Doktorsitesi.com

Effect of Triclosan-Coated Suture and Antibiotic Prophylaxis on Infection and Recurrence after Karydakis Flap Repair for Pilonidal Disease: A Randomized Parallel-Arm Double-Blinded Clinical Trial

Op. Dr. Kafkas Çelik
Op. Dr. Kafkas Çelik
26 Ocak 2021193 görüntülenme
Randevu Al
Effect of Triclosan-Coated Suture and Antibiotic Prophylaxis on Infection and Recurrence after Karydakis Flap Repair for Pilonidal Disease: A Randomized Parallel-Arm Double-Blinded Clinical Trial
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Pilonidal Sinüs Tedavisinde Enfeksiyon Riskini Azaltma Stratejileri

Pilonidal sinüs hastalığı, ilk kez 1833 yılında Mayo tarafından "saç içeren bir kist" olarak tanımlanmıştır. Günümüzde lezyonların cerrahi tedavisi başarılı sonuçlar verse de, bu prosedürler nispeten yüksek post-operatif enfeksiyon ve nüks (tekrarlama) oranları ile ilişkilendirilmektedir. Literatürdeki pek çok çalışma, triklosan kaplı sütürlerin (TCS) cerrahi alan enfeksiyonlarını azalttığını göstermektedir.

Araştırmanın Amacı ve Metodolojisi

Bu randomize, paralel kollu ve çift kör klinik çalışmanın temel amacı, pilonidal sinüs hastalığının cerrahi yönetiminde antibiyotik profilaksisinin ve ikincil olarak antibiyotik kaplı sütürlerin post-operatif enfeksiyonları önlemedeki etkinliğini incelemektir.

Çalışma kapsamında hastalar ve yöntemler şu şekilde kurgulanmıştır:

  • Birincil Hedef: Antibiyotik profilaksisi uygulanan (AP+) ve uygulanmayan (AP-) hastalarda erken dönem enfeksiyon oranlarını karşılaştırmak.
  • İkincil Hedef: Her iki grupta triklosan kaplı sütürler (TCS) ile geleneksel sütürlerin (CS) enfeksiyon komplikasyonları üzerindeki etkisini analiz etmek.
  • Önemli Gelişme: Çalışmanın AP(-) kolu, kabul edilemez derecede yüksek enfeksiyon oranları nedeniyle vaktinden önce sonlandırılmıştır.

Klinik Bulgular ve Mikrobiyolojik Analiz

Araştırma sonucunda 74 hastadan (%69.8) toplam 80 mikroorganizma izole edilmiştir. Elde edilen veriler, cerrahi alanlardaki mikrobiyolojik çeşitliliği ve sütür tiplerinin etkisini ortaya koymaktadır.

İzole Edilen MikroorganizmalarGörülme Sıklığı (%)
Metisiline Duyarlı Koagülaz-Negatif Stafilokoklar%30 (En yaygın)
Actinomyces israelii (Anaerobik)%7.5
Toplam Mikroorganizma Üremesi (TCS Grubu)%65.8
Toplam Mikroorganizma Üremesi (CS Grubu)%75.0

Çalışmada yara ayrışması (dehissans) oluşumu açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Altı aylık takip süresi boyunca, her ikisi de TCS grubunda olmak üzere toplam iki nüks vakası görülmüş; ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.

Sonuç ve Klinik Öneriler

Elde edilen veriler ışığında, Karydakis flap onarımı planlanan hastalarda antibiyotik profilaksisinin zorunlu olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma verilerine göre triklosan kaplı sütürlerin (TCS) enfeksiyon oranlarını düşürme eğiliminde olduğu gözlemlense de, bu durum istatistiksel olarak anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır.

Öne çıkan temel bulgular şunlardır:

  • Pilonidal sinüs cerrahisinde anaerobik mikroorganizmalar enfektif izolatlar arasında baskın durumdadır.
  • Cerrahi başarı için profilaktik antibiyotik kullanımı kritik öneme sahiptir.
  • Triklosan kaplı sütürler, enfeksiyonu azaltma potansiyeli taşısa da daha geniş serili çalışmalarla desteklenmelidir.

Etiketler

Kıl dönmesi cerrahi tedavisiPilonidal sinsPilonidal kistPilonidal sinüs (kıl dönmesi)

Yazar Hakkında

Op. Dr. Kafkas Çelik

Op. Dr. Kafkas Çelik

Op. Dr. Kafkas Çelik, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Genel Cerrahi uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.