Doktorsitesi.com

Erkek infertilitesi (kısırlık) nedir

Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu
Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu
2 Ağustos 2019171 görüntülenme
Randevu Al
Erkek infertilitesi (kısırlık) nedir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek İnfertilitesi ve Toplumsal Yaygınlığı

Günümüzde düşünüldüğünden daha yaygın bir problem olan infertilite, evlenen her 6 çiftten birinde karşımıza çıkmaktadır. Aile bütünlüğünü ve sosyal hayatı zorlayıcı etkileri bulunan bu durumun tedavisinde, tıp dünyasında önemli bir yol katedilmiştir. Bu gelişmeler sayesinde, daha önce çocuk sahibi olamayacağı düşünülen aileler bebek sahibi olabilmekte ve ümitsizliğe kapılan çiftler başarıyla tedavi edilebilmektedir.

Erkek Faktörünün İnfertilitedeki Rolü ve Sıklığı

İnfertilite şikayeti ile doktora başvuran çiftlerin yarısına yakınında erkek faktörü tespit edilmektedir. Bazı bilimsel çalışmalar bu oranın daha yüksek olduğunu ve kadın faktörü nedeniyle tedavi gören birçok hastada, aslında eş zamanlı olarak erkek faktörünün de bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle kısırlık araştırmalarında erkeğin değerlendirilmesi kritik bir öneme sahiptir.

Çocuk İsteyen Çiftler Ne Zaman Doktora Başvurmalıdır?

İnfertilite tedavisinde başarıyı etkileyen faktörlerin başında kadın yaşı gelmektedir. Klasik olarak bilinen “çocuk istemi sonrası düzenli birliktelik ile 1 yıl beklenmeli” önerisi her zaman geçerli değildir. Günümüzde kariyer ve sosyal yaşam koşulları nedeniyle evlilik yaşının ilerlemesi, yardımcı üreme teknikleri için riskli yaş sınırlarını yaklaştırmaktadır.

Özellikle erkek tarafında aşağıdaki durumlar mevcutsa, vakit kaybetmeden bir üroloji kontrolü önerilmektedir:

  • İnmemiş testis hikayesi veya bu nedenle geçirilmiş ameliyatlar,
  • Geçmişte alınan kemoterapi veya radyoterapi tedavileri,
  • Hormonal veya genetik hastalıklar,
  • Kronik rahatsızlıklar,
  • Daha önceki evliliklerde çocuk sahibi olamama durumu.

Güncel tıbbi yaklaşım, çocuk istemiyle başvuran her çiftin birinci basamak infertilite kontrolünden geçirilmesi yönündedir. Erkek partner bir üroloji uzmanı tarafından muayene edilmeden, sadece kadına yönelik uzun ve yorucu tedavilerin uygulanması doğru bir strateji değildir.

Erkek İnfertilitesinde Tanı ve İnceleme Süreçleri

İnfertilite, tek başına bir problem olmaktan ziyade kompleks bir sağlık sorunudur; zira diğer organ ve sistem hastalıklarında da benzer problemler görülebilmektedir. Bu süreçte mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır. Uzman hekimin yapacağı genel değerlendirme ve fiziksel muayeneyi takiben şu testler istenebilir:

  1. Sperm analizi (Spermiyogram)
  2. Basit biyokimyasal incelemeler
  3. Gerekli görülen durumlarda hormonal testler
  4. Genetik incelemeler

Sperm Sayısının Normal Olması Yeterli midir?

Spermiyogram analizi erkek faktörü hakkında temel bilgiler sunsa da sadece sperm sayısı her şeyin normal olduğunu kanıtlamaz. Analizlerde sperm sayısının yanı sıra hareket ve morfoloji (şekil) özelliklerinin de mutlaka incelenmesi gerekir. Tüm bu kriterlerin normal olduğu ve kadın faktörünün de sağlıklı bulunduğu durumlarda “nedeni açıklanamayan” erkek infertilitesi söz konusu olabilir. Bu tip vakalarda, son yıllarda üzerinde durulan spermde DNA hasarı (genetik materyal problemleri) araştırılmaktadır.

Sperm Fonksiyonlarını Bozan Temel Nedenler

Erkeklerde sperm fonksiyonlarının bozulması temel olarak iki ana başlıkta incelenir: doğuştan gelen nedenler ve çevresel/sonradan edinilen nedenler. Doğuştan gelen bozukluklar genellikle birbirini etkileyen hormonal ve genetik faktörlerden kaynaklanır. Sonradan oluşan çevresel nedenler ise oldukça çeşitlidir:

  • Geçirilen hastalıklar ve kazalar,
  • Varikosel (testis damarlarında genişleme),
  • Sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı,
  • Kullanılan ilaçlar ve geçirilmiş ameliyatlar,
  • İş gereği maruz kalınan yüksek ısı ve radyasyon gibi risk faktörleri.

Yaşam Tarzı ve İnfertilite İlişkisi

Yaşam tarzı, erkeklerde hem infertiliteye hem de ereksiyon bozukluklarına doğrudan neden olabilir. Bazı durumlarda sadece yaşam tarzı değişiklikleri ile sperm fonksiyonlarında belirgin düzelme sağlanabilmektedir. Risk teşkil eden unsurlar şunlardır:

Risk FaktörüEtkisi
Aşırı KiloHormonal dengeyi ve sperm kalitesini bozar.
Madde KullanımıSigara, yoğun alkol ve uyuşturucu sperm üretimini baskılar.
Yüksek IsıSauna, sıcak banyo ve iş gereği ısıya maruziyet üretimi olumsuz etkiler.
İlaçlarVücut geliştirme amaçlı alınan hormon içerikli ilaçlar kısırlığa yol açabilir.
Toksik MaddelerKimyasal ve toksik maddelere maruziyet sperm fonksiyonlarını bozar.

Erkek İnfertilitesinde Tedavi Yöntemleri

İlaçla Tedavi Seçenekleri

Erkek infertilitesinde ilaçlar iki temel amaçla kullanılır. Birincisi, hipogonadotropik hipogonadizm veya hiperprolaktinemi gibi ciddi hormonal bozuklukların tedavisidir. İkincisi ise etkileri hastadan hastaya değişen destekleyici tedavilerdir. Bu tedaviler, uzman hekim kontrolünde doğru dozda kullanıldığında oldukça yüz güldürücü sonuçlar vermektedir.

Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Ameliyatla düzeltilebilen en yaygın infertilite nedeni varikoseldir. Doğru tanı ve değerlendirme ile cerrahi müdahaleden başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ayrıca meni kanallarındaki tıkanıklığa bağlı gelişen infertilite durumlarında, seçilmiş vakalarda kanalların açılmasına yönelik operasyonlar gerçekleştirilebilir.

Genetik Faktörlerin Önemi ve İncelemeler

Tüm erkek infertilitelerinin yaklaşık %10’u genetik hastalıklara bağlıdır. Genetik tanının konulması, hem sonraki kuşaklara geçişi engellemek adına tüp bebek işlemlerinde genetik tarama yapılması hem de TESE öncesi başarı şansının belirlenmesi açısından kritiktir.

Sperm sayısı 5 milyonun altında olan veya hiç sperm bulunmayan (azospermi) hastalara şu genetik incelemeler yapılmalıdır:

  • Karyotip Analizi (Kromozom incelemesi)
  • Mikro Y Delesyonu incelemesi

Etiketler

Erkek infertilitesiKısırlıkİnfertiliteErkek kısırlığı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu

Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu

Prof.Dr.Ahmet Hakan Haliloğlu, 1975 yılında Ankara’da doğmuştur. Ankara Üniversitesi'nde başlamış olduğu lisans eğitimini başarı ile tamamlayarak 1999 yılında Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Ankara Üniversitesi'nde tamamlayıp 2005 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur. 2013 yılında Doçent ünvanı, 2019 yılında ise Profesör ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.