Fototerapi ve Sarılık
- Fototerapi, yenidoğanlarda yüksek bilirubin seviyelerini düşürmek ve beyin hasarı riskini önlemek amacıyla kullanılan en yaygın ve etkili tedavi yöntemidir.
- Tedavi, toksik bilirubini belirli dalga boyundaki ışınlar yardımıyla suda çözünebilen formlara dönüştürerek vücuttan atılmasını sağlar.
- Uygulama sırasında göz maskesi kullanımı ve sıvı takibi gibi önlemler alınmalı, iyileşme süreci sadece gözle değil mutlaka kan tahlilleriyle izlenmelidir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Bebeklerde Fototerapi ve Sarılık Tedavisi
Bebeklerde yüksek bilirubin değerleri belirli seviyelere ulaştığında ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği için mutlaka tedavi edilmelidir. Fototerapi, hem bilirubin yükselmesini önlemek hem de mevcut değerleri düşürerek sarılığı güvenli sınırlarda tutmak amacıyla uygulanan temel yöntemdir.
Düşük düzeyde seyreden fizyolojik sarılıklarda genellikle müdahaleye gerek duyulmaz. Ancak bebeğin doğum ağırlığı ve kaç günlük olduğu baz alınarak, 15 mg/dl üzerindeki bilirubin oranlarında en yaygın ve etkili çözüm olarak fototerapiye başvurulur.
Bilirubin Oluşumu ve Yenidoğan Sarılığı
Yaşlanmış kırmızı kan hücrelerinin (eritrositler) ve bazı enzimlerin yıkımı sonucunda kana bilirubin adı verilen bir pigment salınır. Bu pigmentin ilk hali olan indirekt bilirubin, suda çözünemeyen ve vücut için toksik (zehirli) özellik taşıyan bir maddedir. Normal şartlarda karaciğerde enzimatik reaksiyonla suda çözünebilen direkt bilirubine dönüştürülerek safra ve idrar yoluyla vücuttan atılır.
Yenidoğan bebeklerde sarılığın gelişme nedenleri şunlardır:
- Karaciğerdeki dönüştürücü enzimlerin henüz düşük aktivitede olması,
- Eritrositlerin ömrünün daha kısa olması nedeniyle yıkımın fazla olması,
- Enterohepatik (bağırsak-karaciğer arası) dolaşımın daha yoğun olması.
Fototerapi Nedir?
Fototerapi, belirli dalga boyundaki ışınların kullanılarak, suda çözünemeyen toksik bilirubinin kimyasal reaksiyonlar aracılığıyla suda çözünebilen formlara dönüştürülmesi işlemidir. Bu yöntem, bebeklerde sarılığı hem önlemede hem de tedavi etmede kullanılan en yaygın medikal uygulamadır.
Tedavide en etkili ışık dalga boyu 430-490 nm arasındaki mavi-yeşil ışıktır. Mavi ışığın olası yan etkilerini dengelemek amacıyla fototerapi üniteleri genellikle eşit sayıda mavi ve beyaz ışık kaynağından oluşturulur.
Fototerapinin Etki Mekanizması
Işık tedavisi sırasında indirekt bilirubinde üç farklı kimyasal reaksiyon meydana gelir. Bu tepkimeler sonucunda oluşan yeni formlar, karaciğerde tekrar bir işleme gerek duymadan safra ve idrar yoluyla doğrudan vücuttan atılabilir. Bu süreç, bilirubin değerlerinin hızla kontrol altına alınmasını sağlar.
Fototerapinin Yan Etkileri
Fototerapi güvenli bir yöntem olsa da uygulama sırasında bazı yan etkiler gözlemlenebilir. Bu yan etkiler ve korunma yöntemleri şunlardır:
| Yan Etki | Açıklama ve Önlem |
|---|---|
| Retinal Dejenerasyon | Işığın göze doğrudan temasıyla oluşur; bebeklerin gözleri maske ile kapatılarak önlenir. |
| Sıvı Kaybı | Hissedilmeyen sıvı kaybı artabilir; bebeğin sıvı alımı artırılmalı ve takibi yapılmalıdır. |
| İshal | Bağırsaklardan atılan yüksek bilirubin nedeniyle yeşil ve sulu dışkılama görülebilir. |
| Deri Değişiklikleri | Genellikle geçici karakterde olan deri döküntüleri oluşabilir. |
| Bronz Bebek Sendromu | Cilt, idrar ve kanın grimsi kahverengi renk almasıdır; tedavi kesilince düzelir. |
| Kan Değerlerinde Düşüş | Trombosit yıkımındaki artışa bağlı olarak trombosit düşüklüğü görülebilir. |
| Hipokalsemi | Melatonin salgısının azalmasıyla kalsiyumun kemiğe geçmesi ve kandaki seviyesinin düşmesidir. |
| PDA Riski | Doğum sonrası kapanması gereken duktus arteriozusun açık kalma riski artabilir. |
| Vücut Isısı Değişimi | Bebekte ateş (hipertermi) veya ısı düşüşü görülebilir. |
Uygulama Süreci ve Önemli Uyarılar
Tedavi sırasında bebek, üzerinde sadece alt bezi kalacak şekilde soyulur ve gözleri koruyucu maske ile kapatılarak ışık altına yatırılır. Önemli bir nokta olarak, fototerapi alan bebeklerde cilt rengi normale dönse bile bu durum yanıltıcı olabilir. Bu nedenle iyileşme süreci sadece gözle değil, mutlaka kan tahlili yapılarak takip edilmelidir.
Unutulmamalıdır ki; sarılık düzeyi belirli bir seviyenin üzerine çıktığında ve doğru tedavi edilmediğinde, bilirubin maddesi beyin dokusu üzerinde kalıcı hasara ve uzun dönemli nörolojik bozukluklara yol açabilir. Fototerapi, bu risklerin önüne geçilmesinde hayati önem taşır.

