Göz hastalıklarında cerrahi
Göz hastalıklarında cerrahi

Katarakt gözün içinde bulunan doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ve buna bağlı olarak görmenin azalması ile oluşan bir göz rahatsızlığıdır. Göz; saydamlığını kaybeder lens opaklaşır, rengi değişir buzlu cam gibi olur ve hastanın görmesi giderek düşer.

Gözün;bu durumda cerrahi ile tedavi edilmesi gerekir.Katarakt ameliyatı oldukça yaygındır ve uygulanmaya başlandığı günden beri uzun yıllar içinde de geliştirilmiştir.
Ameliyatla saydamlığını kaybeden opaklaşmış lens alınarak hastanın tekrar iyi görmesi sağlanır.
Göz içerisindeki katarakt; ultrasonik titreşimle çalışan bir iğne yardımıyla öğütülerek göz dışına çıkartılır.
Günümüzde gelişen katarakt cerrahisinde; özel durumlar dışında artık genel veya lokal anestezi uygulanmamaktadır. Hasta ameliyata sadece gözü uyuşturan ve damlatılan damlalar ile hazırlanır. Hastanın sırtüstü sakin bir şekilde yatması gerekir.
Gözün saydam tabakasına elmas bıçak ile minik bir kesi yapılarak başlanır ve gözün içerisine özel bir jel verilir. Bu jel göz içi dokularını korur.
Kataraktın ön kapsülünden dairesel bir parça çıkartılır. Alttaki sert çekirdek fako adındaki ultrasonik titreşim ile çalışan bir iğne ucu ile öğütülerek parçalanır ve gözün dışına çekilir.
Bu işlemden sonra kapsül ile çekirdek arasındaki yumuşak bölümler ve ön kapsül hücrelerinin temizlenmesi işlemine geçilir. Bu arada lens kapsülünün zarar görmemesine azami özen gösterilir. Tamamen boşalıp şeffaf bir çanta haline gelmiş olan kapsülün içine yeniden jel doldurulur.
Özel bir enjektör yardımı ile katlanabilir mercek gözün içine(IOL) yerleştirilir. Daha sonra jel serum ile yıkanarak gözün içerisinden temizlenir. Kesi bölgesine serum verilir, böylece kesi yeri dikiş koymadan kapanmış olur. Ameliyat tamamlanmıştır. Cerrahi yara hızlı bir şekilde kendi kendine iyileşir.Genellikle, dikiş, gerekli değildir.

Ameliyat sonrası oluşabilecek genel sorunlar, hafif bir rahatsızlık, kaşıntı ve akıntı veya kabuklaşma içerebilir. Bu can sıkıcı bir durum değildir; birkaç gün içinde kaybolur.
Ameliyat sonrası hastanın doktor tarafından reçete edilen ilaçları tarif edildiği şekilde, önerilen süre boyunca çok düzenli olarak kullanması gerekir. İlaç kullanımı gözün sağlıklı olması ve iyi görmesi için şarttır.
Ameliyat sonrası :2 gün kesinlikle tercihen 1 hafta süreyle göze su kaçmaması gerekir.Hasta ameliyat öncesi günlük aktivitelerine devam edebilir.Göze gelecek darbelerden kaçınılmalıdır. Ameliyat sonrası ilk bir iki gün hafif kaşıntı, batma ve ışığa hassasiyet olabilir.Göz kesinlikle ovuşturulmamalıdır.
Görme, mide bulantısı,gözde ani ışık çakma hissi,şiddetli ağrı, ani görme kaybı yaşarsanız hemen doktora başvurulması gerekir.

GLOKOM CERRAHİSİ

Glokom, göziçi sıvısının iyi boşalmaması yüzünden göz tansiyonunun artmasıdır. Glokomda, göz içindeki sıvı basıncı, görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar verecek düzeyde yüksektir. Glokom tüm dünyada en sık kalıcı görme kaybı nedenidir.
GLOKOM:Göz içi basıncının tehlikeli derecede yükselmesi sonucunda görme sinirine zarar vererek;görme kaybına neden olan bir göz hastalığıdır .Sağlıklı bir gözde; Trabeküler meshwork denilen küçük pasajlar vardır.Glokom olan kişilerde bu pasajlar engellenmiş ve kapalı durumdadır,buna bağlı olarak da göz içi basıncı yükselir.
Bazı durumlarda glokom ilaçlar ile tedavi edilebilir. Diğerleri için göz tansiyonunu düşürmek için lazer ya da geleneksel cerrahi gereklidir. Ortak ameliyatlar şunlardır: · Dar açılı glokom hastaları için periferik Iridotomy (LPI) - lazer. Küçük bir delikle iris ve kornea arasındaki açıyı arttırmak ve sıvı drenajı yapılır.

· Argon lazer Trabeculoplasty (ALT) ve Selektif lazer Trabeculoplasty (SLT) - Birincil Açık Açılı Glokom (POAG) olan hastalar için;Trabeküler pasajlar sıvı drenajı artırmak için açılır.
· ND: YAG lazer Cyclophotocoagulation (YAG CP) - diğer ameliyatlar ile yardımcı olmayan uygulamalar ve şiddetli glokom hasarı için uygulanır.

· Mikrocerrahi (Trabeculectomy) - Lazer cerrahisi veya ilaçlar ile yardımcı olmayan hastalar için filtreleme. Yeni bir drenaj geçişi için sklera (gözün beyaz kısmı)da küçük bir delik kesme ve sklera ile konjonktiva (gözün dış kaplama) arasındaki bir toplama çantası oluşturarak gerçekleştirilir.

· Tüp şant cerrahisi - Neovasküler Glokom, başarısız olan trabeculectomy veya duyarlılık gelişen yara dokusu olan hastalar için önerilebilir. İnce, esnek tüp (shunt) silikon kılıfı ile göz drenajını kolaylaştırmak için uygulanır.

PİTERJİUM VE TEDAVİSİ

Pterjium; sıklıkla açık havada güneşin uv ışınlarına ve tozlu – kuru ortamlara maruz kalanlarda görülür. Başlangıçta gözün beyaz kısmında sarı - beyaz bir kabarıklık şeklindedir ve zamanla gözün saydam tabakasına (kornea) doğru büyüme gösterir. Her iki gözde de görülebilir ancak bulaşıcı bir hastalık değildir.
Pterjium; bazı kişilerde gözyaşının da azalmasıyla sık sık kızarır, kanlanır ve iltihaplanabilir. Bu durumlarda kullanılacak damla tedavisiyle kızarıklık yatıştırılabilir ancak kanat şeklindeki kitle görüntüsü geçmez.
Pterjium görmeyi tehtid edebilecek şekilde korneaya ilerlediğinde veya hastayı kozmetik olarak rahatsız ettiğinde cerrahi bir operasyonla alınır. Pterjium ameliyatı oldukça özellikli bir operasyondur.
Pterjium;iris (gözün renkli kısmı) kapsar.Bir pterjium genellikle göz kenarında başlar. Farklı renkler de olabilir;kırmızı, pembe, beyaz, sarı veya gri...

Nedenleri tamamen bilinmemektedir; Ağırlıklı olarak UV ışığınaa maruz kalmanın önemli nedenlerden biri olduğuna inanılıyor.Bunun yanısıra kuru, tozlu, rüzgarlı bir ortamda yaşamak da etken olarak gösterilebilir.Ekvatora yakın yerde yaşayanlarda veya sörf ve balıkçılık gibi su sporları yapanlarda pterjium oluşması ihtimali daha yüksek olarak görülüyor. Bu koşullar;gözün güneşe maruz kalıp ;kalınlaşmasına konjonktiva ve gözde tahriş olmaya neden olur. Gözün kolajen yapısı bozulmaya başlar ve göz fonksiyonlarını zayıflatır.
Yapılan çalışmalar da pterjiumun görülme oranının;kadınlarda erkeklerden daha yüksek bir seviyede olduğu belirlenmiştir. Genetik yatkınlıkların da etkili olabildiği söyleniyor.
BELİRTİLERİ:Gözde kuruluk, kızarıklık, tahriş, iltihaplanma ve içerir.
Pterjiumlar genellikle asemptomatik olmakla birlikte; yanma, irritasyon, lakrimasyon, yabancı cisim hissi ve foto fobi yaratabilmektedir. Gözyaşı tabakasının refraktif yüzeyinin bozulmasına ikincil olarak,görme aksının invazyonu ile görme keskinliği azalabilmektedir.Mekanik irritasyon nedeni ile pterjium iltihaplanabilir ve kronik rahatsızlık, yabancı cisim hissi, ağrı, sulanma, foto fobi, kaşıntı, konjonktivada hiperemi ile ödem ve konjonktiva veya korneanın floresein ile boyanması görülebilmektedir.

KORUNMA:
UV ışınlarından koruyucu uygun güneş gözlüğü kullanmak. Güneş gözlüğünün pterjiuma karşı korumada olumlu etkisi vardır. Bir şapka ile güneş ışığına maruz kalmamak da yardımcı olur. Sıcak,kuru iklimlerde suni gözyaşları (göz damlası) kullanmak da yarar sağlar.

TEDAVİ:
Pterjiumun hafif olduğu durumlarda suni gözyaşı damlaları kuruluğu ve tahrişi azaltmak için kullanılabilir.
Ağır etkilenen vakalarda etkilenen hastalar içinde;farklı cerrahi türleri mevcuttur. Ameliyat; pterjiumu ortadan kaldırmak için tek yoldur, ama mükemmel bir çözüm için;uzunsüreli takip gerektirir.
· Konjonktival auto-aşılama yöntemi ile pterjium kaldırılır.Bu güvenli ve etkili bir tekniktir. Bu yöntemde,pterjium sklera (konjonktiva)yı da kapsayan dokusu ile birlikte kaldırılır. Doku hastanın üst göz kapağı içeriden kaldırılır ve çıplak sklera yerini alır.
· Amniyotik membran nakli başka bir güvenli ve etkili pterjium tedavi prosedürüdür. Göz yüzeyini yeniden oluşturmak için özel bir greft kullanılır.
Pterjium ameliyat sonrası veya pterjium yineleme riskini en aza indirmek için de; Stronsiyum plak terapi denilen bir ışın tedavisi önerilebilir. Radyoaktif Stronsiyum; pterjium oluşmasını kan önlemeye yönelik beta parçacıklar üretir.

ŞALAZYON
Şalazyon;herhangi bir enfeksiyon sonucu göz kapağı boyunca gelişen içi sıvı dolu küçük kistlerdir.Genellikle herhangi ciddi bir komplikasyon yok iken,gözde batma, ağrı, şişme ve rahatsızlık hissine neden olabilir. Daha büyük şalazyonlar;net görmeye engel olabilirler.

ARPACIK:Göz kapağı üzerinde küçük, kırmızı bir şişlik halinde olur.Genellikle Şalazyon benzer; daha büyük ve ağrılı olabilir.Çoğunlukla bir iki hafta içinde iyileşir.
Tedavi için sıcak kompres uygulanabilir. Antibiyotik içerikli damlalar kullanılabilir. Hastaların göz hijyenine hassasiyet göstermeleri; makyaj yapmamaları ve kontakt lens kullanmamaları tavsiye edilir.

Sağlıklı günler dilerim.Saygılarımla.

Kaynaklar :

a) “HILLA STEİNBERG (MD.PLLC.)
( Board Certified Ophtalmologist . Brıstol UK) 1999
b) “ AHMET UMAY (MD.PLLC.)
( Board Certified Ophtalmologist . Brıstol UK) 2000


Kıbrıs Göz Doktoru uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!