Doktorsitesi.com

Erken Gebelikte Kullanılan Vajinal, İntramuskuler veya Kombine Progesteronun Serum Progesteron Düzeylerine Etkisinin Karşılaştırılması

Op. Dr. Fatih Yağbasan
Op. Dr. Fatih Yağbasan
13 Haziran 2023138 görüntülenme
Randevu Al
Amaç: Erken gebelik haftasında düşük tehdidi endikasyonu altında başlanılan vajinal, intramuskuler (IM) veya kombine (vaginal+ IM) progesteron preparatlarının serum progesteron düzeylerine etkisinin karşılaştırılması. Materyal ve metod: Aralık 2018- Aralık 2019 tarihleri arasında kliniğimize düşük tehdidi nedeniyle başvuran ve progesteron uygulanan ilk trimester gebeler çalışmaya dahil edildi. Katılımcılar vajinal progesteron, İM progesteron veya vajinal + İM progesteron tedavisi almalarına göre üç gruba ayrıldı. Grupların ilk ilaç dozundan sonraki 3. saat ve 7. günde ölçülen serum progesteron düzeyleri, serum progesteron seviyelerinin optimal değere ulaşım hızları ve uygunlukları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza progesteron tedavisi alan 64 hasta katılmıştır. Bunlardan 23 hasta (%35.9) intramuskuler, 19 hasta (%29.7) vajinal, 22 hasta ise (34.4) vajinal + intramuskuler progesteron kullanan hastalardı. Gruplar arasında progesteron başlama haftası, yaş, gravida ve parite özellikleri açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Vajinal +İM progesteron kullanan grubun başvuru sırasında progesteron düzeyleri diğer gruplara göre anlamlı derecede düşük saptanmıştır (p = 0.013). Vajinal +İM progesteron kulllanan grubun hem 3. saatteki hem 7.gündeki serum progesteron seviyesindeki artış oranı, diğer iki gruba (vajinal ve IM) oranla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (sırayla p = 0.001, p = 0.006). Sonuç: Erken gebelik haftalarında düşük tehditi olan hastaların kesin tedavisi yoktur, ancak progesteron tedavisinin son yıllarda önerildiği çalışmalar artmaktadır. Bu çalışmada vajinal+ IM kombine progesteron preparatlarının serum progesteron seviyelerini daha hızlı arttırdığı belirlenmiştir. Fakat konu ile ilgili çalışmamız yeterli olmayıp ek çalışmalara ihtiyaç vardır.
Erken Gebelikte Kullanılan Vajinal, İntramuskuler veya Kombine Progesteronun Serum Progesteron Düzeylerine Etkisinin Karşılaştırılması
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erken Gebelikte Düşük Tehdidi ve Progesteronun Önemi

Düşük tehdidi (DT), vajinal kanama ve abdominal kasılmalarla kendini gösteren, gebeliğin ilk trimesterinde yaklaşık %15-20 oranında karşılaşılan ciddi bir komplikasyondur. Bu vakaların yaklaşık yarısı maalesef düşükle sonuçlanmaktadır. Düşükle sonuçlanmayan vakalarda ise erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve prenatal ölüm riskleri normal gebeliklere oranla daha yüksektir.

Progesteron, gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için korpus luteumdan salgılanan hayati bir steroid hormondur. Bu hormon, endometriumda sekretuar değişiklikleri başlatarak erken gebeliği destekler, uterin kasları gevşetir ve maternal immün yanıtı düzenleyerek fetal rejeksiyonu engeller. Özellikle gebeliğin ilk haftalarında progesteron seviyelerinin korunması, gebeliğin devamlılığı açısından kritik bir rol oynamaktadır.

Progesteron Tedavi Yöntemleri ve Klinik Yaklaşımlar

Obstetri pratiğinde düşük tehdidi ve tekrarlayan gebelik kayıplarının tedavisinde progesteron desteği uzun yıllardır yaygın olarak kullanılmaktadır. Tedavi seçenekleri arasında hidroksiprogesteron kaproat (IM), natürel (IM), mikronize progesteron (vajinal, oral) ve vajinal jeller bulunmaktadır. Progesteronun etkinliği; hasta yapısına, kullanılan türeve, doza ve uygulama yoluna göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Çalışma Metodolojisi ve Hasta Grupları

Bu retrospektif çalışmada, Aralık 2018 ile Aralık 2019 tarihleri arasında düşük tehdidi nedeniyle tedavi gören 18-45 yaş aralığındaki 64 gebe değerlendirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastalar üç farklı tedavi grubuna ayrılmıştır:

  • Vajinal Progesteron Grubu: 200 mg (2x1 pozoloji)
  • İntramusküler (İM) Progesteron Grubu: 50 mg (1x1 pozoloji)
  • Kombine (Vajinal + İM) Grup: Her iki yöntemin eş zamanlı uygulanması

Hastaların serum progesteron seviyeleri; tedavi öncesi, tedaviden 3 saat sonra (maksimum plazma seviyesi) ve 7 gün sonra (metabolize olma süreci) ölçülerek kaydedilmiştir.

Bulgular ve Serum Progesteron Değerlerinin Analizi

Yapılan analizler sonucunda, tedavi başlangıcındaki demografik özellikler ve gebelik haftaları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak, uygulama sonrası serum seviyelerindeki artış oranları dikkat çekici farklılıklar göstermiştir.

ParametreVajinal (n=19)İM (n=23)Vajinal + İM (n=22)P Değeri
Yaş Ortalaması28.5 ± 5.729.3 ± 5.131.3 ± 5.00.222
Gebelik Haftası8.2 ± 2.77.5 ± 2.08.7 ± 3.00.358
P0 (Başvuru Seviyesi)17.616.513.60.013
P3 (3. Saat Seviyesi)21.923.521.70.879
P7 (7. Gün Seviyesi)28.133.533.00.665

Artış Oranlarının Karşılaştırılması

Tedavi sonrası progesteron seviyelerindeki yüzde bazlı artışlar incelendiğinde, vajinal + İM (kombine) kullanımın diğer yöntemlere göre üstünlüğü kanıtlanmıştır:

  1. 3. Saat Artış Oranı: Kombine grupta %88.5 iken, sadece vajinal grupta %32.1 ve sadece İM grubunda %16.7 olarak ölçülmüştür.
  2. 7. Gün Artış Oranı: Kombine grupta %206.4 artış gözlemlenirken, bu oran tekli gruplarda anlamlı derecede daha düşük kalmıştır.
  3. Grup Karşılaştırması: Sadece vajinal ve sadece İM kullanımı arasında serum seviyesi artışı bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.

Tartışma ve Klinik Değerlendirme

Literatürde progesteronun düşük riskini azalttığına dair pek çok çalışma bulunsa da, uygulama yollarının serum seviyelerine etkisi üzerine yapılan araştırmalar sınırlıdır. Bazı çalışmalar oral progesteronun abort oranlarını düşürdüğünü, bazıları ise vajinal ve İM yollar arasında belirgin bir fark olmadığını savunmaktadır.

Ancak bu çalışmanın verileri, düşük serum progesteron seviyesinin 16. haftadan önceki abort riski ile doğrudan ilişkili olduğunu vurgulamaktadır. Vajinal uygulama şeklinin hasta tarafından tam uygulanamaması veya İM uygulamanın erişilebilirlik ve abse riski gibi zorlukları göz önüne alındığında, kombine tedavinin daha güvenilir bir seçenek olduğu görülmektedir.

Sonuç: En Hızlı Etki Eden Uygulama Yolu

Araştırma sonuçları, düşük tehdidi yaşayan hastalarda vajinal + İM (kombine) progesteron preparatlarının, serum progesteron seviyelerini en hızlı ve en etkili şekilde artıran yöntem olduğunu ortaya koymuştur. Klinik pratikte serum seviyelerini ideal düzeye hızla ulaştırmak için kombine tedavi protokolleri stratejik bir öneme sahiptir. Bu bulguların daha geniş örneklem grupları ve prospektif çalışmalarla desteklenmesi önerilmektedir.

Etiketler

vajinal progrsteron, düşük tehdidi, intramuskuler progesteron

Yazar Hakkında

Op. Dr. Fatih Yağbasan

Op. Dr. Fatih Yağbasan

Kırıkkale de 1989 yılında doğdu. İlkokul ve ilköğretim zamanında parlak bir öğrenci olup Kırıkkale fen lisesini kazandı. 4 yıl lise eğitimini fen lisesinde tamamladı. 2007 yılında ilk sınavında Eskişehir Osmangazi üniversitesi tıp fakültesine yerleşti. 2013 yılında tıp fakültesinden mezun olup mecburi hizmet için delice devlet hastanesinde göreve başladı. Kısa sürede başhekimliğe yükseldi 1 yıl başhekimlik hizmeti verdi. 2016 yılında necmettin erbakan üniversitesi meram tıp fakültesi kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde asistanlığa başladı. Uzmanlığın mecbüri hizmetini 2020-2022 yılında Tunceli devlet hastanesinde kadın doğum uzmanı olarak tamamladı. 2022 yılında kamu görevinde istifa edip özel Konya Farabi hastanesinde göreve başladı. Evli ve bir çocuk babası olup halen Konya da kadın doğum uzmanı olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.