Doktorsitesi.com

DİYET VE BAĞIRSAK SAĞLIĞIMIZI DÜZENLEMEK İÇİN ÖNEMLİ GERÇEKLER VE ÖNERİLER

Doç. Dr. Mehmet Çelikbilek
Doç. Dr. Mehmet Çelikbilek
5 Nisan 2019153 görüntülenme
Randevu Al
DİYET VE BAĞIRSAK SAĞLIĞIMIZI DÜZENLEMEK İÇİN ÖNEMLİ GERÇEKLER VE ÖNERİLER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sindirim Sistemi Sağlığı ve Sık Karşılaşılan Şikayetler

Dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinde kabızlık ve şişkinlik gibi sindirim sistemi şikayetleri görülmektedir. Bu semptomlar, vücutta herhangi bir yapısal veya fonksiyonel anormallik bulunmasa dahi ortaya çıkabilen yaygın sorunlardır. Sindirim sisteminin ideal düzeninde çalışması, büyük oranda günlük alışkanlıklar ve beslenme disiplini ile doğrudan ilişkilidir.

Lifli Beslenmenin Önemi ve Faydaları

Sindirim sisteminin rahat çalışması ve dışkının (gayta) doğru içerik ile hacimde kolayca atılabilmesi için diyette yeterli miktarda lif (fiber) bulunmalıdır. İdeal bir sindirim süreci için günlük olarak 30-40 gram lif tüketilmesi önerilmektedir. Lifli gıdalar sadece sindirimi düzenlemekle kalmaz; aynı zamanda kolesterolü düşürür, kilo kaybına yardımcı olur ve şeker hastalarında kan şekeri kontrolünü destekler.

Lif kaynağı olarak tüketilebilecek bazı besinlerin değerleri aşağıdadır:

Besin KaynağıYaklaşık Lif Miktarı (100 gr için)
Fasulye20 gr
Fındık9 gr
Baklagiller, Meyve ve SebzelerYüksek Oranda Lif İçerir

Unutulmamalıdır ki yüksek lifli diyet, bireyleri divertikül oluşumundan ve bağırsak kanserinden koruyan en önemli unsurlardan biridir.

Yeterli Sıvı Tüketimi ve İçecek Seçimi

Diyetle alınan lifin dışkıyı hacimli ve yumuşak hale getirebilmesi için vücudun yeterli sıvıya ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir sindirim için günlük en az iki litre sıvı tüketilmelidir. Sıvı alımında temel tercih her zaman su olmalıdır. Bunun yanı sıra çay, kahve ve süt de sıvı tüketimi kapsamında değerlendirilebilir; ancak gazlı ve tatlandırılmış içeceklerden uzak durulması sağlığınız açısından kritiktir.

Bağırsak Bariyerini Bozan Faktörler ve İşlenmiş Gıdalar

Yüksek fruktoz ve yağ içeren gıdalar, bağırsak bariyerini bozarak yağlı karaciğer hastalığına ve çeşitli metabolik bozukluklara yol açabilmektedir. Özellikle işlenmiş gıdalar, yeterli besin öğesi ve lif içermedikleri gibi; vücuda zararlı olan doymuş yağlar, yüksek tuz ve koruyucu maddeler bakımından zengindir. Bu tür gıdaların tüketimi sindirim sistemi sağlığını ciddi şekilde tehdit eder.

Doğru Yemek Yeme Alışkanlıkları ve Egzersiz

Sindirimin ağızda başladığı gerçeği göz ardı edilmemelidir. Acele yemek yemekten kaçınılmalı, yemekler yavaş tüketilmeli ve her lokma iyi çiğnenmelidir. Fiziksel aktivite de sindirim sürecini destekleyen temel unsurlardan biridir. Günlük 30 dakika orta dereceli egzersiz (örneğin hızlı tempolu yürüyüş) yapılması tavsiye edilmektedir.

Sigara Kullanımı ve Reflü İlişkisi

Sigara kullanımı, yemek borusu ile mide arasındaki sfinkterin (kapakçık) basıncını düşürerek mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olur. Reflü olarak adlandırılan bu durum, yanma hissi ve çeşitli komplikasyonlara yol açar. Ayrıca sigaranın birçok hastalığı şiddetlendirdiği ve pek çok kanser türüne doğrudan neden olduğu bilimsel bir gerçektir.

İlaç Kullanımı ve Gıda Hassasiyetleri

Mide ve bağırsak sağlığını korumak adına kontrolsüz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. Dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  • Mide asit salgısını azaltan ilaçlar gereksiz yere kullanılmamalıdır.
  • Mide ve bağırsak mukozasında hasar oluşturabilen ağrı kesici kullanımından uzak durulmalıdır.
  • Deniz ürünleri, buğday, yer fıstığı, süt ve yumurta gibi sık alerjiye neden olan gıdalara karşı dikkatli olunmalıdır.
  • Glüten, genetik yatkınlığı olan bireylerde (toplumun %1'ini etkileyen) Çölyak hastalığına neden olmaktadır.

Hassas bağırsak sendromu ve fonksiyonel dispepsi gibi durumlarda; şişkinlik, karın ağrısı ve bağırsak alışkanlığı değişikliklerini minimize etmek için kişiye özel diyet düzenlemeleri yapılması büyük önem taşımaktadır.

Etiketler

Bağırsak sağlığıDiyetSağlıklı beslenme

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Mehmet Çelikbilek

Doç. Dr. Mehmet Çelikbilek

Doç. Dr. Mehmet ÇELİKBİLEK,Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2002 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 2008 yılında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde İç Hastalıkları Anabilim Dalı’nda yapmıştır. 2012 yılında Erciyes Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalında Gastroenteroloji eğitimini tamamladıktan sonra Bozok Üniversitesi’nde akademik hayatına öğretim üyesi olarak devam etti. Bu dönemde Gastroenteroloji Bilim Dalı ve Endoskopi ünitesini kurdu. İç hastalıkları Anabilim Dalı başkanlığı ve Gastroenteroloji Bilim Dalı kurucu başkanlığını 2016 yılına kadar devam ettirdi.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.