Doktorsitesi.com

Diş Kisti Nedir? Neden Olur? ( Kanser Midir?)

Dr. Esra Alpkılıç Başkırt
Dr. Esra Alpkılıç Başkırt
5 Mart 2018693 görüntülenme
Randevu Al
Diş Kisti Nedir? Neden Olur? ( Kanser Midir?)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diş Kisti Nedir? Genel Tanım ve Sınıflandırma

Kistler, epitel döşeli bağ dokusu ile çevrili, içerisinde sıvı ya da yarı sıvı materyal barındıran patolojik yapılardır. Vücudun pek çok bölgesinde oluşabilen bu yapılar, klinik verilere göre en sık çene bölgesinde görülmektedir. Çenelerde oluşan kistler, kökenlerine göre dişlere bağlı olan ve dişlere bağlı olmayan kistler şeklinde iki ana grupta sınıflandırılır.

Dişlerin kök ucunda gelişen enfeksiyonların kronikleşmesiyle oluşan lezyonlar radiküler kist olarak tanımlanır. Bunun yanı sıra gömülü yirmi yaş dişleri, köpek dişleri veya çenede kalmış köklerin çevresinde de kistik oluşumlar gözlenebilir. Dişlerin sürme aşamasında ise erupsiyon (sürme) kisti adı verilen yapılarla karşılaşılmaktadır. Çene bölgesinde en yaygın görülen türler ise diş kaynaklı olanlardır.

Diş Kistlerinin Özellikleri ve Riskleri

Öncelikle belirtilmelidir ki kistler kanser değildir ve kanser oluşumuyla doğrudan bir bağlantıları bulunmamaktadır. Ancak bazı tiplerinin tekrarlama eğilimi göstermesi nedeniyle, cerrahi işlem sonrası patolojik değerlendirme yapılması kritik önem taşır. Müdahale edilmeyen kistler zamanla büyüme eğilimi göstererek çevre dokulara zarar verebilir.

Diş kistlerinin başlıca zararları şunlardır:

  • Kemik Kaybı: Kist büyüdükçe çevresindeki kemik dokusunun yıkımına yol açar.
  • Anatomik Hasar: Lokalizasyonuna bağlı olarak sinüsler ve mandibüler kanal gibi yapılara baskı yapar.
  • Kalıcı Uyuşukluk: Damar ve sinir paketlerini etkileyen kistler, tedavi edilseler dahi çenede kalıcı his kaybına neden olabilir.
  • Diş Kayıpları: Komşu dişlerin köklerine ulaşan kistler, sağlıklı dişlerin kaybıyla sonuçlanabilir.

Diş Kisti Belirtileri ve Teşhis Yöntemleri

Kistlerin teşhisi bazen belirgin semptomlarla, bazen de rutin kontroller sırasında konulmaktadır. Eğer kist bir çürük veya enfeksiyon kaynaklıysa; diş ağrısı, kök ucunda fistül (sivilce benzeri akıntı) ve yüzde şişlik gibi belirtiler ön plandadır. Gömülü dişlere bağlı kistlerde ise ortada çürük bir diş olmamasına rağmen benzer semptomlar görülebilir.

Sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Ağız içinde veya dışında oluşan şişlikler,
  • Diş etinde kızarıklık ve hassasiyet,
  • Fistül oluşumu ve iltihabi akıntılar,
  • Bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden sadece radyografilerde (röntgen) saptanan bulgular.

Diş Kisti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Diş kisti tedavisi, çok ekstrem durumlar haricinde tamamen ağız içerisinden gerçekleştirilen cerrahi müdahalelerle yapılır; yüz bölgesinden (dışarıdan) bir kesi açılmaz. Tedavi sürecinde kistin durumuna göre ilgili dişlere kanal tedavisi uygulanabilir veya dişin çekimi gerekebilir.

Cerrahi yöntemde kist tamamen çıkarılır. Ancak kistin çok büyük olduğu vakalarda, yapıyı önce küçültmek amacıyla diren takılması uygulamasına gidilebilir. Kist yeterli seviyede küçüldükten sonra ikinci bir operasyonla tamamen alınır.

Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Cerrahi müdahale sonrası iyileşme sürecinin sağlıklı ilerlemesi için hastaların belirli kurallara uyması gerekmektedir. Aşağıdaki tabloda operasyon sonrası kritik uyarılar yer almaktadır:

UygulamaDikkat Edilmesi Gereken Süre / Detay
Tampon KullanımıYaklaşık 30 dakika boyunca ısırılmalı; pamuk veya peçete ile değiştirilmemelidir.
BeslenmeUyuşukluk tamamen geçene kadar hiçbir şey yenilip içilmemelidir.
Ağız BakımıKesinlikle tükürme yapılmamalıdır; sızıntı şeklinde kanama normaldir.
Zararlı AlışkanlıklarOperasyon sonrası ilk 48 saat boyunca alkol ve sigara kullanılmamalıdır.
Fiziksel Aktiviteİlk 2 gün vücut ısısını artıracak ağır aktivitelerden kaçınılmalıdır.
Soğuk UygulamaBölgedeki ödemi kontrol altına almak için soğuk kompres yapılmalıdır.

Etiketler

Diş kistiDiş kisti nedirDiş kisti ameliyatıDiş kisti ameliyatı nedir

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.