yılında ”Kısaltılmış dental ark yaklaşımının ağız sağlığı ve fonksiyonları yönünden değerlendirilmesi” başlıklı tezi ile doktora derecesini almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.