Düzensiz Adet Görme, Adet Bozuklukları

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Normal Adet Döngüsü ve Süreçleri
Kadınlarda ilk adetin başlamasıyla birlikte yaklaşık 30-35 yıl boyunca her ay tekrar eden kanamalar meydana gelir. Sağlıklı bir adet döngüsü ortalama 28 günde bir gerçekleşmekle birlikte, 2 ile 7 gün arasında süren kanamalar normal kabul edilir. Tıbbi literatürde 21 gün ile 40 gün arasındaki periyotlar da normal sınırlar içerisinde değerlendirilmektedir.
Adet döngüsü hesaplanırken ilk günden bir sonraki adetin ilk gününe kadar olan süre baz alınır. İki adet dönemi arasındaki sürenin 21 ile 40 gün arasında olması ve en önemlisi bu sayının her ay sabit kalması sağlıklı bir döngünün işaretidir.
Adet Düzensizliği Türleri ve Sınıflandırılması
Adet düzensizlikleri, kanamanın sıklığına, miktarına ve süresine göre farklı tıbbi terimlerle sınıflandırılmaktadır. Bu düzensizliklerin temel türleri şunlardır:
1. Oligomenore (Seyrek Adet Görme)
Bir yıl içinde görülen adet sayısının azalması veya adet aralıklarının 40 günden uzun sürmesi durumudur. Bu durumun nedenleri ve özellikleri şunlardır:
- Genç kızlarda 18 yaşına kadar bu durum normal kabul edilebilir.
- Menopoza yakın dönemlerde rahim içi kalınlaşma riski nedeniyle mutlaka tedavi edilmelidir.
- Üreme çağındaki kadınlarda kısırlık belirtisi olabileceği için uzman hekim tarafından araştırılmalıdır.
- Aylık/üç aylık korunma iğneleri, deri altı çubuklar, hormonlu spiraller ve bazen doğum kontrol hapları bu duruma yol açabilir.
- Kilo artışı, tüylenme ve sivilce eşlik ediyorsa polikistik over sendromu yönünden inceleme yapılmalıdır.
- En yaygın nedenlerden biri gebeliktir. Ayrıca stres ve mevsim değişiklikleri yılda 1-2 kez gecikmeye neden olabilir.
2. Polimenore (Sık Adet Görme)
Adet kanamalarının 21 günden daha az aralıklarla gerçekleşmesi durumudur. Genellikle şu özelliklerle öne çıkar:
- Daha çok 35 yaş üstü kadınlarda gözlemlenir.
- Yumurtlama bozuklukları veya hormonal yetersizlik belirtisi olabilir.
- Adet dışı ara kanamalar bazen erken adet görme ile karıştırılabilir.
3. Hipomenore (Az Miktarda Adet Görme)
Adet miktarının normalden az olması ve kanama süresinin kısalmasıdır. Kanama bazen kahverengi çamur şeklinde görülebilir.
- Yapısal olarak bazı kadınlar az adet görebilir; bu durum hamileliğe engel değildir.
- 35 yaş üstünde ve menopoza yakın dönemlerde miktar azalması normal kabul edilebilir.
- Prolaktin (süt hormonu) yüksekliği veya tiroid bozuklukları ilk belirti olarak adet azalmasına neden olabilir.
- Asherman Sendromu: Kürtaj sonrası rahim içinde oluşan yapışıklıklar nedeniyle adet miktarının azalması veya tamamen kesilmesidir.
- Üstüne Görme: Gebeliğin rahim duvarına yerleşmesi sırasında oluşan hafif kanama, adetle karıştırılabilir. Dış gebelik de benzer kanamalara yol açabilir.
Menoraji ve Metroraji: Yoğun ve Düzensiz Kanamalar
Menoraji, vaktinde başlayan ancak miktarı fazla, pıhtılı ve uzun süren kanamaları; metroraji ise adet dışı ara kanamaları ifade eder. Bu düzensizliklerin başlıca nedenleri şunlardır:
| Neden Türü | Olası Sebepler |
|---|---|
| Hormonal | Hormonal bozukluklar, korunma iğneleri, hap unutulması |
| Organik | Myom, polip, adenomyozis, rahim içi kalınlaşması, kanser |
| Sistemik | Kan, karaciğer ve böbrek hastalıkları (pıhtılaşma bozuklukları) |
| Diğer | Spiral kullanımı, kürtaj sonrası ilk adet, düşük veya dış gebelik |
Genç kızlarda ilk birkaç adet yoğun olabilir; ancak fazla kan kaybını önlemek adına tedavi edilmesi önerilir.
Genel Değerlendirme ve Tedavi Yaklaşımları
Adet bozukluklarının yaklaşık %75'i hormonal problemlere dayanmaktadır. Ancak özellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan düzensizliklerde mutlaka organik nedenler (myom, polip vb.) araştırılmalıdır.
- Tanı Süreci: Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen, sık ve uzun süreli kanamalarda rahim içi doku biyopsisi (kürtaj) yapılarak kesin tanı konulmalıdır.
- Menopoz Dönemi: Menopoz ve menopoz öncesi her türlü anormal kanama ciddiye alınmalı ve araştırılmalıdır.
- Tedavi Yöntemleri: Hormonal nedenlerde doğum kontrol hapları ve adet düzenleyiciler kullanılırken; myom ve polip gibi organik sebeplerde cerrahi tedavi tercih edilmektedir.





