Doktorsitesi.com

FAYDALI ANKSİYETE, ZARARLI ANKSİYETE

Prof. Dr. Şakir Özen
Prof. Dr. Şakir Özen
11 Ocak 2019203 görüntülenme
Randevu Al
FAYDALI ANKSİYETE, ZARARLI ANKSİYETE
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anksiyete Nedir? Kaygı ve Endişenin Tanımı

Anksiyete, korku ve sıkıntı hissiyle karışık; endişe, kaygı, gerginlik, stresli ve telaşlı olma hali olarak tanımlanmaktadır. Toplum arasında bazı kişiler için “dünya yıkılsa umurunda olmaz” ifadesi kullanılırken, bazıları için “her şeyden korkan ve panikleyen” tabiri tercih edilir. Ancak psikolojik sağlık açısından bakıldığında, bu iki uç durumun da normal kabul edilmediğini belirtmek gerekir.

Faydalı ve Zararlı Anksiyete Arasındaki Farklar

Hafif düzeydeki anksiyete, kişinin günlük yaşamında nazik, planlı ve üretken olmasına yardımcı olduğu için faydalı kabul edilir. Ancak kaygı düzeyi; günlük yaşamda gerginliğe, dikkat azalmasına, günün verimsiz ve huzursuz geçmesine yol açacak seviyeye ulaştığında zararlı anksiyete kavramı gündeme gelir.

Anksiyetenin şiddeti ve süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilir:

  • Şiddet: Hafif kaygı halinden, ölüm ve çıldırma korkularının eşlik ettiği ağır panik atak seviyelerine kadar uzanabilir.
  • Süre: Zararlı anksiyete birkaç saat sürebileceği gibi; aylar, yıllar hatta daha uzun süreler boyunca devam edebilir.

Anksiyete Belirtileri: Psikolojik ve Bedensel Tepkiler

Anksiyete belirtileri temel olarak psikolojik ve bedensel olmak üzere iki ana grupta incelenir. Bedensel belirtiler, vücudumuzda irade dışı çalışan Otonom Sinir Sistemi’nin (OSS) aşırı aktif hale gelmesiyle ortaya çıkar. Kaygının yoğunlaştığı dönemlerde görülebilecek temel belirtiler şunlardır:

Psikolojik ve Bilişsel Belirtiler

  • Çabuk sinirlenme, alınganlık ve çabuk ağlama hali.
  • Çaresizlik hissi ve çözüm üretememe.
  • Çıldırma korkusu veya aniden ölme korkusu.
  • Dikkatini toplayamama, dalgınlık ve unutkanlık.
  • Çevreyi tanımakta zorlanma veya yabancı bir yerdedir hissi.

Bedensel ve Fizyolojik Belirtiler

  • Kalp çarpıntısı, göğüste sıkıntı hissi ve boğuluyor gibi olma.
  • El ve ayaklarda titreme, vücutta karıncalanma.
  • Baş dönmesi, bayılacak gibi olma ve yorgunluk.
  • Terleme, üşüme veya ateş basması.
  • İştah ve uyku bozuklukları, mide-bağırsak huzursuzlukları (bulantı, ishal).

Kaygı Bozukluklarını Tetikleyen Faktörler

Uzun süreli kaygı bozuklukları bazen beklenmedik acı bir olay neticesinde, bazen de ciddi bir bedensel hastalık veya sakatlık sonrası gelişebilir. Özellikle kalp krizi, kanser teşhisi, sakatlanmalar veya tiroit hormonu yüksekliği gibi durumlar anksiyeteyi tetikleyebilir.

Ayrıca, uzun süren stres faktörleri bazı bedensel hastalıkların ortaya çıkmasına veya ağırlaşmasına neden olabilir:

Stres Kaynaklı Risk GruplarıOlası Sağlık Sorunları
Kronik KaygıTansiyon yüksekliği
Metabolik EtkilerTip-2 şeker hastalığı
Sindirim SistemiMide ve bağırsak hastalıkları
Kas SistemiYaygın kas ağrıları

Anksiyete süreci uzadığında, bu tabloya sıklıkla depresyon gibi ek ruhsal sorunlar da eşlik etmektedir.

Anksiyete ile Baş Etme ve Yaşam Tarzı Önerileri

Zararlı anksiyete düzeyini kontrol altına almak için günlük yaşamın düzenlenmesi, hobi edinme, ilaç tedavisi ve psikoterapiler etkin olarak kullanılmaktadır. Kaygı düzeyini dengelemek adına şu adımların atılması önerilir:

  1. Beslenme Düzeni: Çay, kahve, çikolata, kolalı içecekler ve alkol tüketimi bırakılmalı veya minimuma indirilmelidir.
  2. Fiziksel Aktivite: Günde en az 30 dakika temiz havada düzenli yürüyüş veya rahatlatıcı egzersizler yapılmalıdır.
  3. Gevşeme Teknikleri: Kas ağrılarının yoğun olduğu durumlarda, kademeli kas germe-gevşetme ve doğru solunum egzersizleri öğrenilerek uygulanmalıdır.

Etiketler

AnksiyeteStresKaygıTedaviPsikiyatrizararlı anksiyetefaydalı anksiyete

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şakir Özen

Prof. Dr. Şakir Özen

Prof. Dr. Şakir ÖZEN, Denizli'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1999 yılında tamamlayarak Psikiyatri Uzmanı olmuştur. 

2000 Yılında ''Yardımcı Doçent Doktor'' 2005 yılında ''Doçent Doktor'' 2010 yılında ''Profesör Doktor'' Profesörü unvanlarının sahibi olmuştur.

20 ay süre ile Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi’nde görev almış olan Prof. Dr. Şakir ÖZEN, 3 yıl Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Eğitim Görevlisi olarak çalışmalarını sürdürmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.