Guideline-adherent therapy for stroke prevention in atrial fibrillation in different health care settings: Results from RAMSES study Özcan Başaran 1, Volkan Dogan 2, Murat Biteker 2, Fatma Özpamuk Karadeniz 3, Ahmet İlker Tekkesin 4, Yasin Çakıllı 5, Ceyh

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
RAMSES Çalışması: Atriyal Fibrilasyon Yönetiminde Hastane Farklılıkları
Türkiye'de atriyal fibrilasyon (AF) hastalarına sunulan inme önleme tedavilerinin kalitesini, farklı sağlık kuruluşu düzeylerinde karşılaştıran kapsamlı bir çalışma yürütülmüştür. RAMSES (Türkiye'de İnme Önleme Stratejilerini Değerlendiren Gerçek Yaşam Çok Merkezli Araştırması) kapsamında gerçekleştirilen bu analiz, sağlık hizmeti sunumundaki stratejik farklılıkları ortaya koymaktadır. Araştırmanın temel amacı, ikincil basamak (SH) ve üçüncül basamak (TH) hastaneleri arasında AF tedavi stratejilerinin uygulanma etkinliğini değerlendirmektir.
Araştırma Metodolojisi ve Hasta Profili
Çalışma kapsamında, RAMSES araştırmasına dahil edilen 6273 non-valvüler atriyal fibrilasyon hastasının başlangıç özellikleri titizlikle karşılaştırılmıştır. Katılımcıların %52,8'i (3312 hasta) üçüncül basamak hastanelerde, %47,2'si (2961 hasta) ise ikincil basamak hastanelerde tedavi görmüştür. Bu geniş örneklem grubu, Türkiye'deki mevcut klinik uygulamaların genel bir projeksiyonunu sunmaktadır.
Hastane Türlerine Göre Hasta Demografisi
İkincil basamak hastanelerde (SH) tedavi gören hasta grubunun, üçüncül basamak (TH) hastalarına kıyasla daha ileri yaşta olduğu ve daha düşük sosyoekonomik statüye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, SH grubundaki hastaların komorbidite (eşlik eden hastalık) yükü daha fazladır. Klinik risk skorlamaları incelendiğinde şu veriler öne çıkmaktadır:
- CHA2DS2VASc Skorları: SH grubunda 3.4±1.4 iken, TH grubunda 3.1±1.7 olarak saptanmıştır (p<0.001).
- HASBLED Skorları: SH grubunda 1.7±1.0, TH grubunda ise 1.6±1.1 seviyesindedir (p<0.001).
Tedavi Stratejileri ve Uygulama Hataları
Araştırma sonuçları, uygunsuz oral antikoagülan (OAC) kullanımının ikincil basamak hastanelerde (%31,4), üçüncül basamak hastanelere (%25,6) oranla daha yaygın olduğunu göstermektedir. Tedavi yaklaşımları "aşırı tedavi" ve "yetersiz tedavi" olarak kategorize edildiğinde hastane türleri arasında belirgin bir uçurum dikkat çekmektedir.
| Tedavi Durumu | İkincil Basamak (SH) | Üçüncül Basamak (TH) | p Değeri |
|---|---|---|---|
| Aşırı Tedavi (Overtreatment) | %0,9 | %7,6 | <0.001 |
| Yetersiz Tedavi (Undertreatment) | %30,5 | %17,9 | <0.001 |
Klinik Sonuç ve Değerlendirme
Bu çalışma, Türkiye'de ikincil ve üçüncül basamak hastanelere başvuran atriyal fibrilasyon hastaları arasındaki belirgin klinik farklılıkları kanıtlamaktadır. Elde edilen veriler, her iki hastane türünde de kılavuz ilkelerce önerilen tedavilerin kullanımının yeterli düzeyde olmadığını ortaya koymaktadır.
Özellikle üçüncül basamak hastanelerde aşırı tedavi eğilimi gözlemlenirken, ikincil basamak hastanelerde yetersiz tedavi oranlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu durum, AF yönetiminde inme riskini minimize etmek için tedavi stratejilerinin standardize edilmesi gerektiğini göstermektedir.

