Doktorsitesi.com

Gastroözofageal Reflü Hastalığı İle İlgili Temel Bilgiler

Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal
Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal
25 Aralık 2020444 görüntülenme
Randevu Al
Gastroözofageal Reflü Hastalığı İle İlgili Temel Bilgiler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gastroözofageal Reflü (GÖRH) Nedir?

Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH), mide içeriğinin yemek borusuna (özofagus) geri kaçmasıyla karakterize, mukoza hasarı ve çeşitli semptomlarla seyreden geniş bir spektruma sahip sağlık sorunudur. Modern toplumların en yaygın rahatsızlıklarından biri olan GÖRH, Batı toplumlarındaki bireylerin %10-20'sini etkilemektedir.

Epidemiyolojik veriler, hastalığın Güneydoğu Asya bölgesinde de %2.5 ile %6.7 oranları arasında artış gösterdiğini kanıtlamaktadır. Hastalığın yaygınlaşması; yaşam tarzı, genetik yatkınlık ve obezite gibi faktörlerle doğrudan ilişkilidir.

Gastroözofageal Reflü Hastalığının Sebepleri Nelerdir?

Yemek borusunun alt ucunda, mide içeriğinin yukarı çıkmasını engelleyen kritik bir kapak mekanizması bulunur. Reflü hastalarında görülen en temel sorun, bu mekanizmanın gevşekliğidir. Bu durum sıklıkla aşağıdaki nedenlerden kaynaklanır:

  • Mide fıtığı (Hiatal herni) ile birlikte gelişen kapak gevşekliği,
  • Mide boşalım bozuklukları,
  • Yemek borusunun hareket kabiliyetinin bozulması.

Gastroözofageal Reflü Belirtileri ve Semptomları

Reflü, sindirim sistemi hastalıkları arasında yaşam kalitesini en çok bozan rahatsızlıklardan biridir. En belirgin semptom, göğüs arkasında hissedilen ve boğaza kadar yayılabilen yanma hissidir. Bu yanma genellikle yemeklerden 30 dakika sonra başlar; egzersiz ve öne eğilme hareketleriyle şiddetlenir.

GÖRH belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Aşırı geğirme ve hazımsızlık,
  • Ağza acı, ekşi su veya kötü koku gelmesi,
  • Geceleri boğulma hissi ve sırt ağrısı,
  • Uzun süreli öksürük, ses kısıklığı ve kronik farenjit,
  • Diş çürükleri ve boğazda yanma hissi,
  • Kusma.

Reflü Tanısı Nasıl Konulur?

Tipik semptomların varlığında tanı kolaylıkla konulabilir. Ancak; tedaviye yanıt vermeyen, komplikasyon şüphesi olan veya alarm semptomları gösteren hastalarda ileri tetkikler gereklidir. Tanıda kullanılan en etkili yöntemler şunlardır:

  1. Asit baskılayıcı deneme testi
  2. Endoskopi
  3. pH-metre incelemesi

Güncel tıbbi gelişmelere rağmen, GÖRH tanısı için henüz tek başına "altın standart" kabul edilen bir test bulunmamaktadır.

GÖRH Tedavi Yöntemleri

1. Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Tedavinin ilk basamağını yaşam tarzı düzenlemeleri oluşturur. Hafif vakaların çoğu sadece bu değişikliklerle düzelebilir:

  • Beslenme: Sigara, alkol, çikolata ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
  • Uyku Pozisyonu: Yatak başının yükseltilmesi ve sol yan (lateral dekübit) pozisyonda yatılması asit seviyesini düşürür.
  • Kilo Kontrolü: Fazla kiloların verilmesi semptomları hafifletir.

2. Tıbbi (Medikal) Tedavi

Yaşam tarzı değişikliğinin yetersiz kaldığı durumlarda ilaç tedavisine başvurulur. Tedavinin amacı semptom kontrolü, özofajit varsa iyileştirme ve komplikasyonları önlemektir.

  • Antasidler: Sık olmayan semptomlarda mukoza koruyucularla birlikte kullanılır.
  • Proton Pompa İnhibitörleri (PPI): Sürekli semptom ve özofajit varlığında mide asidini efektif şekilde baskılar.
  • Relaps (Tekrarlama): Tedavi kesildikten sonra vakaların çoğunda relaps görülebilir; bu nedenle uzun süreli PPI kullanımı gerekebilir.

3. Cerrahi Tedavi

Cerrahi seçenekler, medikal tedaviye dirençli veya anatomik bozukluğu (geniş mide fıtığı vb.) olan hastalarda değerlendirilir. Günümüzde en çok tercih edilen yöntem laparoskopik fundoplikasyon prosedürleridir. Ameliyatın başarısı, cerrahın tecrübesi ve anatomik yorumlama yeteneğine bağlıdır.

Reflü Hastalığının Neden Olduğu Sağlık Sorunları

Tedavi edilmeyen reflü, vücutta ciddi hasarlara yol açabilir:

Komplikasyon TürüEtkileri
Solunum SistemiZatürre (sıvı kaçmasına bağlı), larenjit, astım, bronşit
Yemek BorusuÖzofajit (iltihap), peptik darlık, Barrett özofagus
Genel SağlıkÇocuklarda büyüme geriliği, anemi, sindirim kanalı kanamaları
Kanser RiskiYemek borusu kanseri gelişme riski

Önemli Not: Barrett hastalığı, yemek borusu kanserine zemin hazırlayan en ciddi komplikasyonlardan biridir.

Etiketler

Reflü nedirReflü nasıl oluşurReflü belirtileriReflü tedavisiReflü hastalığının tedavisiReflü başlangıcı tedavisiReflünün tedavi yollarıReflüde yutma güçlüğüReflü erken tedaviReflü tedavi yöntemleriReflü ameliyatıReflü ameliyatı sonrası beslenmeReflü beslenmeReflüye göre diyetReflü ve beslenmeMide reflüsü ve gastritMide reflüsü cerrahi tedavisiReflümide reflüsü

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal

Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal

Doç. Dr. Abdulcabbar KARTAL, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarı ile tamamlayarak Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde  tamamlayıp Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Tıbbi ilgi alanları ve çalışma alanları: Böbrek Nakli, İleri Laparoskopik Cerrahi, Cerrahi Endoskopi, Obezite Cerrahisi (Botox, İntragastrik Balon, Sleeve, Bypass) Laparoskopik Fıtık Cerrahisi (TAP, TEPP, Ventral Herni), Laparoskopik ve Açık Kolorektal Cerrahi, Laparoskopik ve Açık Mide Kanseri Cerrahisi, Periampuller Tümör Ve Kalp Cerrahisi Benign Perianal Hastalık Cerrahisi'dir.

Türk Cerrahi Derneği (TCD),Türkiye Travma ve Acil Cerrahi Derneği,Türk Kolorektal Cerrahi Derneği, Türkiye Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği'ne üyeliği bulunmaktadır.

Birçok Ulusal Ve Uluslararası Kongrelerde Konuşmacı olmuştur. 
-Travma Hastalarında Tanı ve Tedavi Amaçlı Radyolojik Yaklaşımlar, 12. Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Kongresi, Antalya, 2019
-Meme ve kolon kanseri hastalarına özel tedavi, Kolorektal cerrahi teknikler: Açık cerrahi, İstanbul Okan Üniversitesi, 2019
-Deneysel Anımallar Ve Deneysel Modeller, Deney Hayvanlarında Model Seçimi, Cerrahi Araştırma Kongresi, Kocaeli Üniversitesi, 2017

Ulusal ve Uluslararası birden çok yayınlanan makalesi bulunmaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.