Doktorsitesi.com

Gebelikte Koku Bozuklukları

Prof. Dr. Oğuz Basut
Prof. Dr. Oğuz Basut
27 Aralık 20106970 görüntülenme
Randevu Al
Gebelikte Koku Bozuklukları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Koku Alma Duyusunun İşleyişi ve Önemi

Koku alma duyusu, genellikle kaybedilmeden veya bir değişiklik yaşanmadan önemi tam olarak fark edilmeyen hayati bir duyudur. Kokular, doğası gereği farklı bileşiklerin kompleks bir karışımından oluşur. Bir kokunun algılanabilmesi için suda veya yağda eriyebilen bileşiklerin, burnun üst kısmında yer alan koku mukozası ile temas etmesi gerekir.

Bu özel bölge, koku duyusunu taşıyan sinir uçlarının bulunduğu merkezdir. İnsan anatomisinde koku mukozasının kapladığı alan yaklaşık 2-4 cm² büyüklüğündedir. Bu küçük alan, çevremizdeki binlerce farklı kokuyu ayırt etmemizi sağlayan karmaşık bir mekanizmaya ev sahipliği yapar.

Koku Alma Bozuklukları ve Tıbbi Terimler

Koku duyusunda meydana gelen değişimler veya işlev kayıpları tıbbi literatürde farklı kavramlarla ifade edilir. Bu durumlar, kişinin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli sağlık göstergeleridir.

TerimTanımı
HiposmiKokulara karşı duyarlılığın azalması veya koku zayıflığıdır (Kısmi veya tam olabilir).
HiperosmiKokulara karşı duyarlılığın aşırı artışıdır (Kısmi veya tam olabilir).
DizosmiKoku alma güçlüğü yaşanması durumudur.
KakosmiKokuların sürekli kötü koku şeklinde algılanmasıdır.
ParosmiKokunun tersini algılamak; kokuda kalitatif (niteliksel) değişikliktir.
FantosmiKoku halüsinasyonu görme durumudur.
HeterosmiFarklı kokuları birbirinden ayırt etme güçlüğüdür.
AgnoziKokunun alınmasına rağmen yanlış sınıflandırılması bozukluğudur.

Cinsiyet ve Hormonal Değişimlerin Koku Duyusuna Etkisi

Cinsiyet ile koku duyusu arasında bir ilişki olduğu tahmin edilse de bu alandaki çalışmalar henüz sınırlıdır. Ancak hormonların burun mukozası üzerindeki etkileri bilinmektedir. Östrojen hormonu, solunum mukozasında hiperemiye (kızarıklık) yol açarken; progesteron hormonu, her iki burun boşluğunda bulunan konkalardaki (burun etleri) erektil doku üzerinde etkilidir.

Klinik gözlemler, kadınlarda mensturasyon dönemlerinde burun kanamalarının arttığını ve koku alma eşiklerinin yükseldiğini göstermiştir. Hormonal değişimler, burun salgısının yapısını değiştirerek koku alma yetisi üzerinde doğrudan bir etki oluşturur.

Gebelik Döneminde Koku Hassasiyeti ve Gebelik Riniti

Gebelik sürecinde yaşanan hormonal değişimler ve kilo alımı, burun tıkanıklığı şikayetlerini beraberinde getirebilir. Bu durum tıp dilinde gebelik riniti olarak adlandırılır. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde, burun içi etlerinin ve damarlarının şişmesiyle tıkanıklık hissi artar.

İlaç kullanımının kısıtlı olduğu bu dönemde rahatlama sağlamak için şu yöntemler uygulanabilir:

  • Yatak başının yükseltilmesi,
  • Bulunulan odanın nemlendirilmesi,
  • Tuzlu su spreyleri kullanımı.

Gebelikte Aşerme ve Koku Duyarlılığı

Gebeliğin 6. haftasından itibaren genellikle sabahları öğürme, bulantı ve kusma görülebilir. Yemek kokuları, parfümler veya hoş olmayan kokular bu şikayetleri tetikleyebilir. Gebeler, daha önce sevdikleri gıdalara karşı tiksinti duyabilir; aynı anda hem tatlı hem ekşi yiyecekleri arzulayabilirler.

Fiziksel veya psikolojik nedenlerden kaynaklandığı tam olarak bilinmeyen bu istek ve davranışlar bütününe aşerme denir. Yaklaşık 16. haftaya kadar devam eden bu sürecin, koku ve tatlara karşı duyarlılığı belirgin şekilde artırdığı düşünülmektedir.

Etiketler

Gebelikte koku bozukluklarıHiperosmiKakosmiAgnoziFantosmiParosmiHamilelikte koku almaHamilelikte koku alamama

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.