EKZEMA HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ!

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Ekzema Nedir? Genel Bir Bakış
Ekzema, toplumun yaklaşık %10’unda görülen, özellikle yüz, avuç içi ve ayak tabanı gibi açık bölgeler ile vücudun ince ve hassas deri kısımlarında ortaya çıkan bir cilt rahatsızlığıdır. Her yaş grubunda görülebilen bu hastalık, tehlikeli olmamasına rağmen kaşıntılı ve estetik açıdan rahatsız edici bir seyir izleyebilir. Yapılan araştırmalar, her on kişiden birinin yaşamı boyunca en az bir kez ekzema geçirdiğini, bu oranın ilk beş yaş grubu çocuklarda %50 seviyelerine kadar çıktığını göstermektedir.
Ekzemanın Belirtileri ve Günlük Yaşama Etkileri
Ekzema, deri katmanları arasında meydana gelen ve tıp dilinde enflamasyon (ödem, yangı veya bakterisiz iltihap) olarak tanımlanan bir durumdur. Hastalığın en belirgin özellikleri şunlardır:
- Kızarıklık ve Kaşıntı: Ekzemalı bölge genellikle şiddetli kaşıntı ile birlikte kızarır; deri yapısı nemli veya kuru olabilir.
- Deri Hasarı: Kaşıma sonucu deri kanatılırsa, bölgeye iltihap eklenebilir ve daha ciddi enfeksiyonlar gelişebilir.
- Yerleşim Alanları: Yüz, boyun, kollar, bacaklar ve deri kıvrımları ile giysilerin sürtündüğü bölgelerde sık görülür.
- Hareket Kısıtlılığı: Özellikle el ve ayak tabanındaki ekzemalar, çatlaklar ve ağrı nedeniyle hastanın günlük aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlayabilir.
Ekzemanın Nedenleri ve Bağırsak Florası İlişkisi
Ekzemanın ortaya çıkışına dair çeşitli teoriler bulunmakla birlikte, bağırsak florası ve doğum şekli arasındaki ilişki dikkat çekicidir. Araştırmalar, sezaryenle doğan bebeklerde ekzema görülme sıklığının normal doğuma oranla daha fazla olduğunu iddia etmektedir. Bunun temel sebebi, normal doğum kanalındaki bakterilerle karşılaşmayan bebeklerde sağlıklı bağırsak florasının tam oluşmamasıdır.
Benzer şekilde, anne sütü yerine inek sütü veya mama ile beslenen bebeklerde de ekzema ve benzeri alerjik hastalıklar daha sık görülmektedir. Bu durum, ekzema gibi birçok hastalığın tedavisinde bağırsak florasının normal hale getirilmesinin ne kadar kritik olduğunu kanıtlamaktadır.
Alerjik Kökenli Ekzema: Atopik Dermatit
En sık rastlanan ekzema tipi, alerjik kökenli olan atopik dermatittir. Bu rahatsızlık genellikle alerjik astım ve alerjik rinit (saman nezlesi) ile birlikte görülür. Bu üç hastalığın aynı zemin üzerinde geliştiği bilinmektedir. Çocukluk döneminde görülen ekzema, yaş ilerledikçe kendiliğinden geçebilir ancak yerini alerjik astıma bırakabilir.
Ekzemadan Korunma Yolları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ekzema yönetiminde doktor müdahalesi kadar hastanın disiplini de önemlidir. Hastaların dikkat etmesi gereken temel unsurlar şunlardır:
- Tahriş Edicilerden Kaçınma: Kimyasal maddelerle temas ederken lastik eldiven ve maske kullanılmalıdır.
- Kaşıntıyı Önleme: Yaralar kaşınmamalı; bebeklerde pamuklu eldivenler, yetişkinlerde ise steril ve alerjik olmayan eldivenler tercih edilmelidir.
- Enfeksiyon Riski: Ekzemalı deri, herpes simpleks (uçuk) virüsüne karşı dirençsizdir. Bu nedenle uçuk çıkaran kişilerden uzak durulmalıdır.
- Beslenme ve Giyim: Alerjiye neden olan gıdalar (özellikle inek sütü) ve giysi türleri tespit edilerek bunlardan kaçınılmalıdır.
Modern Ekzema Tedavisi: Biyorezonans ve Akupunktur
Kliniğimizde ekzema tedavisi, hastanın detaylı sorgulanması ve muayenesi ile başlar. Hastalığı tetikleyen unsurları belirlemek amacıyla biyorezonans yöntemiyle kapsamlı testler uygulanmaktadır.
Uygulanan Tanı Testleri
| Test Adı | Amacı |
|---|---|
| Gıda Testi | Vücudun tolere edemediği gıdaların (süt, balık vb.) tespiti. |
| Alerji Profil Testi | Toz, küf, polen gibi tetikleyici ajanların belirlenmesi. |
| Bağırsak Florası Testi | Sindirim sistemi fonksiyonlarının ve disbiyozun değerlendirilmesi. |
| Ağır Metal ve Toksik Madde Testi | Vücutta biriken zararlı maddelerin tespiti ve detoks planlaması. |
| pH Testi | Mezenkim dokusunun asit-baz dengesinin belirlenmesi. |
| Miasm Testi | Miasmik yapının tipinin belirlenmesi. |
Bütüncül Tedavi Yaklaşımı
Test sonuçlarına göre zararlı gıdalar diyetten çıkarılır, eksik vitamin ve mineraller tamamlanır ve bağırsak florası düzenlenir. Ayrıca Acugraph cihazı ile vücuttaki meridyenlerin enerji seviyeleri ölçülerek kişiye özel akupunktur programı uygulanır. Tek kullanımlık iğnelerle yapılan bu tedavi, vücuttaki bozulmuş olan yin/yang enerji dengesini yeniden sağlar.
Sonuç olarak, uzun yıllar ilaç kullanmak zorunda kalan hastalar, biyorezonans ve akupunktur yöntemlerinin kombinasyonu sayesinde kısa sürede sağlığına kavuşabilmektedir.



