Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Tedavisinde Altın Kural!!!

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk
Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk
10 Nisan 2019143 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Tedavisinde Altın Kural!!!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

DEHB Tedavisinde Temel Yaklaşım ve Aile Eğitimi

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tedavisinin en kritik aşamasını, aile ve çocuğun bu bozukluk hakkında kapsamlı bir şekilde bilgilendirilmesi oluşturur. Günümüzde DEHB’nin klinik belirtileri hakkında bilgiye ulaşmak kolay olsa da, tedavi yöntemleri konusundaki kafa karışıklığı ve ön yargılar halen devam etmektedir. Bu nedenle sürecin başında, bozukluğun seyri ve tedavi seçenekleri hakkında ailenin ve çocuğun anlayabileceği düzeyde aydınlatıcı açıklamalar yapılması esastır.

DEHB’nin Nörobiyolojik Temelleri

DEHB, temelinde beyin yapısı ve kimyası ile doğrudan ilişkili olan nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Ortaya çıkan davranışsal sorunlar, sanılanın aksine hatalı anne-baba tutumlarından kaynaklanmaz; ancak yanlış ebeveyn yaklaşımları belirtilerin şiddetini artırabilir. Bu noktada ailenin, durumun biyolojik kökenlerini kavraması ve beynin yapısal durumu hakkında bilgi sahibi olması, tedaviye uyum sürecini doğrudan etkileyen bir faktördür.

Çok Boyutlu Tedavi Müdahaleleri

DEHB yönetiminde tek bir yöntem yerine, çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillenen çok yönlü müdahaleler uygulanmalıdır. Bu kapsamda değerlendirilen başlıca müdahale alanları şunlardır:

  • Davranış değiştirme eğitimi ve sosyal beceri kazandırma çalışmaları,
  • Anne ve baba eğitimi ile tutumsal değişiklikler,
  • Aile terapisi ve çocukla bireysel psikoterapi süreçleri,
  • Akademik destekler ve fiziksel aktiviteler.

Bu müdahaleler çocuğun gelişimini desteklese de, DEHB’nin çekirdek klinik belirtilerinin düzelmesinde tek başlarına yeterli değildir. Çekirdek belirtilerin kontrol altına alınmasında ilaç tedavisinin etkisi yadsınamayacak kadar fazladır.

İlaç Tedavisi ve Stimulanların Rolü

Dünya genelinde DEHB tedavisinde ilk sırada stimulan (uyarıcı) ilaçlar yer almaktadır. Bu ilaçların etkinliği ve yan etkileri üzerine uzun yıllardır süregelen kapsamlı bilimsel çalışmalar mevcuttur. Uzman hekimin tecrübesine göre belirlenen ilaç kullanımında, bir stimulandan fayda görmeyen bireylerin %25'i diğer bir seçenekten olumlu sonuç alabilmektedir. Yapılan araştırmalar, uygun doz ve sürede kullanılan bu ilaçların bağımlılık yapıcı bir etkisinin olmadığını ve tedavi edici özellik taşıdığını kanıtlamıştır.

Tedavi Edilmemiş DEHB’nin Riskleri

DEHB tanısı alan çocukların yaklaşık %75-80’inde belirtiler ergenlik döneminde de devam etmektedir. Tedavi edilmeyen vakalarda, ergenlik sürecinde ciddi sorunlarla karşılaşılma riski artar. Tedavi edilmemiş DEHB şu riskleri beraberinde getirebilir:

Risk AlanıOlası Sorunlar
Psikolojik DurumDepresyon, kaygı bozuklukları, öfke kontrol sorunları
Sosyal YaşamDavranış bozukluğu, kanunlarla sorun yaşama, uyum problemleri
Akademik/BilişselAkademik başarısızlık, öğrenme güçlükleri
Sağlık/BağımlılıkMadde bağımlılığına yatkınlık, erken yaşta cinsel aktivite

Sanılanın aksine, stimulan kullanımı madde bağımlılığı riskini artırmaz; aksine bu maddelere olan yatkınlığı kontrol altına alarak bireyi korur.

Eşlik Eden Bozukluklar ve Genetik Faktörler

DEHB genellikle tek başına görülmez; Özgül Öğrenme Bozukluğu, zeka geriliği, depresyon, anksiyete veya epilepsi gibi durumlar tabloya eşlik edebilir. Bu gibi durumlarda sadece ilaç tedavisi yeterli olmaz; oyun terapisi, dürtü kontrol çalışmaları ve ilgili uzmanlık alanlarından ek destekler şarttır. Ayrıca DEHB kalıtsal özellikleri baskın bir bozukluktur. Aile içinde (anne, baba veya kardeş) benzer belirtiler gösteren bireylerin de tedavi edilmesi, çocuğun tedavi sürecindeki başarı şansını artırır.

Erken Teşhis ve İş Birliğinin Önemi

Tedaviye başlamak için en ideal dönem okul öncesi ve okulun ilk yıllarıdır. Tedavi süreci geciktikçe akademik gerilik, sosyal uyum sorunları ve düşük kendilik algısı gibi ikincil psikiyatrik sorunların gelişme riski artar. Başarılı bir sonuç için hekim, aile ve öğretmen arasında güçlü bir iş birliği kurulması altın kuraldır. Tedavinin temel amacı, çocuğun yaşam kalitesini en üst düzeye çıkarmaktır.

Etiketler

Dikkat problemiDehb tedavisiDehbDehb nedirdikkat eksikliği ve hiperaktivite

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk

Uzm. Dr. E.Bengü Kayatürk

08.05.1971 yılında Hatay'da öğretmen anne babanın 2.çocuğu olarak dünyaya geldim. O dönemin sosyokültürel dokusunda mutlu, sağlıklı bir çocukluk ve gençlik döneminin ardından 1988'de Antakya Lisesinden mezun oldum. Bu sosyokültürel yapıyı özellikle vurguluyorum çünkü günümüz çocukları ve gençleri günümüz sosyal yapısı içinde çok fazla olumsuz duruma maruz kalmaktadır. 1989'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıp Fakültesine başladım. Disiplinli,güvenilir, donanımlı bir eğitim süreci verdiği için tüm hocalarıma teşekkürü hep bir borç bilmişimdir. 1996 ekim ayında Tıp Fakültesinden mezun oldum.

Askeri Hekim olduğum için Uzmanlık Eğitimi başlamadan önce kıta görevi için Balıkesir 9.Ana Jet Üs'sünde görev yaptım. 1999 yılında Gülhane Tıp Akademisi Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında uzmanlığa başladım. Uzmanlık eğitimi döneminde çeşitli eğitimler aldım. 2004  Ocak ayında Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak eğitimimi tamamladım. 2004-2009 yılları arasında Eskişehir Hava Hastanesinde görev yaptım. Aynı zamanda kendi özel muayenehanemi açtım. 2009 Haziran ayında Bursa Asker hastanesine tayin oldum. 27 Ekim 2008 yılında sevgili eşim Murat KAYATÜRK ile evlendim.

2016 yılında ülkemizdeki değişen şartlar nedeniyle Askeri Hastaneler kapatıldığı için, sağlık personeli olarak Sağlık Bakanlığına devir olarak 2016-2017 arasında Dörtçelik Çocuk Hastanesinde görev yaptım. Bu yıllar içinde yıllık kongrelere, çalışma gruplarına, toplantılara ve DEHB enstitülerine katılarak mesleki gelişimimi arttırmaya çalıştım.

2017 Ekim ayında devlet memurluğu görevinden emekli olarak ayrılmıştır. Özlüce Jimer Tıp Merkezi'nde görev yapmış olup mesleki çalışmalarına Özel Muayenehanesi'nde devam etmektedir. Saygılı, sevgi dolu, vicdanlı, değerleri olan nesiller yetiştirmenin bir parçası olmak için hep birlikte çalışmaya devam etmeliyiz.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.