Doktorsitesi.com

GÖRMENİN SİNSİ HASTALIĞI GLOKOMA DİKKAT

Op. Dr. Nurcan Gürkaynak
Op. Dr. Nurcan Gürkaynak
23 Ekim 2020221 görüntülenme
Randevu Al
GÖRMENİN SİNSİ HASTALIĞI GLOKOMA DİKKAT
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Glokom: Görme Kaybına Yol Açan Sinsi Tehlike

Glokom, hiçbir belirti vermeden optik sinirde ilerleyici hasar oluşturarak kalıcı görme kaybına neden olan sinsi bir hastalıktır. Dünya genelinde önlenebilir körlük nedenlerinin başında gelen bu hastalık, çoğunlukla ileri dönemlere kadar semptom göstermez. Bu nedenle glokom, ancak dikkatli bir göz muayenesi ile teşhis edilebilir.

Tedavi edilmediği takdirde görme yetisinin tamamen kaybına yol açan bu hastalığın ciddiyeti, tanı konulduğunda hastaya ve yakınlarına detaylıca anlatılmalıdır. Hastalar genellikle belirgin bir şikayetleri olmadığı için tedaviyi aksatabilmekte, bu durum ise geri dönüşü olmayan ciddi görme kayıplarıyla sonuçlanmaktadır.

Göz Tansiyonu Nedir ve Nasıl Oluşur?

Göz içerisinde, göz içi sıvısı olarak bilinen özel bir dolaşım sistemi mevcuttur. Bu sıvı, göz içindeki dokuları beslemek amacıyla sürekli giriş-çıkış yapar ve yaklaşık her 2 saatte bir yenilenir. Glokom hastalığında sıvının göze girişinde bir sorun yaşanmazken, sıvının gözü terk etmesini sağlayan kanallarda bir direnç gelişir.

Tahliye kanallarındaki bu tıkanıklık sonucunda sıvı gözde birikir ve göz içi basıncı (göz tansiyonu) artar. Oluşan bu yüksek basınç, görme sinir lifleri üzerinde baskı yaratarak bu liflerin kurumasına sebebiyet verir.

Glokom Nasıl Teşhis Edilir?

Glokom genellikle rutin bir gözlük muayenesi veya farklı bir şikayetle doktora başvurulduğunda tesadüfen teşhis edilir. Bu sebeple, her göz muayenesinde göz tansiyonu ölçümü ihmal edilmemelidir. Erken teşhis için sağlıklı bireylerin düzenli tarama muayenelerinden geçmesi kritik önem taşır.

Nadir de olsa bazı hastalarda "akut glokom krizi" olarak adlandırılan ani basınç yükselmesi görülebilir. Bu durum şu belirtilerle kendini gösterir:

  • Şiddetli göz ve baş ağrısı
  • Gözde kanlanma
  • Bulantı ve kusma

Tanı Sürecinde Kullanılan Yöntemler

Normal toplumda göz içi basıncı 10-21 mmHg arasındadır; ancak her yüksek basınç kişiyi doğrudan glokom hastası yapmaz. Tanı sürecinde kullanılan temel yöntemler şunlardır:

YöntemAçıklama
TonometriGöz içi basıncının ölçülmesi.
OftalmoskopiÖzel merceklerle görme sinirinin incelenmesi.
PakimetriKornea kalınlığının ölçülmesi (Kalın kornea yanıltıcı yüksek sonuç verebilir).
Görme AlanıGörme sinirindeki hasarın tespiti için yapılan fonksiyonel test.
OCT (Optik Koherans Tomografi)Optik sinir ve sinir lifi tabakasının mikron düzeyinde incelenmesi.

Teşhiste Altın Standart: OCT

Günümüzde glokomun erken tanısında Optik Koherans Tomografi (OCT) altın standart olarak kabul edilmektedir. Görme alanı testi, ancak görme sinir hücrelerinin %30-40'ı tahrip olduktan sonra sonuç verebilirken; OCT ile çok daha erken evrede teşhis mümkündür. OCT cihazı radyasyon yaymaz, göze teması yoktur ve ilaç gerektirmez. Yaklaşık 1-2 dakika süren bu işlem, hem tanı koymada hem de tedavinin takibinde en güvenilir yöntemdir.

Kimler Göz Tansiyonu Riski Taşır?

Glokom gelişiminde en önemli risk faktörü genetik yatkınlıktır. Ailesinde glokom öyküsü bulunan kişiler yüksek risk altındadır. Diğer risk faktörleri ise şunlardır:

  • Miyopi: Miyop derecesi arttıkça glokom riski de artar.
  • Hipermetropi: Dar açılı glokom türü için risk oluşturur.
  • İlaç Kullanımı: Kortizonlu ilaçların (damla, sprey, tablet vb.) kullanımı göz tansiyonunu yükseltebilir.
  • Sistemik Hastalıklar: Diyabet, migren ve üveit öyküsü olanlar.
  • Göz Sorunları: Retina damar tıkanıklığı, retina dekolmanı ve göz travmaları.

Glokom Tedavi Yöntemleri

Glokom tedavisinde temel amaç göz içi basıncını düşürerek görme siniri hasarını durdurmaktır. Tedavide başlıca üç yol izlenir:

1. İlaç Tedavisi

Erken dönem glokomda ve genç hastalarda genellikle ilk seçenektir. Göz içi basıncını düşüren çeşitli damlalar kullanılır. Bu damlaların aksatılmadan ve önerilen biçimde kullanılması hayati önem taşır. Bazı ilaçlar astım veya kalp ritim bozukluğu olan hastalarda yan etki yapabileceği için doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

2. Lazer Tedavisi

İlaç tedavisine yeterli yanıt alınamayan durumlarda veya ameliyat öncesi bir seçenek olarak uygulanır. Özellikle dar açılı glokomda ilk tercih edilen yöntemdir. Lokal anestezi ile ağrısız bir şekilde gerçekleştirilen bu işlemin etkisi genellikle 2-3 yıl sürmektedir.

3. Cerrahi Tedavi

İlaç ve lazer tedavisine rağmen göz tansiyonu düşürülemiyorsa veya görme siniri hasarı ilerliyorsa ameliyat kaçınılmazdır. Göz tansiyonu çok yüksek olan ve belirgin hasarı bulunan hastalarda cerrahi ilk seçenek olabilir. Ameliyatın amacı mevcut görmeyi korumak ve körlüğü önlemektir; ölmüş sinir hücreleri yenilenemediği için kaybedilen görme geri gelmez.

Takip Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Glokom tanısı konulan hastaların yaşam boyu takip edilmesi zorunludur. Kontrol altına alınan göz tansiyonu zamanla tekrar yükselebilir. Bu nedenle hastaların yılda en az 4 kez tansiyon ölçümü, 2 kez de OCT ve görme alanı tetkiklerini yaptırmaları önerilir.

Hastalar İçin Önemli Notlar:

  • Okumak, yazmak veya gözü kullanmak göz tansiyonunu artırmaz; fiziksel aktivite kısıtlanmamalıdır.
  • Kısa sürede aşırı su tüketimi (2 litreden fazla) tansiyonu yükseltebilir.
  • Stresten uzak durmak, dengeli beslenmek ve düzenli uyku genel göz sağlığı için önemlidir.

Etiketler

Glokom tedavisiGlokomgörme bozukluğu

Yazar Hakkında

Op. Dr. Nurcan Gürkaynak

Op. Dr. Nurcan Gürkaynak

Op. Dr. Müveyla Nurcan Gürkaynak,
Ankara’da lisans öncesi öğreniminitamamladıktan sonra
HACETTEPE TIP FAKÜLTESİ’nden derece ile mezun olup tıp doktoru unvanını almıştır.
Uzmanlık eğitimini Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak Göz Hastalıkları Uzmanı olmuştur.
Uzmanlık eğitiminin ardından uzun yıllar Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile MEDICANA Samsun Hastanesi’nde çalışmalarını sürdürmüştür.
2021 yılından beri de İZMİR DÜNYA GÖZ Hastanesi’nde göz hastalıkları uzmanı olarak görev yapmaktadır.
Mesleki gelişimi kapsamında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi GLOKOM VE ŞAŞILIK Birimi’nde
İstanbul Beyoğlu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde LASER VE RETINA alanında eğitimler almış;
ayrıca yurt dışında OKÜLOPLASTİ alanında çeşitli eğitim programlarına katılmıştır. Yurt içi ve yurt dışında katıldığı kongreler ve eğitim ve kursları sonucunda çok sayıda yeterlilik sertifikası ve başarı belgesine sahiptir.TÜRK OFTALMOLOJİ DERNEĞİ KATARAKT VE REFRAKTİF BİRİMİ aktif üyeliği
AMERİKAN OFTALMOLOJİ DERNEĞİ (ASCRS)
AVRUPA KATARAKT VE REFRAKTİF DERNEĞİ (ESCRS)
üyelikleri de mevcuttur. 

 

B

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.