Doktorsitesi.com

DUYGUSAL YEME DAVRANIŞI VE KİLO KONTROLÜ

Aile Danışmanı Aysun Turhan
Aile Danışmanı Aysun Turhan
2 Mart 2024106 görüntülenme
Randevu Al
EFT VE DİĞER YARDIMCI TEKNİKLER İLE KİLO KONTROLÜNE DESTEK OLUYORUZ Duygulara izin verin: Hoş olmayan duyguları hissetmemeyi tercih ederiz, bunun yerine kendimizi hızla onlardan uzaklaştırmayı tercih ederiz - örneğin yemekle. Ancak bu duygular ortadan kaybolmaz, bilinçaltında kalır ve refahımız üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Olumlu ya da olumsuz duygulardan beslenme dürtüsü hissediyorsanız, durun ve kendi içinizde hissedin. Duyguların ortaya çıkmasına izin verin. Çoğu durumda bu, bu duyguların etkisini azaltır ve kısa bir süre sonra daha az acı verirler. Duygusal Yeme davranışınız için bir uzmandan yardım isteyin; Duygusal yeme alışkanlıklarınızı bilinçli beslenmeyle değiştirmek istiyorsanız ancak bunu kendi başınıza yapamayacağınızı düşünüyorsanız yardım alın. Merkezimizde duygusal yeme davranışı yaşayanlara EFT ve diğer destekleyici teknikler uygulanarak destek verilmektedir.
DUYGUSAL YEME DAVRANIŞI VE KİLO KONTROLÜ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Duygusal Yeme: Psikolojik Tatmin ve Beslenme İlişkisi

Birçok insan sadece fiziksel olarak acıktığında değil; yalnızlık, hayal kırıklığı, can sıkıntısı veya stres gibi duygusal durumlar nedeniyle de yemek yemeye yönelmektedir. Duygusal yeme, biyolojik bir ihtiyaçtan ziyade psikolojik olarak daha iyi hissetmenin bir yolu ve geçici bir tatmin aracı haline gelmektedir. Bu davranış modelini tanımak ve altında yatan nedenleri anlamak, sağlıklı bir yaşam tarzı için kritik öneme sahiptir.

Duygusal Yeme Mekanizması Nasıl Çalışır?

Vücudumuzun çalışması için gerekli olan enerji ve besinleri sağlayan temel mekanizma oldukça basittir: Açlık, vücudun gıdaya ihtiyacı olduğunu sinyalize eder; yeterli besin alındığında ise tokluk hissi oluşur. Bu, doğuştan gelen biyolojik bir süreçtir. Ancak günümüzde pek çok birey bu doğal sinyalleri görmezden gelerek, fiziksel bir ihtiyaç duymadan yemek tütetimine yönelmektedir.

Bu davranışın temelinde genellikle duygusal yeme yatmaktadır. Bireyler; bunalmışlık veya hayal kırıklığı gibi yoğun duygulara tepki olarak yiyecekleri bir ödül ve rahatlama aracı olarak kullanırlar. Eğer açlık hissetmeden sık sık yemek yediğinizi fark ediyorsanız, bu durum stresli bir dönemden geçtiğinizin işareti olabilir.

Duygusal yemeyi tetikleyen temel unsurlar şunlardır:

  • Yalnızlık ve boşluk hissi
  • Kronik stres ve hüsran
  • Üzüntü ve can sıkıntısı
  • Ödül, güvence ve rahatlık ihtiyacı

Beyindeki Ödül Merkezi ve Mutluluk Hormonu

Duygusal kontrolle gerçekleştirilen gıda alımında, genellikle şekerli, yağlı ve yüksek kalorili yiyecekler tercih edilir. Çikolata, pizza ve cips gibi besinler, içerdikleri lezzet artırıcılar sayesinde hızlı enerji kaynaklarıdır. Bu gıdalar beyindeki ödül merkezini harekete geçirerek, mutluluk hormonu olarak bilinen dopamin salınımını tetikler.

Yemek ve Ödül İlişkisinin Kökeni

Yemek ile güvenlik duygusu arasındaki bağlantı aslında bebeklik dönemine kadar uzanmaktadır. Bebekler emzirilme veya beslenme sırasında sadece fiziksel olarak doymazlar; aynı zamanda kucaklandıkları için yemeği sıcaklık ve güvenlik hissiyle eşleştirirler. Bu durum, çocukluk döneminde yemeğin bir ödül mekanizması olarak kullanılmasıyla daha da pekişir.

Çocuklukta öğrenilen bu duygusal eşleşme, yetişkinlikte depresif veya bunalmış hissedildiğinde yeniden ortaya çıkar. Duygusal yeme davranışı geliştiren kişiler, aslında fiziksel bir açlık değil; yemekle özdeşleştirdikleri o güven ve ödül duygusunu aramaktadırlar.

Stres, Kortizol ve Aşırı Gıda Alımı

Zorlu yaşam koşulları ve iş stresi, vücudun kortizol hormonu salgılamasına neden olur. Bu hormon; kalp atışını hızlandırır, kan basıncını yükseltir ve kasları gerer. Evrimsel süreçte hayatta kalmamızı sağlayan bu mekanizma, modern şehir hayatındaki sürekli stresle birleştiğinde sağlığı olumsuz etkilemektedir.

Stresin beslenme üzerindeki etkileri şu şekildedir:

FaktörEtki
Zaman BaskısıSağlıklı beslenmenin ihmal edilmesi ve hızlı tüketime yönelim.
Sürekli GerginlikTokluk hissinin algılanamaması ve aşırı gıda alımı.
Duygusal TetiklemeKendini sakinleştirmek için kontrolsüz yemek yeme.

Duygusal Yeme Döngüsü ve Belirtileri

Duygusal nedenlerle yemek yemek, istenmeyen duyguları uyuşturmak için kullanılan bir "koltuk değneği" gibidir. Ancak bu durum, sonrasında gelen suçluluk duygusu ve kilo alımı ile birleştiğinde duygusal bir çöküşe ve aşağı doğru bir sarmala yol açabilir. Unutulmamalıdır ki; eğer sorun açlık değilse, çözüm yemek değildir.

Duygusal açlığın temel işaretleri:

  • Aniden ortaya çıkan yeme isteği.
  • Bilinçsiz ve dikkatsiz tüketim.
  • Özellikle tatlı veya yağlı yiyeceklere duyulan aşırı arzu.
  • Yemekten sonra hissedilen pişmanlık veya kendini yargılama.

Duygusal Yeme Davranışı Nasıl Değiştirilir?

Sağlıklı yeni alışkanlıklar edinmek ve bu döngüyü kırmak için şu stratejiler uygulanabilir:

  1. Tetikleyiciyi Tanımlayın: Yemek yeme dürtüsü geldiğinde durun ve bunun fiziksel bir açlık mı yoksa duygusal bir tepki mi olduğunu analiz edin. Bir yemek günlüğü tutmak kalıplarınızı görmenizi sağlar.
  2. Alternatif Eylemler Geliştirin: Stres anında yemek yerine meditasyon, sıcak bir banyo veya gevşeme egzersizlerine yönelin.
  3. Duygulara İzin Verin: Olumsuz duyguları yemekle bastırmak yerine, onların varlığını kabul edin ve hissetmeye izin verin. Bu, duyguların etkisini zamanla azaltacaktır.
  4. Profesyonel Destek Alın: Bu süreci tek başınıza yönetemediğinizi düşünüyorsanız bir uzmana başvurun.

Merkezimizde, duygusal yeme davranışı yaşayan bireylere EFT (Duygusal Özgürleşme Tekniği) ve diğer yardımcı teknikler kullanılarak profesyonel destek sunulmaktadır. Kilo kontrolü sürecinizde duygusal farkındalık kazanmak, kalıcı başarının anahtarıdır.

Etiketler

Kilo almaKilo verme yöntemleriKilo verme tedavisiKilo vermeAşırı kiloFazla kiloKilo alma korkusuKilo kaybıKilo konrolünü nasıl yapabilirisinizKİLO

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Aysun Turhan

Aile Danışmanı Aysun Turhan

1971 İzmit’te doğmuştur. İlk, Orta ve Lise Eğitimini İzmit’te tamamlamıştır. Konya Selçuk Üniversitesi’nde Çocuk Gelişimi ve Ev Yönetimi Eğitimi Bölümü Anaokulu Öğretmenliğinden Teknik Öğretmen unvanı ile mezun olmuştur. Yüksek Lisansını Kocaeli Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü EYTPE alanında tamamlamıştır. Mili Eğitim Bakanlığı bünyesinde, çeşitli Lise, Ortaokul, İlkokul ve Halk Eğitimi Merkezlerinde Öğretmenlik ve İdarecilik görevleri yaptıktan sonra emekli olmuştur. Yüksek lisansnı tamamlarken Kadın Öğretmenlerin Bireyleşmesi Şaman Öğretmenler; Isimli Tez yazmıştır.  C.G. Jung Perspektifinden, Joseph Cambell’in Kahramanın Sonsuz Yolculuğu Aşama Arketipi modeliyle kadınların Bireyleşme aşamalarını incelemiştir. Psikoloji’ye olan ilgisi tez çalışmasıyla birlikte daha da artmıştır. Aile Danışmanlığı, Oyun Terapi, Masal Terapi ve EFT Uygulayıcılığı eğitimleri almıştır.. Almanya’da C.G. Jung-İnstitut Stuttgart ta  Individuation - eine Lebensaufgabe Eğitimine Katılmıştır. C.G. Jung’ un “ Ancak kendi evinin yolunun bulanlar bu yolu başkalarına gösterebilir” sözü Ilham kaynağı olmuştur kendini yeniden yapılandırma çalışmaları içindedir. C.G Jung Perspektifi ile Holistik çalışmalar, Semboloji ve Mitoloji üzerine araştırmaları yapmaktadır. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğrencidir. 1 kız çocuğu vardır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.