Doktorsitesi.com

Guideline-adherent therapy for stroke prevention in atrial fibrillation in different health care settings: Results from RAMSES study Özcan Başaran 1, Volkan Dogan 2, Murat Biteker 2, Fatma Özpamuk Karadeniz 3, Ahmet İlker Tekkesin 4, Yasin Çakıllı 5, Ceyh

Prof. Dr. Şeref Ulucan
Prof. Dr. Şeref Ulucan
28 Aralık 2022140 görüntülenme
Randevu Al
Conclusion: This study demonstrates the marked disparity between patient groups with AF presenting at SHs and THs. The use of guideline-recommended therapy is not adequate in either type of centre, overtreatment was more prevalent in THs and undertreatment was more prevalent in SHs.
Guideline-adherent therapy for stroke prevention in atrial fibrillation in different health care settings: Results from RAMSES study Özcan Başaran 1, Volkan Dogan 2, Murat Biteker 2, Fatma Özpamuk Karadeniz 3, Ahmet İlker Tekkesin 4, Yasin Çakıllı 5, Ceyh
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

RAMSES Çalışması: Atriyal Fibrilasyon Yönetiminde Hastane Farklılıkları

Türkiye'de atriyal fibrilasyon (AF) hastalarına sunulan inme önleme tedavilerinin kalitesini, farklı sağlık kuruluşu düzeylerinde karşılaştıran kapsamlı bir çalışma yürütülmüştür. RAMSES (Türkiye'de İnme Önleme Stratejilerini Değerlendiren Gerçek Yaşam Çok Merkezli Araştırması) kapsamında gerçekleştirilen bu analiz, sağlık hizmeti sunumundaki stratejik farklılıkları ortaya koymaktadır. Araştırmanın temel amacı, ikincil basamak (SH) ve üçüncül basamak (TH) hastaneleri arasında AF tedavi stratejilerinin uygulanma etkinliğini değerlendirmektir.

Araştırma Metodolojisi ve Hasta Profili

Çalışma kapsamında, RAMSES araştırmasına dahil edilen 6273 non-valvüler atriyal fibrilasyon hastasının başlangıç özellikleri titizlikle karşılaştırılmıştır. Katılımcıların %52,8'i (3312 hasta) üçüncül basamak hastanelerde, %47,2'si (2961 hasta) ise ikincil basamak hastanelerde tedavi görmüştür. Bu geniş örneklem grubu, Türkiye'deki mevcut klinik uygulamaların genel bir projeksiyonunu sunmaktadır.

Hastane Türlerine Göre Hasta Demografisi

İkincil basamak hastanelerde (SH) tedavi gören hasta grubunun, üçüncül basamak (TH) hastalarına kıyasla daha ileri yaşta olduğu ve daha düşük sosyoekonomik statüye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, SH grubundaki hastaların komorbidite (eşlik eden hastalık) yükü daha fazladır. Klinik risk skorlamaları incelendiğinde şu veriler öne çıkmaktadır:

  • CHA2DS2VASc Skorları: SH grubunda 3.4±1.4 iken, TH grubunda 3.1±1.7 olarak saptanmıştır (p<0.001).
  • HASBLED Skorları: SH grubunda 1.7±1.0, TH grubunda ise 1.6±1.1 seviyesindedir (p<0.001).

Tedavi Stratejileri ve Uygulama Hataları

Araştırma sonuçları, uygunsuz oral antikoagülan (OAC) kullanımının ikincil basamak hastanelerde (%31,4), üçüncül basamak hastanelere (%25,6) oranla daha yaygın olduğunu göstermektedir. Tedavi yaklaşımları "aşırı tedavi" ve "yetersiz tedavi" olarak kategorize edildiğinde hastane türleri arasında belirgin bir uçurum dikkat çekmektedir.

Tedavi Durumuİkincil Basamak (SH)Üçüncül Basamak (TH)p Değeri
Aşırı Tedavi (Overtreatment)%0,9%7,6<0.001
Yetersiz Tedavi (Undertreatment)%30,5%17,9<0.001

Klinik Sonuç ve Değerlendirme

Bu çalışma, Türkiye'de ikincil ve üçüncül basamak hastanelere başvuran atriyal fibrilasyon hastaları arasındaki belirgin klinik farklılıkları kanıtlamaktadır. Elde edilen veriler, her iki hastane türünde de kılavuz ilkelerce önerilen tedavilerin kullanımının yeterli düzeyde olmadığını ortaya koymaktadır.

Özellikle üçüncül basamak hastanelerde aşırı tedavi eğilimi gözlemlenirken, ikincil basamak hastanelerde yetersiz tedavi oranlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu durum, AF yönetiminde inme riskini minimize etmek için tedavi stratejilerinin standardize edilmesi gerektiğini göstermektedir.

Etiketler

Keywords: Atrial fibrillation; Guideline adherence; Oral anticoagulant therapy; Stroke prevention.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Porf Dr. Şeref ULUCAN, 15 Eylül 1968 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 1993 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde  yapmış ve 1997 yılında Kardiyoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.